Sonu PİT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pit" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pit ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pit olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

GALAKTOLİPİT

11 harfli kelimeler

SFİNGOLİPİT

10 harfli kelimeler

FOSFOLİPİT, GLİKOLİPİT, GLUKOLİPİT

9 harfli kelimeler

TRİKÜSPİT

8 harfli kelimeler

İSKORPİT, VELESPİT

7 harfli kelimeler

ÇİLİPİT, ÖLESPİT

6 harfli kelimeler

KARPİT, KOKPİT, TESPİT, ÇİRPİT, KİRPİT, PİRPİT, PİTPİT, ŞİRPİT, TİRPİT

5 harfli kelimeler

İSPİT, LİPİT, ŞEPİT, ÇEPİT, ÇİPİT, DEPİT, ESPİT, HEPİT, PİPİT, SEPİT, ŞİPİT, TEPİT, TİPİT, ZAPİT

Bazı kelimelerin anlamları

PİT

Bit.

ÇİRPİT

Kibrit.

KOKPİT

Pilot kabini.

KARPİT

Genellikle sanayide asetilen gazı çıkarmakta kullanılan, karbonla kalsiyum bileşiği madde (CaC2).

TRİKÜSPİT

Yüreğin sağ kulakçığı ile sağ karıncığı arasında bulunan üç parçalı kapakçık.

İSKORPİT

İskorpitgillerden, iri başlı, yüzgeçlerinde yakıcı dikenleri bulunan, eti beğenilen bir balık (Scorpaena scrofa).

GALAKTOLİPİT

Kloroplastların tilakoit zarlarındaki lipidin % 70 kadarını oluşturan diaçilgliserolün üçüncü karbonuna bağlı galaktoz taşıyan yüksüz bir lipit. Kloroplâstların tilâkoit zarlarındaki lipidin %70 kadarını oluşturan, diasilgliserolün üçüncü karbonuna bağlı galâktoz taşıyan yüksüz bir lipit.

FOSFOLİPİT

Gliserin ya da sfingozine bağlı olarak aynı ya da farklı tip yağ asidi yan zincirleri, fosforik asit ve buna bağlı kolin, serin, inozitol, etânolamin ya da gliserin taşıyan ve zarlarda bol bulunan herhangi bir amfipatik lipit gurubu. Gliserol, sfingozin veya ilgili maddelerin omurgasını oluşturan fosfor içeren herhangi bir lipit. Gliserin veya sfingozine bağlı yağ asidi, yan zincirlerinde fosforik asit ve buna bağlı kolin, serin, inozitol, etanolamin veya gliserin taşıyan ve hücre zarlarında bol bulunan herhangi bir amfipatik lipit grubu.

GLUKOLİPİT

Glikolipit.

VELESPİT

Bisiklet.

ÖLESPİT

Bisiklet.

SFİNGOLİPİT

Özellikle beyin ve sinir dokusunda bol bulunan, alkolü sfingozin olan bir fosfolipit. Seramide bağlı bir fosfokolin, fosfoetanolamin veya mono/oligosakkarit ünitesi içeren lipit sınıfı. Sfingomiyelin, serebrozit, gangliyositleri içerir ve hücre zarlarının ana yapısal elamanıdır.

KİRPİT

Kibrit. Üzümlere konulan ilâç. Salkımsöğüt.

ÇİLİPİT

Ses: Ortalıkta çilipit yok.

TESPİT

Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme, yerinden oynamaz duruma getirme, saptama. Sabitleme. Belirleme. Bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde gösterme.

GLİKOLİPİT

Genellikle hücre zarlarında bulunan, lipitlerin şekerlerle kovalent bağlarla birleşmesi ile oluşan bileşik lipit. Glukolipit. Genellikle hücre zarlarında bulunan, lipitlerin şeker moleküllerine kovalent bağlarla bağlanmasıyla meydana gelen bileşik lipit, glukolipit. Lipitlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan bileşik lipit. Genellikle hücre zarlarında bulunur.

  -   -   -  

Anlamında PİT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EPİTELYUM

Epitel.

ANAMALCI

Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.

BAKI

Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.

EŞELMOBİL

Üretilen mal değerlerinin iniş çıkışına göre tespit edilen ücret ödeme düzeni.

ANTİKAPİTALİZM

Kapitalizme karşı olma.

ANTİKAPİTALİST

Kapitalist rejime karşı olan (kimse).

BARAJ

Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.

ÇAKIRDOĞAN

Yırtıcı kuşlardan bir tür doğan, tuğrul (Accipiter gentilis).

BİSİKLET

Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit. Bu araçla yapılmış olan bir spor türü.

ANLAŞMA

Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

BASINÇÖLÇER

Hava basıncını ölçerek yer yükseltilerini ve hava değişimlerini tespit etmek için kullanılan alet, barometre.

BELİRLEME

Belirlemek işi, tayin, tespit, teşhis.

ERENDİZ

Jüpiter.

EĞİTMEK

Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek. Belli bir konuda yetiştirme. Hayvanı istenilen davranışları yapabilecek biçimde yetiştirmek.

ATMACA

Kartalgillerden, ava alıştırılabilen küçük bir yırtıcı kuş, akkuş (Accipiter nisus).

ANAMALCILIK

Anamala dayanan ve kâr amacı güden üretim düzeni, sermayecilik, kapitalizm.

EPİTEL

Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku, epitelyum.

DEPREMYAZAR

Depremlerin yerini, süresini, şiddetini tespit eden çok duyarlı cihaz, sismograf.

EBÜLYOSKOP

Cisimlerin kaynama sıcaklığını tespit etmeye yarayan cihaz.

DOMUZLAN

Kın kanatlılardan bir böcek (Brachynus crepitans).

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük