İçinde PEKLİK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "peklik" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde peklik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu peklik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında peklik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

KÖPEKLİK, KEPEKLİK

6 harfli kelimeler

PEKLİK

Bazı kelimelerin anlamları

PEKLİK

Pek olma durumu. Sağlamlık, dayanıklılık, direnç. Kabız.

KÖPEKLİK

Köpek gibi davranma, yaltaklanma.

KEPEKLİK

Evlerde ocakların iki tarafında bulunan hücreler, gözler.

  -   -   -  

Anlamında PEKLİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PEKLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KABIZ

Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı. Alma. Azrail tarafından ruh teslim alınma, ölme. Kavrama, el ile tutma.

MUNKABIZ

Büzülmüş, toplanmış. Pekliği olan, peklik çeken. Verimsiz, işe yaramaz.

KAPIZ

Derin vadi, geçit, boğaz. Toprak altında bulunan taş tabakası. Rüzgâr tutmayan, kapalı yer. Dik yamaç. Kabız, peklik. Uçurum. Daha çok kireçtaşı, kumtaşı gibi suyu kolaylıkla geçiren katmanlar içinde görülen, derine aşınmanın çok güçlü ve hızlı olduğu, yamaçları hemen hemen duvar gibi dik, dar koyak. Denizli ilinde, Beyağaç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

CIVKIRTMAK

Hayvanları peklikten kurtarmak.

IĞINIK

İshal hastalığı, dizanteri. Peklik, kabızlık.

IKINMAK

Herhangi bir nedenle soluğunu içinde tutarak kendini zorlamak. Peklikte veya doğum sırasında kasları zorlayarak soluğunu tutmak.

SETÜRÜK

Kabız, peklik.

DANTRON

Bütün evcil hayvanlarda başta peklik olmak üzere, sürgüt ilaç uygulaması gerektiren tüm hastalıkların tedavisinde kullanılan sentetik bir antrakinon bileşiği, istizin.

KABIZIKMAK

Peklik olmak, kabız olmak.

TIRİK

Peklik, kabızlık.

ZAĞ

Kılağı. Güç, kuvvet: Zağlı bir hayvan. Oğlumun hastalığı zağımı kırdı. Hız, tav, şiddet: At zağından çatlayacaktı. Ateşin zağı kesildi, geçti. Sertlik, peklik. Gürbüzlük, semiz olma durumu. Mutlu. Güçsüz, verimsiz (toprak için). Büyüklenme, kurum, kibir. Çok keskin (bıçak, kılıç gibi kesici araçlar için). Zaman, sıra: Artık işin zağı geldi. Ana kuşun yavruları için gagasıyla taşıdığı yem. Piliç. Bir yaşında kara karga. Köpek yavrusu. Karga. Yayın ucuna sarılan deri.

BEKLİK

Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.

PİLOKARPİN

Güney Amerika'da yetişen Pilocarpus jaborandi ve Pilocarpus microphylus'un yapraklarında elde edilen ve veteriner hekimlikte pekliklerde, rumen tembelliklerinde ve glukom tedavisinde ayrıca, hidrops ve arpalama gibi hastalıklarda birikmiş olan sıvının atılmasında kullanılan, muskarinik etkileri güçlü nikotinik etkileri zayıf kolinerjik bir ilaç.