PERİŞAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "perişan" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. perişan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu perişan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde perişan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PERİŞAN

Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.

PERİŞANİ

Küçük görevlilerin giydikleri bir tür kavuk.

PERİŞANLIK

Perişan olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında PERİŞAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PERİŞAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PEJMÜRDE

Eski püskü, yırtık. Dağınık, perişan.

KAHRETMEK

Ezmek, perişan etmek. Kendine dert etmek, içlenmek, çok üzülmek. İlenmek, beddua etmek. Çok üzmek.

BERBAT

Kötü. Darmadağın, bakımsız, perişan, viran. Çirkin, beğenilmeyen. Bozuk.

HARAP

Bayındırlığı kalmamış, yıkılacak duruma gelmiş, yıkkın, viran. Çok sarhoş. Bitkin, yorgun, perişan.

KAHIR

Yok etme, ezme, perişan etme, mahvetme. Derin üzüntü ya da acı, sıkıntı.

ABALABUT

Perişan, pejmürde.

HARAPLAŞMAK

Harap duruma gelmek, viran olmak, perişan olmak.

KUSKUNSUZ

Kuskunu olmayan. Perişan, derbeder.

HIRTLAMBA

Perişan, derbeder kılıklı.

SÜRÜNMEK

Karnı üzerinde sürünerek gitmek. Yoksul ve perişan yaşamak. Bir şeye değerek geçmek, geçerken değmek. Başıboş, sahipsiz kalmak. Kendi üzerine koku, krem vb. sürmek. Sürünme işine konu olmak.

PERAKENDE

Malların teker teker ya da birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı. Düzenli olmayan, ayrı ayrı, dağınık, perişan. Bu biçimde alınan veya satılan.

KARANLIK

Işık olmama durumu. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Karışık. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Yasalara, töreye uygun olmayan. Işıksız.

HAKLAMAK

Bozmak, perişan etmek, yenmek. Yiyip bitirmek. Kırmak, bozmak.

YEMEK

Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

KAHROLASI

Yok olası, perişan olası (kimse, şey, durum).

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

HIRPANİ

Perişan, derbeder.

ABALAMUT

Perişan, pejmürde.

SERSEFİL

Çok sefil olan, yoksul. Sefil, yoksul bir biçimde. Çok perişan, üzgün.

TARUMAR

Dağınık, karışık, perişan.