İçinde PİYAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "piyan" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde piyan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu piyan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında piyan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

PİYANGOCULUK

11 harfli kelimeler

PİYANOCULUK

10 harfli kelimeler

PİYANGOSUZ

9 harfli kelimeler

PİYANGOCU, PİYANGOLU

8 harfli kelimeler

PİYANİST, PİYANOCU

7 harfli kelimeler

PİYANGO

6 harfli kelimeler

PİYANO

5 harfli kelimeler

PİYAN

Bazı kelimelerin anlamları

PİYAN

Mantara benzeyen kabarcıklarla ortaya çıkan, ciltte yaralar yapan, bulaşıcı sıcak bölge hastalığı.

PİYANGO

Düzenleyenlerce bastırılmış numaralı kâğıtları satın alanlar içinden, kazananların kura ile belirlendiği talih oyunu. Beklenmedik olay ya da durum.

PİYANGOCU

Piyango satılan yer veya piyango satan kimse.

PİYANİST

Piyano çalan kimse.

PİYANGOCULUK

Piyango satma veya düzenleme işi.

PİYANOCU

Piyanoyu akort eden veya onaran kimse.

PİYANOCULUK

Piyanocunun işi.

PİYANO

Klavyeli, telli, değişik tuşlara basılarak çalınan ağır ve büyük çalgı. Yavaş bir biçimde, sesleri hafifleterek.

PİYANGOSUZ

Piyangosu olmayan.

PİYANGOLU

Şanslı, talihli kimse.

  -   -   -  

Anlamında PİYAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PİYAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TESELLİ

Avunma, avuntu, avunç. Piyangoda büyük ikramiyeyi kaybeden en yakın numaralara yapılmış olan ödeme.

VURMAK

Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.

İKRAMİYE

Bir yerde çalışan kimselere genellikle kazançtan dağıtılan veya iyi çalıştıkları için verilen aylık dışı para. Piyangoda bir kimseye çıkan para veya nesne.

KLAVYE

Parmaklarla hareket ettirilen piyano, org vb. çalgılarda veya yazı ve hesap makinelerinde değişmez bir eksen çevresinde inip kalkabilen, istenilen işe göre düzenlenmiş bazı mekanizmaları çalıştıran kaldıraç kollarının, tuş sıralarının bütünü.

KEŞİDE

Banka ve her tür piyango ikramiyesinde çekme, çekiliş. Arap harfli yazıda bazı harflerin baş tarafı yazıldıktan sonra süs için çekilen uzatma.

HARMONYUM

Dış görünüşü piyanoya benzeyen, körüğü ayakla işletilen küçük org, armonyum.

İSABET

Hedefe varma, hedefi vurma. Yanılmama. Öneri, düşünce veya söz yerinde olma. Güzel rastlantı. "Çok güzel, iyi oldu" anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü. Piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma.

ÖZENCE

Bir yerde çalışanlara kazançtan dağıtılan ya da iyi çalıştıkları için aylık dışı verilen para. Piyango bileti ve kimi pay belgitleri iyelerine belirli zamanlarda ad çekilerek dağıtılan para.

TUŞ

Piyano, org vb. müzik aletleriyle daktilo, hesap makinesi, bilgisayar ve telefon gibi makinelerde parmak vurulan yerlerin adı. Yağlı boya ressamlığında fırçadaki boyanın tuvale sürülüş biçimi. Güreşte oyun sırasında iki omzun aynı anda yere değmesiyle oluşan yenilgi. Eskrimde kılıcın ucunun karşı oyuncunun göğüs ve karın bölgesini koruyan özel giysinin bir bölümüne değmesi.

ÇEKİŞMEK

İki yönünden karşılıklı çekmek. Üstün gelmek için karşılıklı çabalamak. Bir şeyi birbirine karşı çekmek. Aralarında ad, niyet, kâğıt veya piyango çekmek. Ağız kavgası etmek.

BELET

Kılavuz, yol gösteren kimse. Bilen, tanıyan, vâkıf: İstanbul'a belet değilim. Bilinen, belli, öğrenilen, bellenmiş: Mesele balet oldu. Yüksek, yüce. Kılavuz. Bilet. Fransızca kökenli bilet: bilet; Milli Piyango bileti.

ROMANS

Sekiz hecelik dizelerden oluşmuş bir İspanyol şiir türü. Şarkı türünde ve piyano için hazırlanmış, genellikle kıtalar biçiminde beste.

KIVRIMKILSILAR

Sınıflamadaki yerleri kesinlikle belirlenmeyen, kandan başka vücudun hemen bütün dokularına yerleşerek, frengi, piyan, tepkili humma, çamur humması gibi önemli hastalıkların ortaya çıkmasına yol açan ve ince uzun bir burguyu andıran minik canlılar takımı.

AMORTİ

Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.

AKORTÇU

Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse.

ÇEKİLİŞ

Çekilme işi. Piyango çekilme işi.

KUPON

Piyango biçiminde düzenlenmiş çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça. İşveren tarafından çeşitli amaçlarda kullanılmak üzere çalışanlarına verilen para değeri olan fiş. Gazete ve dergilerin düzenledikleri kampanyalarda verilecek hediye karşılığı olarak biriktirilmesi gereken basılı kâğıtların her biri. Devlet tahvili, hisse senetleri vb. değerli kâğıtların üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz veya kazanç payı olarak belirli bir gelir sağlayan kesilmiş parça. Yalnız bir giysilik dokunmuş veya kesilmiş, üstün nitelikte (kumaş parçası).