Kelimeler arşivinde; içinde "peklik" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde peklik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu peklik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında peklik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PEKLİK
Pek olma durumu. Sağlamlık, dayanıklılık, direnç. Kabız.
KÖPEKLİK
Köpek gibi davranma, yaltaklanma.
KEPEKLİK
Evlerde ocakların iki tarafında bulunan hücreler, gözler.
Bu bölümde tanımı içerisinde PEKLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KABIZ
Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı. Alma. Azrail tarafından ruh teslim alınma, ölme. Kavrama, el ile tutma.
MUNKABIZ
Büzülmüş, toplanmış. Pekliği olan, peklik çeken. Verimsiz, işe yaramaz.
KAPIZ
Derin vadi, geçit, boğaz. Toprak altında bulunan taş tabakası. Rüzgâr tutmayan, kapalı yer. Dik yamaç. Kabız, peklik. Uçurum. Daha çok kireçtaşı, kumtaşı gibi suyu kolaylıkla geçiren katmanlar içinde görülen, derine aşınmanın çok güçlü ve hızlı olduğu, yamaçları hemen hemen duvar gibi dik, dar koyak. Denizli ilinde, Beyağaç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
CIVKIRTMAK
Hayvanları peklikten kurtarmak.
IĞINIK
İshal hastalığı, dizanteri. Peklik, kabızlık.
IKINMAK
Herhangi bir nedenle soluğunu içinde tutarak kendini zorlamak. Peklikte veya doğum sırasında kasları zorlayarak soluğunu tutmak.
SETÜRÜK
Kabız, peklik.
DANTRON
Bütün evcil hayvanlarda başta peklik olmak üzere, sürgüt ilaç uygulaması gerektiren tüm hastalıkların tedavisinde kullanılan sentetik bir antrakinon bileşiği, istizin.
KABIZIKMAK
Peklik olmak, kabız olmak.
TIRİK
Peklik, kabızlık.
ZAĞ
Kılağı. Güç, kuvvet: Zağlı bir hayvan. Oğlumun hastalığı zağımı kırdı. Hız, tav, şiddet: At zağından çatlayacaktı. Ateşin zağı kesildi, geçti. Sertlik, peklik. Gürbüzlük, semiz olma durumu. Mutlu. Güçsüz, verimsiz (toprak için). Büyüklenme, kurum, kibir. Çok keskin (bıçak, kılıç gibi kesici araçlar için). Zaman, sıra: Artık işin zağı geldi. Ana kuşun yavruları için gagasıyla taşıdığı yem. Piliç. Bir yaşında kara karga. Köpek yavrusu. Karga. Yayın ucuna sarılan deri.
BEKLİK
Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.
PİLOKARPİN
Güney Amerika'da yetişen Pilocarpus jaborandi ve Pilocarpus microphylus'un yapraklarında elde edilen ve veteriner hekimlikte pekliklerde, rumen tembelliklerinde ve glukom tedavisinde ayrıca, hidrops ve arpalama gibi hastalıklarda birikmiş olan sıvının atılmasında kullanılan, muskarinik etkileri güçlü nikotinik etkileri zayıf kolinerjik bir ilaç.