Sonu PETEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "petek" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu petek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında petek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde petek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PETEK

Arıların yumurtalarını bırakmak ve bal depo etmek için yaptığı, düzgün altıgen ağızlı bal mumu yuvacıklar topluluğu. Isıtma tesisatında ısı dağıtımını, içinden sıcak su geçerek sağlayan dilim, radyatör. Balçıktan yapılmış olan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı. Arı kovanı. Bu yuvacıklar topluluğunun bal olmayanı. Minarelerde külah ile şerefe arasındaki bölüm.

ÖZPETEK

Gerçek petek.

ŞİRPETEK

Çabucak.

  -   -   -  

Anlamında PETEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PETEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DALTIZ

Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak.

CÜPRE

Balı alınmış petek.

ENNEK

Bal peteklerinin delikleri.

BİDECİ

Pide gibi petek yapan bir cins arı.

KAVARA

Balı alınmış petek. Gürültü, patırtı. Yel, gaz. Kovanda özellikle kış aylarında arıların yemesi için bırakılan bal.

DİKGİ

Arılara petek yapmakta yol göstermek için kovan içine konulan ballı petek.

CÜREP

Balı alınmış petek.

EKLEMBACAKLILAR

Sert bir kitinle örtülü vücutları iki yanlı bakışık, ayakları eklemli olup, böcekler, örümcekler, kabuklular ve çok ayaklılar gibi asalakbilim yönünden pek önemli sınıfları içine alan omurgasızlar kökü. (Arthropoda), Sölomlu hayvanların birincil-ağızlılar (Protostomia) filumunun en geniş bir dalı. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştır. Her bölge çeşitli sayıda bölütlerden yapılmıştır. Bölütlere bağlı oları ekstremiteler daima eklemli parçalardan yapılmışlardır. Kan birincil ve ikincil karın boşluklarının birleşmesinden meydana gelen genel vücut boşluğu ya da kan boşluğu içinde dolaşır. Deri zaman zaman atılan kitin bir örtü ile kaplıdır. Petek gözler gelişmiştir. Ayrı eşeylidirler. Kara, su ve havada yaşarlar. 700000 kadar türü vardır. İlkel-eklembacaklılar (Malacopoda) ve gerçek-eklembacaklılar (Euarthropoda) olmak üzere iki alt-dala ayrılırlar.

DALDIZ

Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet. Ağaçtan oyulmuş arı kovanı. Ağaçtan oyulmuş yayık. Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak.

SAĞMAK

Memeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak. Yumak durumundaki bir şeyi çözüp açmak. Kovandaki balı peteklerden almak. Aldatarak parasını çekmek.

EĞDİ

Yüksek dallardaki meyveleri toplamaya yarayan çatal ağaç. Sebze diplerindeki otları kesmeye ve sebzelerin diplerini kabartmaya yarayan bir çeşit çapa. Ağaç kaşıkların içini oymaya yarayan bir çeşit araç. Sakaların kullandıkları su omuzluğu. Peteklerden bal almakta kullanılan eğri uçlu demir araç. Kaşık, kepçe ve tabak yapmak için kullanılan ağız kısmı yarım ay biçiminde araç. (Çınarlık Çarşamba Samsun; Kuzköy Akkuş Ordu). Ağaç, oymakta kullanılan oluklu âlet. Ucu eğri ağaç, gelberi.

EĞRİDEMİRİ

Petek gözlerindeki balı almakta kullanılan araç. (Akpınar Bozüyük Bilecik).

GAVARA

Kavga, gürültü. Balsız, boş petek. Yellenme. Hafif.

BAL

Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.

ÇÜR

Balı alınmış petek. Sarışın, açık sarı renkli. Öküzün erkeklik organından sızan madde.

CULAP

Sulu çamur. Bal peteklerinden sıkılıp kaynatılarak yapılan bal.

GOFRET

Üzeri petek biçiminde, arasında krema bulunan, bisküviye benzer tatlı, hafif bir yiyecek.

DİKKİ

Ucuna bir parça petek yapıştırılarak kovanın içine baş aşağı tutturulan çubuk. Dikey direk, çadır direği. Kızakların yanlarına korkuluk gibi konulan tahtalar. Sebze tohumu.

CECE

İhtiyar, hıristiyan kadını. Yok anlamında kullanılır: Bizde şeker cece. Kalıntı, bir şeyi eritip süzdükten sonra kalan tortu. Arı peteklerinin eritilerek mumu alındıktan sonra kalan kısmı. Abla. Ağabey. Et (çocuk dilinde).

CECARA

Tahılın kılçığı. Arı peteklerinin eritilerek mumu alındıktan sonra kalan kısmı.