Kelimeler arşivi içinde; başında "peki" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. peki ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu peki ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde peki olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PEKİŞTİREBİLMEK
PEKİŞTİREBİLME
PEKİŞTİRMELİ
PEKİŞTİRİCİ, PEKİŞTİRMEK
PEKİŞİLMEK, PEKİŞTİRME
PEKİLEMEK, PEKİŞİLME
PEKİTMEK, PEKİNMEK, PEKİŞMEK
PEKİTME, PEKİŞME
PEKİYİ
PEKİŞ, PEKİT, PEKİN, PEKİL
PEKİ
PEKİ
Evet. Pekâlâ.
PEKİNMEK
Yerinden kımıldamamak, çivilenmek. Abanmak, tutunmak, dayanmak : Sıkı pekin sonra düşersin. Güvenmek.
PEKİŞME
Pekişmek işi.
PEKİŞTİRMELİ
Pekiştirilmiş olan.
PEKİŞMEK
Sertleşmek, katılaşmak. Sıkışmak, tıkanmak. Güçlenmek, artmak, çoğalmak, kuvvetlenmek.
PEKİŞTİRMEK
Sertleşmek, katılaştırmak. Sağlamlaştırmak, tahkim etmek. Güçlendirmek.
PEKİTME
Pekitmek işi, tekit.
PEKİYİ
Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek başarı derecesi.
PEKİŞTİREBİLMEK
Pekiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
PEKİŞTİRME
Pekiştirmek işi.
PEKİTMEK
Güç vermek, güçlendirmek, tekit etmek. Daha önce istenip de yerine getirilmemiş bir iş için yeniden resmî bir yazı yazmak, tekit etmek.
PEKİŞİLME
Pekişilmek işi.
PEKİŞİLMEK
Pekişme işine konu olmak.
PEKİŞTİRİCİ
Nitrat tabanlı filmlerin yapımında kullanılan, filmin kimyasal yönden dayanıklılığını artırıp yanıcılığını azaltan özdek. Renkli filmde jelatini sağlamlaştıran, renkli görüntünün korunmasını sağlayan özdek.
PEKİŞTİREBİLME
Pekiştirebilmek işi.
PEKİLEMEK
Örtmek, kapatmak, sürgülemek : Kapıyı peki.
Bu bölümde tanımı içerisinde PEKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PERÇİNLEŞMEK
Arkadaşlık, dostluk ilişkileri çok güçlenmek, pekişmek, sağlamlaşmak.
HAYDİSENE
Haydi sözünün buyurma, dilek bildiren pekiştirmeli biçimi, hadisene.
SAĞLAMLAŞTIRMAK
Sağlam bir duruma getirmek, pekiştirmek.
EH
"Olur, peki veya fena değil" anlamlarında kullanılan bir söz. Bezginlik anlatan bir söz.
PEKALA
Benzerlerinden aşağı olmayan. Elbette. Çok iyi. Kesinlikle. "Dediğin gibi olsun, öyle kabul edelim" anlamlarında bir söz, peki.
EVET
"Öyledir" anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü, olur, oldu, peki, tamam, ya, beli, ha, he. Sözü açan veya bağlayan bir söz. Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz.
BERKİMEK
Sağlamlaşmak, güç kazanmak, pekişmek.
OĞUL
Erkek evlat. Bir ana arıyla birlikte kovandan ayrılan, yeni yetişmiş arı topluluğu. Yaşlı kimselerin genç erkeklere söylediği bir seslenme sözü. Bazı kelimelerin anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz.
HİÇ
Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz. Soru cümlelerinde belirsiz bir zamanı anlatan bir söz. Bir soruya açık bir cevap verilmek istenmediğinde cevap cümlesinin başına getirilen bir söz. Boş, değersiz, önemsiz olan şey veya kimse.
KAVİLEŞMEK
Sağlamlaşmak, pekişmek.
EFENDİM
Bir sesleniş karşısında "buradayım" anlamında kullanılan bir söz. Anlaşılmayan bir sözü tekrarlatmak için söylenen bir söz. Karşı çıkma, paylama cümlesini pekiştirmek için söylenen bir söz.
BESLEMEK
Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
İYİ
İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yerinde, uygun. Bol, çok, aşırı. Doğru olan. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Esen, sağlıklı. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Yeterli, yetecek miktarda olan.
KABALLAMAK
Maden ocaklarında galerileri direklerle pekiştirmek.
HAYIR
"Yok, öyle değil, olmaz" anlamlarında onamama, inkâr bildiren bir söz. İyi, hayırlı, yararlı, faydalı. Olumsuz cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz. İyilik, karşılık beklenmeden yapılmış olan yardım.
BERKİNMEK
Berkimek. Pekiştirilmek.
KOŞMA
Koşmak işi. Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç. Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.
KESİLMEK
Kesme işi yapılmak. Tutulmak, kapatılmak. Gibi olmak, benzemek, dönmek. Çok beğenmek, çok hoşlanmak. Durmak. Son ya da aralık verilmek. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek. Akmamak. Akım gelmez olmak. Sona ermek. Dinmek. Sünnet olmak. Yoksun kalmak. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil. Makaslanmak.
GELMEK
Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.