Kelimeler arşivinde; içinde "peten" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde peten bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu peten ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında peten olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇELEPETEN, PETENTELİ
KERPETEN, NİSPETEN, KELPETEN, TEPPETEN
ELPETEN, ERPETEN, PETENTE
PETEN
PETEN
Bir tür kumaş.
PETENTE
Tuzak. Düzen, oyun.
KELPETEN
Kerpeten. Arapça kökenli kelbetân, keltpeteyn: kerpeten.
TEPPETEN
Bir düzey ve nitelikte.
PETENTELİ
Kavgacı. Becerikli, açıkgöz.
ELPETEN
Çul ya da çuval yapmakta kullanılan kıl sicim.
KERPETEN
Çivi sökmeye veya diş çekmeye yarayan, hareketli bir eksen çevresinde çapraz iki parçadan oluşmuş, kıskaç biçimindeki araç.
ERPETEN
Çul ya da çuval yapmakta kullanılan kıl sicim.
NİSPETEN
Oranla. Bir dereceye kadar, oldukça, nispetle.
ÇELEPETEN
Kırlarda yetişen yabani bir ot türü.
Bu bölümde tanımı içerisinde PETEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KELPENTİ
Miskin, uyuşuk. Kerpeten.
ORANLA
Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten.
KISGEÇ
Kerpeten.
CERO
Kemikli balıklardan, sazangiller (Cyprinidae) familyasından, boyu 80 cm' den fazla olabilen, eti nispeten lezzetli, ekonomik önemi olan bir tür.
NİSPETLE
Nispeten.
KISAÇ
Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa gibi bir araç. Demirci ocağındaki kızgın demiri tutmaya ya da iletmeye yarayan uzun kollu kerpeten. Kıskaç, kerpeten. Çankırı ilinde, Çerkeş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çankırı şehri, Orta ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.
DORUKISEÇ
Uzun saplı kerpeten. (Yalvaç Isparta).
KELPETİN
Kerpeten. Pense.
DAVYA
Dişçi kerpeteni.
GISĞAÇ
Kerpeten, pense ve benzerleri aletler.
KELTEBEN
Kerpeten.
KELBETİN
Kerpeten.
TUTAK
Bir şeyin tutulacak yeri. Tutacak. Rehine. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. Maşa, kerpeten vb. araçların tutmaya yarayan kanatlarından her biri. Kabza.
ENTAMOEBA
Amoebida takımında, Tubulina alt takımında bulunan, insanlarda, diğer omurgalılarda ve omurgasızlarda parazitlenen çekirdek zarına yapışmış çevresel kromatin granülleriyle birlikte nispeten küçük merkezi bir karyozomla birlikte veziküler bir çekirdeğe sahip ameboyit protozoa cinsi.
DİŞLİ
Dişleri olan. Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç. Kaya balığı. Beklenmedik düzeyde olan. Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse). Dişleri olan çark.
KISKAÇ
Bir şeyi tutup sıkıştırmaya yarayan kerpeten, pense vb. araç. Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa vb. araç. Açılıp kapanan eğreti merdiven. Böceklerde besin maddelerini parçalamaya ve kendilerini savunmaya yarayan organ.
KELPENTÜ
Kerpeten.
KISTIRGAÇ
Saç tokası. Çamaşır mandalı. Kerpeten. Bir şeyi sıkıştırmak için sokulan ağaç çivi. Yengeç. Bıçakçıların bıçak sıkıştırmakta kullandıkları boynuzdan yapılma araç. (Aksaray Niğde). Bıçak çarklama aygıtı. (Maraş). Don. (Göbel Tavşanlı Kütahya).
İÇİBOŞ
Kunduracı kerpeteni. Kerpeten. (Uşak). Terlikçi kerpeteni. (Maraş).