Kelimeler arşivi içinde; başında "piyan" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. piyan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu piyan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde piyan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PİYANGOCULUK
PİYANOCULUK
PİYANGOSUZ
PİYANGOCU, PİYANGOLU
PİYANİST, PİYANOCU
PİYANGO
PİYANO
PİYAN
PİYAN
Mantara benzeyen kabarcıklarla ortaya çıkan, ciltte yaralar yapan, bulaşıcı sıcak bölge hastalığı.
PİYANGOCULUK
Piyango satma veya düzenleme işi.
PİYANO
Klavyeli, telli, değişik tuşlara basılarak çalınan ağır ve büyük çalgı. Yavaş bir biçimde, sesleri hafifleterek.
PİYANGOLU
Şanslı, talihli kimse.
PİYANGOCU
Piyango satılan yer veya piyango satan kimse.
PİYANGO
Düzenleyenlerce bastırılmış numaralı kâğıtları satın alanlar içinden, kazananların kura ile belirlendiği talih oyunu. Beklenmedik olay ya da durum.
PİYANİST
Piyano çalan kimse.
PİYANOCU
Piyanoyu akort eden veya onaran kimse.
PİYANOCULUK
Piyanocunun işi.
PİYANGOSUZ
Piyangosu olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde PİYAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BELET
Kılavuz, yol gösteren kimse. Bilen, tanıyan, vâkıf: İstanbul'a belet değilim. Bilinen, belli, öğrenilen, bellenmiş: Mesele balet oldu. Yüksek, yüce. Kılavuz. Bilet. Fransızca kökenli bilet: bilet; Milli Piyango bileti.
TESELLİ
Avunma, avuntu, avunç. Piyangoda büyük ikramiyeyi kaybeden en yakın numaralara yapılmış olan ödeme.
KIVRIMKILSILAR
Sınıflamadaki yerleri kesinlikle belirlenmeyen, kandan başka vücudun hemen bütün dokularına yerleşerek, frengi, piyan, tepkili humma, çamur humması gibi önemli hastalıkların ortaya çıkmasına yol açan ve ince uzun bir burguyu andıran minik canlılar takımı.
VURMAK
Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.
ÖZENCE
Bir yerde çalışanlara kazançtan dağıtılan ya da iyi çalıştıkları için aylık dışı verilen para. Piyango bileti ve kimi pay belgitleri iyelerine belirli zamanlarda ad çekilerek dağıtılan para.
KUPON
Piyango biçiminde düzenlenmiş çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça. İşveren tarafından çeşitli amaçlarda kullanılmak üzere çalışanlarına verilen para değeri olan fiş. Gazete ve dergilerin düzenledikleri kampanyalarda verilecek hediye karşılığı olarak biriktirilmesi gereken basılı kâğıtların her biri. Devlet tahvili, hisse senetleri vb. değerli kâğıtların üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz veya kazanç payı olarak belirli bir gelir sağlayan kesilmiş parça. Yalnız bir giysilik dokunmuş veya kesilmiş, üstün nitelikte (kumaş parçası).
İKRAMİYE
Bir yerde çalışan kimselere genellikle kazançtan dağıtılan veya iyi çalıştıkları için verilen aylık dışı para. Piyangoda bir kimseye çıkan para veya nesne.
ROMANS
Sekiz hecelik dizelerden oluşmuş bir İspanyol şiir türü. Şarkı türünde ve piyano için hazırlanmış, genellikle kıtalar biçiminde beste.
ÇEKİLİŞ
Çekilme işi. Piyango çekilme işi.
HARMONYUM
Dış görünüşü piyanoya benzeyen, körüğü ayakla işletilen küçük org, armonyum.
TUŞ
Piyano, org vb. müzik aletleriyle daktilo, hesap makinesi, bilgisayar ve telefon gibi makinelerde parmak vurulan yerlerin adı. Yağlı boya ressamlığında fırçadaki boyanın tuvale sürülüş biçimi. Güreşte oyun sırasında iki omzun aynı anda yere değmesiyle oluşan yenilgi. Eskrimde kılıcın ucunun karşı oyuncunun göğüs ve karın bölgesini koruyan özel giysinin bir bölümüne değmesi.
İSABET
Hedefe varma, hedefi vurma. Yanılmama. Öneri, düşünce veya söz yerinde olma. Güzel rastlantı. "Çok güzel, iyi oldu" anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü. Piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
KEŞİDE
Banka ve her tür piyango ikramiyesinde çekme, çekiliş. Arap harfli yazıda bazı harflerin baş tarafı yazıldıktan sonra süs için çekilen uzatma.
KLAVYE
Parmaklarla hareket ettirilen piyano, org vb. çalgılarda veya yazı ve hesap makinelerinde değişmez bir eksen çevresinde inip kalkabilen, istenilen işe göre düzenlenmiş bazı mekanizmaları çalıştıran kaldıraç kollarının, tuş sıralarının bütünü.
ÇEKİŞMEK
İki yönünden karşılıklı çekmek. Üstün gelmek için karşılıklı çabalamak. Bir şeyi birbirine karşı çekmek. Aralarında ad, niyet, kâğıt veya piyango çekmek. Ağız kavgası etmek.
AKORTÇU
Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse.