Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pere" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pere ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında pere olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KETENPERE
KELPERE, KESPERE, PERPERE
AMPERE, KAPERE, PEPERE, TEPERE
PERE
PERE
Davarların sağıldığı yer, ağıl. Su bendi. Başörtüsü. Durum (insan, hayvan ve bitkiler için): Bu yıl ekinlerin peresi bozuk. Yara, bere. Yaprak: Bir pere kağıt. Tarladan geçen su yolu, ark. Evlek.
TEPERE
Pide.
PEPERE
Kekeme.
KESPERE
Kurşundan elde yapılan saçma.
KETENPERE
Dolandırıcılık.
KELPERE
Sert, taşlı yerler.
KAPERE
Kavrama, tutma.
AMPERE
Elektrikte kullanılan akım yeğinliği birimi. 1775-1836. Andre Marie Ampere, Fransız matematikçisi ve fizikçisi. Matematikte, olasılık teorisi, gerçel analiz ve değişim (varyasyon) hesabıyla ilgilenmiştir.
PERPERE
Gelinliğe dikilen düğme gibi ince, yassı, madensel süsler.
Bu bölümde tanımı içerisinde PERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SIÇRAMA
Sıçramak işi. Ayaklarla, birdenbire yeri teperek kısa süre havaya yükselme.
HAYALCİ
Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse, ütopist. Hayale kapılan, hayal kuran, hayalperest, hayalperver. Karagözcü.
ATEŞPERESTLİK
Ateşperest olma durumu.
DERVİŞ
Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Kırlangıç balığının küçüğü. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.
MAYMUNCUK
Küçük maymun. Ergin evrede bağ üzümlerinin yaprak ve sürgünlerini, kurtçuk evresinde kökleri kemiren, parlak siyah kın kanatlı böcek (Otiorrhyncus peregrinus). Her kilidi açmaya yarayan, demirden, eğri ve sivri araç.
SIÇRAMAK
Ayaklarla, birdenbire ve kuvvetle yeri teperek hızla yukarıya veya ileriye atılmak. Yerinden koparak hızla, parçalar durumunda savrulmak. Bir uyarı veya heyecan sebebiyle ürkerek birdenbire olduğu yerde doğrulur gibi sarsılmak. Yayılmak, bir yerden başka bir yere geçmek.
MÜCAHİT
Kutsal ülküler uğruna savaşan kimse, alperen.
HAYALCİLİK
Hayalci olma durumu, hayalperestlik, hayalperverlik. Hayalcinin yaptığı iş.
HAKSEVERLİK
Haksever olma durumu, hakperestlik.
DOĞAN
Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).
MACERACI
İlginç ve tehlikeli olayları göze alan, serüvenci, sergüzeştçi, maceraperest.
MACERACILIK
Maceracı olma durumu, maceraperestlik, serüvencilik, sergüzeştçilik.
FETİŞİZM
İlkel toplumlarda doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesnelere tapınma, tapıncakçılık, putperestlik. Karşı cinsin giysi vb. şeyleriyle cinsel coşku ve doygunluk sağlama.
HAKSEVER
Doğru bildiği şeyden ayrılmayan (kimse), hakperest.
TROTİNET
Bir ayakla üzerine binilip öbür ayakla yeri teperek yol alınan ve bir yönetme kolu ile arka arkaya iki tekerleği bulunan çocuk oyuncağı.
BİÇİMCİ
Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.
PEREMECİ
Pereme kullanan veya yapan kimse.
ÇIKARCILIK
Çıkarcı olma durumu, çıkarseverlik, menfaatçilik, menfaatperestlik, menfaatperverlik, menfaat düşkünlüğü.
OPERETÇİ
Operet metni yazan, besteleyen veya operette rol alan sanatçı.
ÇIKARCI
Yalnız kendi çıkarını düşünen, çıkarını kollayan (kimse), çıkarsever, menfaatçi, menfaat düşkünü, menfaatperest, menfaatperver, menfaattar.