PEKLİK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "peklik" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. peklik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu peklik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde peklik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PEKLİK

Pek olma durumu. Sağlamlık, dayanıklılık, direnç. Kabız.

  -   -   -  

Anlamında PEKLİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PEKLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CIVKIRTMAK

Hayvanları peklikten kurtarmak.

ZAĞ

Kılağı. Güç, kuvvet: Zağlı bir hayvan. Oğlumun hastalığı zağımı kırdı. Hız, tav, şiddet: At zağından çatlayacaktı. Ateşin zağı kesildi, geçti. Sertlik, peklik. Gürbüzlük, semiz olma durumu. Mutlu. Güçsüz, verimsiz (toprak için). Büyüklenme, kurum, kibir. Çok keskin (bıçak, kılıç gibi kesici araçlar için). Zaman, sıra: Artık işin zağı geldi. Ana kuşun yavruları için gagasıyla taşıdığı yem. Piliç. Bir yaşında kara karga. Köpek yavrusu. Karga. Yayın ucuna sarılan deri.

MUNKABIZ

Büzülmüş, toplanmış. Pekliği olan, peklik çeken. Verimsiz, işe yaramaz.

PİLOKARPİN

Güney Amerika'da yetişen Pilocarpus jaborandi ve Pilocarpus microphylus'un yapraklarında elde edilen ve veteriner hekimlikte pekliklerde, rumen tembelliklerinde ve glukom tedavisinde ayrıca, hidrops ve arpalama gibi hastalıklarda birikmiş olan sıvının atılmasında kullanılan, muskarinik etkileri güçlü nikotinik etkileri zayıf kolinerjik bir ilaç.

KABIZ

Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı. Alma. Azrail tarafından ruh teslim alınma, ölme. Kavrama, el ile tutma.

IĞINIK

İshal hastalığı, dizanteri. Peklik, kabızlık.

TIRİK

Peklik, kabızlık.

SETÜRÜK

Kabız, peklik.

KAPIZ

Derin vadi, geçit, boğaz. Toprak altında bulunan taş tabakası. Rüzgâr tutmayan, kapalı yer. Dik yamaç. Kabız, peklik. Uçurum. Daha çok kireçtaşı, kumtaşı gibi suyu kolaylıkla geçiren katmanlar içinde görülen, derine aşınmanın çok güçlü ve hızlı olduğu, yamaçları hemen hemen duvar gibi dik, dar koyak. Denizli ilinde, Beyağaç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

DANTRON

Bütün evcil hayvanlarda başta peklik olmak üzere, sürgüt ilaç uygulaması gerektiren tüm hastalıkların tedavisinde kullanılan sentetik bir antrakinon bileşiği, istizin.

BEKLİK

Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.

IKINMAK

Herhangi bir nedenle soluğunu içinde tutarak kendini zorlamak. Peklikte veya doğum sırasında kasları zorlayarak soluğunu tutmak.

KABIZIKMAK

Peklik olmak, kabız olmak.