Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pinti" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pinti ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında pinti olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pinti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SERPİNTİ, ÇERPİNTİ, ÇİLPİNTİ, ÇİRPİNTİ, YERPİNTİ
ÇİPİNTİ, DEPİNTİ, ELPİNTİ, KEPİNTİ, SEPİNTİ, YEPİNTİ
PİNTİ
PİNTİ
Aşırı derecede cimri, hasis.
YERPİNTİ
Koyu ve yağlı sütten kaynatılarak yapılan tatlı bulamaç.
ELPİNTİ
Un elendikten sonra eleğin üstünde kalan kısım.
ÇİPİNTİ
Yağmur sularının saçaklardan dökülerek sıçramasıyle duvarlarda meydana gelen lekeler.
YEPİNTİ
Koyu ve yağlı sütten kaynatılarak yapılan tatlı bulamaç. Koyunun son sütü. Süte ekmek doğranarak yapılan yiyecek. Peynir suyundan yapılan yiyecek. (Gönenköy Isparta). Kaynatılarak koyulaştırılmış süt. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç, Küçükkabaca Uluborlu Isparta). Muhallebi. (Afşar Gelendost Isparta). Helva. (Gücüllü Yalvaç Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
SEPİNTİ
Kısa süreli ve az yağan yağmur, kar. Gülsuyu. Yeri örtünceye dek yağan kar. Az yağan yağmur, ya da kar. Serpinti, yağmur çisentisi.
KEPİNTİ
Yıkıntı : Değirmenim kepintiye döndü onarmak gerek.
ÇERPİNTİ
Dalgaların kayada parçalanmasıyla meydana gelen su damlaları.
SERPİNTİ
Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm. Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti. Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı.
DEPİNTİ
Hafif ateşte pişirilerek koyulaştırılmış koyun sütü.
ÇİLPİNTİ
Yağmur sırasında duvarlarda meydana gelen çamur ve su lekeleri.
ÇİRPİNTİ
Denizle çayın birleştiği yer. Terbiyesiz kimse: Çirpintilerden korkulur.
Bu bölümde tanımı içerisinde PİNTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CIMRI
Cimri, pinti.
EHTİ
Fakir, yoksul, sefil. Hısım, akraba. İhtiyar. Anadan doğma yetim. Karların toplandığı yer. Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Eli sıkı. Açgözlü.
EHDİ
Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Çok bilmiş, kurnaz (Kaman).
CİMRİLİK
Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.
DUTUCU
Pinti. Tutumlu.
FIRIŞKA
Rüzgâr etkisiyle serpinti halinde yağan yağmur.
DEMİRHİNDİ
Baklagillerden, odunu oldukça sert olan, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Tamarindus indica). Bu ağacın meyvesi. Demirhindi şerbeti. Pinti, hasis.
CIĞANLIK
Pintilik, cimrilik, hasislik.
PİNTİLEŞME
Pintileşmek işi.
SEPELEMEK
Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.
ÇİŞE
İnce yağmur. Çise, yağmur serpintisi.
ÇİPİLTİ
Yağmur serpintisi.
GIDIGIDI
Önemsiz işler için kullanılır: Bu kadar lüzumlusu varken sen gıdıgıdı işlerle uğraşıyorsun. Cimri, pinti. Leblebi.
KISMAK
Sesi azaltmak, alçaltmak. Pintilik etmek. Sıkıştırmak. Gözü biraz kapamak. Ezmek, büzmek, daraltmak. Masraf, harcama vb.ni azaltmak. Verilen hak ve özgürlüklerin sınırını daraltmak. Lamba ışığını azaltmak.
ÇIĞŞAK
Karışıklık. Küçük taneli dolu, kar serpintisi. Taşlı arazi. Kırık, parça parça. Düğünlerde oynanan fincan oyunu sonunda, kazanan tarafın kaybeden tarafa söylediği deyiş, mâni.
PİNTİLEŞMEK
Pinti duruma gelmek.
ÇOLGIN
Rüzgârla beraber serpinti şeklinde yağan yağmur.
CİMRİ
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.
TALAZLIK
Dalga serpintilerini önlemek için kayıkların küpeştesine baştan kıça doğru yerleştirilen tahta.
ÇİLENTİ
Hafif yağmur, serpinti.