PLAZMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "plazma" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. plazma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu plazma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde plazma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

PLAZMALAŞTIRMAK

14 harfli kelimeler

PLAZMALAŞTIRMA

13 harfli kelimeler

PLAZMASİTOZİS

11 harfli kelimeler

PLAZMALEMMA, PLAZMALOGEN, PLAZMALOJEN, PLAZMASİTOM, PLAZMATOSİT

6 harfli kelimeler

PLAZMA

Bazı kelimelerin anlamları

PLAZMA

Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Protoplazma, sitoplazma. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. Son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Bir elektrik boşalımında veya çok sıcak bir çekirdek işlemi içinde iyonlar, atomlar ve elektronların oluşturduğu iletken bir gaz ortamı. Bir gazı, elektrik arkından geçirerek elde edilen iyonlaşmış ışıklı gaz. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. Lenfin sıvı kısmı. Merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde.

PLAZMALAŞTIRMAK

Bir gazı plazmaya dönüştürmek.

PLAZMALAŞTIRMA

Plazmalaştırmak işi.

PLAZMALOJEN

Sinir liflerinin miyelin kılıfında, kas ve trombositlerin hücre zarında bulunan bir gliserofosfolipit, eter lipit.

PLAZMALOGEN

Hayvanların yüreğinde ve beynindeki hücre zarlarında bulunan fosfatidiletanolamin, fosfatidilkolin gibi fosfolipitler.

PLAZMASİTOZİS

Kanda plazma hücrelerini sayıca artışı. Aleutian vizonlarının hastalığı.

PLAZMALEMMA

Hücre zarı.

PLAZMASİTOM

Plazma hücrelerinden köken alan herhangi bir tümör odağı. Yumuşak dokulardan birincil olarak veya myelomun metastazları olarak biçimlenir, plazma hücre tümörü, plazmom.

PLAZMATOSİT

Böcek kanında en bol bulunan hücrelerden biri, organeller bakımından zengin bir tip hemosit.

  -   -   -  

Anlamında PLAZMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PLAZMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SİTOPLAZMA

Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

KROMATOFOR

Plazması pigment tanecikleriyle dolu, çokgen veya yıldız biçiminde, belirli uzunlukta veya kısalabilir uzantıları bulunan hücre.

LENF

Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa.

AKSOPLAZMA

Nöroplazmanın akson içindeki devamı. Sinir hücre gövdesini dolduran nöroplazmanın akson içerisindeki bölümü. Nöroplazmanın akson içindeki devamına verilen ad.

AKSOPODYUM

Diğer psödopodlara benzemeyen, ince ve kalıcı dallanma göstermeyen ve anastomoz yapmayan, ince bir dış tabakayla sıvı sitoplazma, eksen ve iplikçiklerden oluşan Radiolaria ve Heliozoa türlerinde bulunan hareketi sağlayan yapılar.

PROTOPLAZMA

Yapı bakımından çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yan sıvı, saydam ve canlı hücrenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer.

GÖÇÜM

Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi, taksi.

AKSONEM

Giardia ve Trypanosoma gibi kimi protozoonlarda kamçı ve silyumun sitoplazma içerisinde uzanan mikrotubuler kısmı.

IŞINLILAR

Bir hücreli hayvanların, kök bacaklılar sınıfına giren, protoplazmalarından, hareket ve duyu organı olarak yalancı ayak salan takım.

HÜCRE

İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

TELCİK

Çok ince tel. Erkek organda başçığı taşıyan ince bölüm. Sinir veya kas hücrelerinin sitoplazmasında bulunan ince iplikçikler. Köklerin en ince uç bölümleri.

KAN

Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı. Soy.

ALBÜMİNEMİ

Kan plazması veya serumda albümin düzeyinin normalin üzerine çıkması. Hiperalbüminemi.

AKSOLEMMA

Aksonun plazma zarına verilen ad. Aksonun plazma zarı.

KOFUL

Bitki hücreleri yaşlandıkça plazmalarında oluşan ve içi hücre suyu ile dolu olan boşluk.

AGRONÜLOSİT

Stoplazmasında granülleri bulunmayan lökosit.

AMANTADİN

Etkisini, virüs partikülleri hücre içine alınırken onları çevreleyen vakuollerin pH'sını tamponlayıp buradaki asitleşmeyi önlemesi sonucunda virüs zarfının endozom zarıyla birleşmesini engelleyerek viral genetik materyalin konakçı hücresinin sitoplazmasına taşınmasını önleyerek gösteren ve yalnızca enflüenza A virüsünün suşlarına karşı etkili olan antiviral ilaç.

GRANÜL

Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

YADIMLAMA

Canlı protoplazmayı yapan büyük ve karmaşık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması, yıkım, katabolizma, özümleme karşıtı.

UR

Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan veya bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, Çingene ahtapotu, vejetasyon.