Kelimeler arşivi içinde; başında "prim" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. prim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu prim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde prim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PRİMORDİYUM, PRİMORDİYAL, PRİMİTİVİZM, PRİMİTİVİST
PRİMADONNA
PRİMATLAR
PRİMİKÜR, PRİMOZOM, PRİMİTİF, PRİMİPAR, PRİMİDON, PRİMİDİN
PRİMER, PRİMAZ, PRİMAT, PRİMAJ, PRİMUS
PRİM
PRİM
İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para. Sigorta kuruluşlarına bağlı olanların ödemek zorunda oldukları ücret. Pay senetlerinin asıl fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki artış.
PRİMORDİYAL
Herhangi bir yapının ilk oluştuğu ilkel şekli. Herhangi bir yapının ilk oluştuğu ilkel biçim.
PRİMİTİVİZM
İlkelcilik.
PRİMAZ
Replikasyon çatalında, DNA sentezinin başlangıcını tanıyan ve kısa RNA primerini oluşturan enzim. DNA polimerazlar tarafından birincil olarak kullanılan RNA oligonükleotitlerin üretimini katalize eden enzim.
PRİMİTİF
İlkel.
PRİMORDİYUM
İlk şeklini almaya başlayan gelişmekteki bir yapı. İleride gelişerek organ veya oluşumun olgun biçimini oluşturacak embriyonel yapı, rudimentum.
PRİMADONNA
Başoyuncu.
PRİMİDON
Çırpınma önleyici olarak kullanılan bir ilaç.
PRİMOZOM
DNA kopyalanmasında RNA primerinin başlaması ile ilgili proteinler topluluğu. DNA kopyalanmasında kullanılan RNA primer dizilimlerinin sentezine katılan protein kompleksi.
PRİMİDİN
Nükleotit ve nükleik asitlerde bulunan azotlu bir heterosiklik baz.
PRİMAT
Maymun.
PRİMER
Birinci. Sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Birinci derecedeki, birincil, ilk, esas. Yapay olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Birinci, birincil, esas. DNA replikasyonu esnasında, DNA sentezinin başlayabilmesi için kalıp DNA'nın başındaki nükleotit dizisine antiparalel ve komplementer olarak sentezlenen RNA oligonükleotidi. Tek zincirli DNA'ya bağlanan kısa DNA veya RNA parçası.
PRİMİKÜR
Voynuk örgütünde assubaylardan birinin sanı.
PRİMİPAR
İlk yavrusunu doğuran veya doğuracak olan.
PRİMİTİVİST
İlkelci.
PRİMATLAR
Maymunlar.
Bu bölümde tanımı içerisinde PRİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞEBEKLER
Primatların alt takımı.
SİGORTACI
Belirli bir prim karşılığında, sigortalıya veya bir tazminattan yararlanacağı belirtilmiş olan kimseye, zarara uğraması durumunda belli bir para veya gelir ödemeyi üstlenen kimse.
MAKİ
Akdeniz dolaylarında yaygın olan, bodur ağaç ve çalılardan oluşan bitki örtüsü. Makigillerden, Madagaskar Adası'nda sık rastlanan, uzun kuyruklu, yumuşak tüylü bir memeli primat (Lemur).
AYIKULAĞI
Bir tür çuha çiçeği (Primula auricula).
SİGORTA
Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılmış olan iki taraflı bağlantı sözleşmesi. Bu tür sözleşmeleri yapan şirket. Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne veya düzen.
ÇOBANALDATAN
Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş, keçisağan (Caprimulgus europaeus).
SIKIT
Komprime.
EPRİME
Eprimek işi.
İLKELLİK
İlkel olma durumu, iptidailik, primitiflik.
MAYMUNLAR
Omurgalı hayvanlardan, memeliler sınıfının eteneliler alt sınıfına giren bir takım, primatlar.
MAMUT
Filgillerden, dördüncü zamanda Avrupa ve Asya'da yaşamış olan, şimdi ancak fosili bulunan iri, kıllı bir hayvan (Elephas primigenius).
BUPRİMAT
Soluk esmer renkte, mumsu katı bir madde, suda pratik olarak çözünmeyen, organik çözücülerin çoğunda iyi çözünen, seyreltik alkali çözeltilere dayanıklı, sporlaşmayı engelleyerek etkiyen, primidinol türevi bir madde.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
ÇOBANALDATANLAR
Kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinatae) bölümünün, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımından, geniş ve yassı başlı, yumuşak tüylü, çobanaldatangiller (Caprimulgidae) familyasını da içine alan bir alt takım.
MAKİGİLLER
Örneği maki (II) olan primatlar sınıfı.
BAŞOYUNCU
Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran erkek oyuncu, başaktör. Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran kadın oyuncu, başaktris, primadonna.
İLKEL
İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.
EKSTENSİN
Bitkilerde primer hücre duvarının %15 kadarını oluşturan ve hidroksiprolin bakımından zengin 300 amino asitlik bir glikoprotein.
MAYMUN
Dört ayaklı, iki ayağı üzerinde de yürüyebilen, ormanda toplu olarak yaşayan, kuyruklu hayvan, primat. Çirkin ve gülünç. Taklitçi.
ŞEMPANZE
Primatlardan, ayakları beş parmaklı, tek yavru doğuran, iyi tırmanıcı olan, ormanlarda yaşayan bir tür maymun (Pan troglodytes).