Kelimeler arşivinde; içinde "pinti" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pinti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pinti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pinti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PİNTİKLEŞMEK
PİNTİLEŞMEK, PİNTİKLEMEK
PİNTİLEŞME
PİNTİŞMEK
YERPİNTİ, ÇİRPİNTİ, ÇİLPİNTİ, ÇERPİNTİ, SERPİNTİ, PİNTİLİK
ÇİPİNTİ, DEPİNTİ, ELPİNTİ, KEPİNTİ, SEPİNTİ, YEPİNTİ
PİNTİ
PİNTİ
Aşırı derecede cimri, hasis.
KEPİNTİ
Yıkıntı : Değirmenim kepintiye döndü onarmak gerek.
PİNTİKLEMEK
Ufalamak, parça parça etmek.
DEPİNTİ
Hafif ateşte pişirilerek koyulaştırılmış koyun sütü.
PİNTİLEŞME
Pintileşmek işi.
ÇERPİNTİ
Dalgaların kayada parçalanmasıyla meydana gelen su damlaları.
ÇİPİNTİ
Yağmur sularının saçaklardan dökülerek sıçramasıyle duvarlarda meydana gelen lekeler.
PİNTİLEŞMEK
Pinti duruma gelmek.
ELPİNTİ
Un elendikten sonra eleğin üstünde kalan kısım.
ÇİRPİNTİ
Denizle çayın birleştiği yer. Terbiyesiz kimse: Çirpintilerden korkulur.
SERPİNTİ
Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm. Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti. Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı.
PİNTİŞMEK
Bir kimseyi çok rahatsız etmek, başına bela olmak: Ben kendisinden çekindikçe üstüme pin-tişiyor.
PİNTİLİK
Cimrilik.
PİNTİKLEŞMEK
İyice pazarlık etmek : Sen pintikleşmeyince bir şey alamazsın.
YERPİNTİ
Koyu ve yağlı sütten kaynatılarak yapılan tatlı bulamaç.
ÇİLPİNTİ
Yağmur sırasında duvarlarda meydana gelen çamur ve su lekeleri.
Bu bölümde tanımı içerisinde PİNTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TALAZLIK
Dalga serpintilerini önlemek için kayıkların küpeştesine baştan kıça doğru yerleştirilen tahta.
FIRIŞKA
Rüzgâr etkisiyle serpinti halinde yağan yağmur.
ÇIĞŞAK
Karışıklık. Küçük taneli dolu, kar serpintisi. Taşlı arazi. Kırık, parça parça. Düğünlerde oynanan fincan oyunu sonunda, kazanan tarafın kaybeden tarafa söylediği deyiş, mâni.
EHDİ
Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Çok bilmiş, kurnaz (Kaman).
GIDIGIDI
Önemsiz işler için kullanılır: Bu kadar lüzumlusu varken sen gıdıgıdı işlerle uğraşıyorsun. Cimri, pinti. Leblebi.
EHTİ
Fakir, yoksul, sefil. Hısım, akraba. İhtiyar. Anadan doğma yetim. Karların toplandığı yer. Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Eli sıkı. Açgözlü.
ÇOLGIN
Rüzgârla beraber serpinti şeklinde yağan yağmur.
CİMRİLİK
Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.
ILINIZ
Pinti.
ÇİŞE
İnce yağmur. Çise, yağmur serpintisi.
CIMRI
Cimri, pinti.
KISMAK
Sesi azaltmak, alçaltmak. Pintilik etmek. Sıkıştırmak. Gözü biraz kapamak. Ezmek, büzmek, daraltmak. Masraf, harcama vb.ni azaltmak. Verilen hak ve özgürlüklerin sınırını daraltmak. Lamba ışığını azaltmak.
DEMİRHİNDİ
Baklagillerden, odunu oldukça sert olan, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Tamarindus indica). Bu ağacın meyvesi. Demirhindi şerbeti. Pinti, hasis.
DUTUCU
Pinti. Tutumlu.
CİMRİ
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.
CIĞANLIK
Pintilik, cimrilik, hasislik.
ÇİLENTİ
Hafif yağmur, serpinti.
SEPELEMEK
Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.
ÇİPİLTİ
Yağmur serpintisi.
KIMPIŞ
Cimri, pinti.