Kelimeler arşivi içinde; sonunda "plazma" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu plazma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında plazma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde plazma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ERGASİTOPLAZMA
SENTROPLAZMA, PİROTOPLAZMA, HİYALOPLAZMA, NÜKLEOPLAZMA
PROTOPLAZMA, SARKOPLAZMA, KARYOPLAZMA
VİROPLAZMA, PARAPLAZMA, NÖROPLAZMA, MİKOPLAZMA, ENDOPLAZMA, EKTOPLAZMA, AKSOPLAZMA, SİTOPLAZMA
NEOPLAZMA
OOPLAZMA
PLAZMA
PLAZMA
Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Protoplazma, sitoplazma. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. Son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Bir elektrik boşalımında veya çok sıcak bir çekirdek işlemi içinde iyonlar, atomlar ve elektronların oluşturduğu iletken bir gaz ortamı. Bir gazı, elektrik arkından geçirerek elde edilen iyonlaşmış ışıklı gaz. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. Lenfin sıvı kısmı. Merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde.
VİROPLAZMA
Bazı bitki virüslerinin enfeksiyonundan sonra sitoplazmada ortaya çıkan biçimsiz inklüzyon cisimcikleri.
PİROTOPLAZMA
(Yun, protos = ilk, Yun. plasma=biçim), Canlı göze maddesi. Pelte kıvamında, yarı sıvı, renksiz ve saydam bir madde olup çokça su kapsar. Organizma canlı olduğu sürece burası metabolizma olaylarının olduğu yerdir Yapı bakımından sitoplâzma ve, çekirdekten oluşur.
SENTROPLAZMA
Cyanophyta hücrelerinin çekirdek materyalini içeren merkezi bölgesi.
MİKOPLAZMA
Hücre çeperi bulunmayan, çok pleomorf, bakteri filtrelerinden geçebilen Gram negatif, sporsuz, hareketsiz, genellikle fakültatif anaerob mikroorganizmalar.
NÜKLEOPLAZMA
Çekirdek palzması. Çekirdek sıvısı.
PARAPLAZMA
Sitoplazmanın yağ damlacıkları, vitellüs taneleri gibi olan parçaları. Sitoplâzmanın yağ damlacıkları, vitellüs taneleri, pigment taneleri gibi olan parçaları. Sitoplâzmanın, yağ damlacıkları, vitellüs taneleri, pigment taneleri v.b. gibi daha az faal olan parçaları.
PROTOPLAZMA
Yapı bakımından çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yan sıvı, saydam ve canlı hücrenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer.
EKTOPLAZMA
Dış plazma.
KARYOPLAZMA
Çekirdek plazması. Çekirdekteki biçimli ögelerin aralarında yer alan, büyük oranda proteinleri içeren kolloidal sıvı.
NÖROPLAZMA
Sinir hücresinin sitoplâzması. Sinir gözesi sitoplâzması.
HİYALOPLAZMA
Sitoplazma. Sitoplâzma için kullanılan eski bir terim, sitoplâzmik matriks. Bitki hücrelerinin dış sitoplâzması.
ENDOPLAZMA
iç plazma. İç plazma.
AKSOPLAZMA
Nöroplazmanın akson içindeki devamı. Sinir hücre gövdesini dolduran nöroplazmanın akson içerisindeki bölümü. Nöroplazmanın akson içindeki devamına verilen ad.
SARKOPLAZMA
Kas hücresinin sitoplazması. Kas hücresinde myofibriller arasını dolduran sıvı, kas hücresi stoplazması. Kas hücresi sitoplâzması. Kas dokusunun telleri arasında bulunan ve sitoplâzmaya karşılık olan madde.
ERGASİTOPLAZMA
Bağımsız ribozomlar ve endoplazma retikulumlarından oluşan sitoplazmanın çalışan, sentez yapan yoğun kısımları.
Bu bölümde tanımı içerisinde PLAZMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMANTADİN
Etkisini, virüs partikülleri hücre içine alınırken onları çevreleyen vakuollerin pH'sını tamponlayıp buradaki asitleşmeyi önlemesi sonucunda virüs zarfının endozom zarıyla birleşmesini engelleyerek viral genetik materyalin konakçı hücresinin sitoplazmasına taşınmasını önleyerek gösteren ve yalnızca enflüenza A virüsünün suşlarına karşı etkili olan antiviral ilaç.
KAN
Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı. Soy.
AKSOPODYUM
Diğer psödopodlara benzemeyen, ince ve kalıcı dallanma göstermeyen ve anastomoz yapmayan, ince bir dış tabakayla sıvı sitoplazma, eksen ve iplikçiklerden oluşan Radiolaria ve Heliozoa türlerinde bulunan hareketi sağlayan yapılar.
KROMATOFOR
Plazması pigment tanecikleriyle dolu, çokgen veya yıldız biçiminde, belirli uzunlukta veya kısalabilir uzantıları bulunan hücre.
SİTOPLAZMA
Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.
ALBÜMİNEMİ
Kan plazması veya serumda albümin düzeyinin normalin üzerine çıkması. Hiperalbüminemi.
AMİKARBALİD
Piroplazmalara karşı kullanılan bir ilaç.
AGRONÜLOSİT
Stoplazmasında granülleri bulunmayan lökosit.
GÖÇÜM
Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi, taksi.
AKSONEM
Giardia ve Trypanosoma gibi kimi protozoonlarda kamçı ve silyumun sitoplazma içerisinde uzanan mikrotubuler kısmı.
GRANÜL
Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.
IŞINLILAR
Bir hücreli hayvanların, kök bacaklılar sınıfına giren, protoplazmalarından, hareket ve duyu organı olarak yalancı ayak salan takım.
KOFUL
Bitki hücreleri yaşlandıkça plazmalarında oluşan ve içi hücre suyu ile dolu olan boşluk.
HÜCRE
İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
LENF
Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa.
AKSOLEMMA
Aksonun plazma zarına verilen ad. Aksonun plazma zarı.
YADIMLAMA
Canlı protoplazmayı yapan büyük ve karmaşık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması, yıkım, katabolizma, özümleme karşıtı.
TELCİK
Çok ince tel. Erkek organda başçığı taşıyan ince bölüm. Sinir veya kas hücrelerinin sitoplazmasında bulunan ince iplikçikler. Köklerin en ince uç bölümleri.
UR
Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan veya bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, Çingene ahtapotu, vejetasyon.
AMİNOKSİDAZLAR
Plazmada ve çok sayıda dokunun mitokondrionunda bulunan, substratlarına göre sınıflandırılan, çoğu bakır ve piridoksal fosfat içeren, aminlerin yıkımından sorumlu enzimler.