Sonu PLAZMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "plazma" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu plazma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında plazma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde plazma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ERGASİTOPLAZMA

12 harfli kelimeler

SENTROPLAZMA, PİROTOPLAZMA, HİYALOPLAZMA, NÜKLEOPLAZMA

11 harfli kelimeler

PROTOPLAZMA, SARKOPLAZMA, KARYOPLAZMA

10 harfli kelimeler

VİROPLAZMA, PARAPLAZMA, NÖROPLAZMA, MİKOPLAZMA, ENDOPLAZMA, EKTOPLAZMA, AKSOPLAZMA, SİTOPLAZMA

9 harfli kelimeler

NEOPLAZMA

8 harfli kelimeler

OOPLAZMA

6 harfli kelimeler

PLAZMA

Bazı kelimelerin anlamları

PLAZMA

Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Protoplazma, sitoplazma. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. Son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Bir elektrik boşalımında veya çok sıcak bir çekirdek işlemi içinde iyonlar, atomlar ve elektronların oluşturduğu iletken bir gaz ortamı. Bir gazı, elektrik arkından geçirerek elde edilen iyonlaşmış ışıklı gaz. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. Lenfin sıvı kısmı. Merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde.

SARKOPLAZMA

Kas hücresinin sitoplazması. Kas hücresinde myofibriller arasını dolduran sıvı, kas hücresi stoplazması. Kas hücresi sitoplâzması. Kas dokusunun telleri arasında bulunan ve sitoplâzmaya karşılık olan madde.

MİKOPLAZMA

Hücre çeperi bulunmayan, çok pleomorf, bakteri filtrelerinden geçebilen Gram negatif, sporsuz, hareketsiz, genellikle fakültatif anaerob mikroorganizmalar.

PROTOPLAZMA

Yapı bakımından çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yan sıvı, saydam ve canlı hücrenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer.

VİROPLAZMA

Bazı bitki virüslerinin enfeksiyonundan sonra sitoplazmada ortaya çıkan biçimsiz inklüzyon cisimcikleri.

EKTOPLAZMA

Dış plazma.

AKSOPLAZMA

Nöroplazmanın akson içindeki devamı. Sinir hücre gövdesini dolduran nöroplazmanın akson içerisindeki bölümü. Nöroplazmanın akson içindeki devamına verilen ad.

ENDOPLAZMA

iç plazma. İç plazma.

PARAPLAZMA

Sitoplazmanın yağ damlacıkları, vitellüs taneleri gibi olan parçaları. Sitoplâzmanın yağ damlacıkları, vitellüs taneleri, pigment taneleri gibi olan parçaları. Sitoplâzmanın, yağ damlacıkları, vitellüs taneleri, pigment taneleri v.b. gibi daha az faal olan parçaları.

SENTROPLAZMA

Cyanophyta hücrelerinin çekirdek materyalini içeren merkezi bölgesi.

HİYALOPLAZMA

Sitoplazma. Sitoplâzma için kullanılan eski bir terim, sitoplâzmik matriks. Bitki hücrelerinin dış sitoplâzması.

ERGASİTOPLAZMA

Bağımsız ribozomlar ve endoplazma retikulumlarından oluşan sitoplazmanın çalışan, sentez yapan yoğun kısımları.

KARYOPLAZMA

Çekirdek plazması. Çekirdekteki biçimli ögelerin aralarında yer alan, büyük oranda proteinleri içeren kolloidal sıvı.

NÜKLEOPLAZMA

Çekirdek palzması. Çekirdek sıvısı.

PİROTOPLAZMA

(Yun, protos = ilk, Yun. plasma=biçim), Canlı göze maddesi. Pelte kıvamında, yarı sıvı, renksiz ve saydam bir madde olup çokça su kapsar. Organizma canlı olduğu sürece burası metabolizma olaylarının olduğu yerdir Yapı bakımından sitoplâzma ve, çekirdekten oluşur.

NÖROPLAZMA

Sinir hücresinin sitoplâzması. Sinir gözesi sitoplâzması.

  -   -   -  

Anlamında PLAZMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PLAZMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KROMATOFOR

Plazması pigment tanecikleriyle dolu, çokgen veya yıldız biçiminde, belirli uzunlukta veya kısalabilir uzantıları bulunan hücre.

AMANTADİN

Etkisini, virüs partikülleri hücre içine alınırken onları çevreleyen vakuollerin pH'sını tamponlayıp buradaki asitleşmeyi önlemesi sonucunda virüs zarfının endozom zarıyla birleşmesini engelleyerek viral genetik materyalin konakçı hücresinin sitoplazmasına taşınmasını önleyerek gösteren ve yalnızca enflüenza A virüsünün suşlarına karşı etkili olan antiviral ilaç.

LENF

Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa.

AKSOPODYUM

Diğer psödopodlara benzemeyen, ince ve kalıcı dallanma göstermeyen ve anastomoz yapmayan, ince bir dış tabakayla sıvı sitoplazma, eksen ve iplikçiklerden oluşan Radiolaria ve Heliozoa türlerinde bulunan hareketi sağlayan yapılar.

GÖÇÜM

Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi, taksi.

AMİKARBALİD

Piroplazmalara karşı kullanılan bir ilaç.

YADIMLAMA

Canlı protoplazmayı yapan büyük ve karmaşık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması, yıkım, katabolizma, özümleme karşıtı.

HÜCRE

İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

KOFUL

Bitki hücreleri yaşlandıkça plazmalarında oluşan ve içi hücre suyu ile dolu olan boşluk.

AKSOLEMMA

Aksonun plazma zarına verilen ad. Aksonun plazma zarı.

IŞINLILAR

Bir hücreli hayvanların, kök bacaklılar sınıfına giren, protoplazmalarından, hareket ve duyu organı olarak yalancı ayak salan takım.

AMİNOKSİDAZLAR

Plazmada ve çok sayıda dokunun mitokondrionunda bulunan, substratlarına göre sınıflandırılan, çoğu bakır ve piridoksal fosfat içeren, aminlerin yıkımından sorumlu enzimler.

KAN

Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı. Soy.

GRANÜL

Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

ALBÜMİNEMİ

Kan plazması veya serumda albümin düzeyinin normalin üzerine çıkması. Hiperalbüminemi.

UR

Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan veya bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, Çingene ahtapotu, vejetasyon.

AGRONÜLOSİT

Stoplazmasında granülleri bulunmayan lökosit.

AKSONEM

Giardia ve Trypanosoma gibi kimi protozoonlarda kamçı ve silyumun sitoplazma içerisinde uzanan mikrotubuler kısmı.

SİTOPLAZMA

Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

TELCİK

Çok ince tel. Erkek organda başçığı taşıyan ince bölüm. Sinir veya kas hücrelerinin sitoplazmasında bulunan ince iplikçikler. Köklerin en ince uç bölümleri.