Kelimeler arşivi içinde; sonunda "polar" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu polar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında polar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde polar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HETEROPOLAR
MULTİPOLAR, MÜLTİPOLAR
MONOPOLAR
NONPOLAR, UNİPOLAR
BİPOLAR
APOLAR
POLAR
POLAR
Kutup.
MÜLTİPOLAR
Çok kutuplu.
MONOPOLAR
Monotrik.
HETEROPOLAR
Bir bağdaki elektrik yükünün farklı dağılımı. Bu tür bağda bir atomun yükü diğerinden daha pozitif vaya negatiftir.
NONPOLAR
Kutupsuz.
APOLAR
Bir molekülde iki atomun (genellikle C) elektron çiftini eşit olarak paylaşması sonucu eşit elektrik yük dağılımına sahip oluşu, pozitif ve negatif yüklü olmamaları, saf kovalent bağlı oluşları. Polar olmayan.
UNİPOLAR
Bir kutuplu; bazı sinir hücrelerinde olduğu gibi yalnız bir uzantısı olan. Monopolar. Tek kutuplu olma durumu. Tek kutuplu.
MULTİPOLAR
Çok kutuplu.
BİPOLAR
İki ucu veya iki kutubu olma durumu. İki uçlu veya iki kutuplu olma durumu. İki kutuplu.
Bu bölümde tanımı içerisinde POLAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
POLARİMETRİ
Polarma sisteminde etkin maddelerden geçerken oluşan dönmenin ölçülmesi.
POLARÖLÇER
Bir ışığın polarma oranını ölçmeye yarayan alet, polarimetre.
ACARİDAE
Acarina takımında bulunan, Acarus ve Tyrophagus cinslerini içeren küçük bir akar ailesi. Türler genellikle hububat ve un depolarında bulunmaktadır.
ASİDOZ
Şeker hastalığı ya da herhangi bir sebeple kan pH'sının düşmesi. Suların aşırı asitli olması durumu. Asitli suların balıklarda hastalık oluşturması durumu. Kandaki asit-baz dengesini düzenleyen mekanizmaların bozulması sonucu vücut sıvı ve dokularında aşırı asidite artışı. Vücut dokularında ve kanda hidrojen iyonunun artması veya alkali depolarının azalması sonucu vücudun hidrojen iyonu tamponlama yeteneğinin azaldığı ve kan pH'sının normal değerin altına düştüğü metabolik bir bozukluk.
POLARİZASYON
Kutuplanma. Polarma.
AMİLOİD
Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. Sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. Dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, Kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. Yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. Amiloid AA ve amiloid AL olmak üzere iki farklı bölümde incelenir.
POLARMAK
Polarma olayına uğramak.
POLARMA
Doğrudan doğruya kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan veya kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü, polarizasyon. Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi.
POLARİSKOP
Bir ışığın doğal veya polarılmış olup olmadığını belirlemeye yarayan alet.
POLARICI
Işığı polarmaya yarayan alet, polargı.
DEPOLARİZASYON
Zar boyunca elektrik potansiyel farkının azalması. Uyarılabilir hücre zarının uyarılması sonucu, zarın seçici geçirgenliği kaybetmesiyle, negatif istirahat potansiyelinin pozitif yönde yükselmesi. Zarda polarize durumun bozulması. Kutuplaşmayı nötrleştiren eylem veya süreç.
DEPOLARİZÖR
Elektrik polarizasyonunu önleyen, elektrotları birbirinden ayıran gözenekli diyafram gibi.
KUTUPLANMA
Kutuplanmak işi, polarizasyon.
DEBRİZOSİN
Adrenerjik sinir uçlarını etkileyip noradrenalin salıverilmesini engelleyerek nöromediyatör depolarını boşaltıp tüketerek veya nöromediyatör üretimini engelleyerek etki oluşturan adrenerjik nöron engelleyicisi bir ilaç.
POLARGI
Polarıcı.
ASCETOSPORA
Türbelalar, annelidler, yumuşakçalar ve kabuklularda parazitlenen Haplosporea ve Paramyxea olmak üzere iki sınıfı bulunan, polar kapsülleri ve polar iplikçikleri bulunmayan hücre içi protozoonların bir bölümü.
POLARİMETRE
Polarölçer.
DEPOLARİZE
Depolarizasyon eylemi.
AMFİTRİK
Bakterinin her iki ucunda bir veye birkaç flagellumun bulunması, amfitriköz, bipolar politrik.
POLAROİT
Geçirdiği ışığı polaran saydam yaprak. Çekim ve baskı işlemlerini çok çabuk ve otomatik olarak yapan fotoğraf makinesi. Bu makineyle çekilen fotoğraf.