Kelimeler arşivi içinde; sonunda "perişan" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu perişan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında perişan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde perişan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PERİŞAN
Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.
PERPERİŞAN
Çok kötü bir durumda.
Bu bölümde tanımı içerisinde PERİŞAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HIRTLAMBA
Perişan, derbeder kılıklı.
TARUMAR
Dağınık, karışık, perişan.
YEMEK
Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
SÜRÜNMEK
Karnı üzerinde sürünerek gitmek. Yoksul ve perişan yaşamak. Bir şeye değerek geçmek, geçerken değmek. Başıboş, sahipsiz kalmak. Kendi üzerine koku, krem vb. sürmek. Sürünme işine konu olmak.
PERİŞANLIK
Perişan olma durumu.
HARAPLAŞMAK
Harap duruma gelmek, viran olmak, perişan olmak.
KAHIR
Yok etme, ezme, perişan etme, mahvetme. Derin üzüntü ya da acı, sıkıntı.
HARAP
Bayındırlığı kalmamış, yıkılacak duruma gelmiş, yıkkın, viran. Çok sarhoş. Bitkin, yorgun, perişan.
PERAKENDE
Malların teker teker ya da birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı. Düzenli olmayan, ayrı ayrı, dağınık, perişan. Bu biçimde alınan veya satılan.
KUSKUNSUZ
Kuskunu olmayan. Perişan, derbeder.
BERBAT
Kötü. Darmadağın, bakımsız, perişan, viran. Çirkin, beğenilmeyen. Bozuk.
PEJMÜRDE
Eski püskü, yırtık. Dağınık, perişan.
KAHRETMEK
Ezmek, perişan etmek. Kendine dert etmek, içlenmek, çok üzülmek. İlenmek, beddua etmek. Çok üzmek.
HIRPANİ
Perişan, derbeder.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
KARANLIK
Işık olmama durumu. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Karışık. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Yasalara, töreye uygun olmayan. Işıksız.
HAKLAMAK
Bozmak, perişan etmek, yenmek. Yiyip bitirmek. Kırmak, bozmak.
ABALABUT
Perişan, pejmürde.
KAHROLASI
Yok olası, perişan olası (kimse, şey, durum).
SERSEFİL
Çok sefil olan, yoksul. Sefil, yoksul bir biçimde. Çok perişan, üzgün.