PELE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "pele" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. pele ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pele ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pele olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

PELESENTİLİK

11 harfli kelimeler

PELEVERTSİZ, PELENKLEMEK

10 harfli kelimeler

PELEZİRMEK, PELEVETSİZ

9 harfli kelimeler

PELEZİMEK, PELETLEME, PELESİMEK, PELESEMEK, PELESELİK

8 harfli kelimeler

PELENGİR, PELENSEK, PELESENK

7 harfli kelimeler

PELESEK, PELESTE, PELERİN, PELERİK, PELEREK

6 harfli kelimeler

PELESE, PELENK, PELEME

5 harfli kelimeler

PELER, PELEŞ, PELET, PELEN, PELEK, PELEZ, PELEH, PELEÇ

Bazı kelimelerin anlamları

PELE

Enli meşin ve kösele parçası. Oyunda merkez sayılan yer, kale.

PELENSEK

Araba tekerleğinin çıkmaması için mazının ucuna takılan çivi.

PELEVETSİZ

Patavatsız.

PELESEMEK

Güçten düşmek, yorulmak.

PELEZİRMEK

Kalbi çarpmak, hızlı hızlı atmak : öyle korktum ki yüreğim pelezidi.

PELESTE

Tütün fidesi. Bir tutam : Bir peleste fide ver.

PELENGİR

Tespih yapmakta kullanılan araç.

PELEVERTSİZ

Biçimsiz, çirkin : Şu adamın ayakları çok pelevertsiz.

PELESELİK

Sık ormanlık, çalılık, fundalık.

PELESİMEK

Yorulmak. Güçten düşmek, yorulmak.

PELETLEME

Küçük parçacıklardan nemlendirme, ısıtma, sıkıştırma veya kombine olarak mekanik işlemler kullanılarak istenilen görünüş ve yapıda daha büyük parçacıkların elde edilmesi işlemi. Yemin, özel makinelerle sıkıştırılıp pelet yapılması.

PELESENTİLİK

Sık ormanlık, çalılık, fundalık.

PELESEK

Taze soğan, soğan fidesi. Parça, bir parça, azıcık. Araba tekerleğinin çıkmaması için mazının ucuna takılan çivi. İyi bakım, özen. Güvence, inanca, sağlama bağlama. Mücevher. Vazelin.

PELESENK

Türlü bitkilerden çıkarılan kokulu bir reçine. Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz, persenk. Pelesenk ağacından elde edilen değerli kereste.

PELEZİMEK

Kalbi çarpmak, hızlı hızlı atmak : Öyle korktum ki yüreğim pelezidi. Güçten düşmek, yorulmak. Yürek aşırı çarpmak.

PELENKLEMEK

Kapıyı arkasından sürgülemek.

  -   -   -  

Anlamında PELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇATMAK

Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.

ÇARŞAF

Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.

PİRAMİT

Tepeleri ortak bir noktada birleşen, tabanları da herhangi bir çokgenin birer kenarı olan birtakım üçgenlerden oluşmuş cisim, ehram. Mısır firavunlarının mezarı, ehram. Gösteri jimnastiklerinde, jimnastikçilerin, araçlı veya araçsız olarak birbirlerinin omuzlarında, dizlerinde oluşturdukları gösterişli ve düzenli biçimler.

SERPELEME

Serpelemek işi.

PARS

Kedigillerden, genel olarak Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, postu benekli, bazen de düz siyah, çevik, yırtıcı, etçil, memeli hayvan, leopar, panter, pelenk (Panthera pardus).

PELİKAN

Pelikangillerden, pembeye çalan beyaz tüylü, kanatları gri renkli, alt gagasında deriden bir kesesi olan iri kuş, kaşıkçı kuşu (Pelecanus onocrotalus).

MAŞLAH

Tek parçalı ve kol yerine yarıkları olan bir tür kadın üstlüğü. Bazı varlıklı Arapların giydiği ipekten pelerin.

TEPECİK

Yerden yükseklikleri çok az olan tepeler. Çiçek tozunun konmasına yarayan, çiçeklerde dişi organların ucu.

SEPELEME

Sepelemek işi.

NARİN

İnce yapılı, yepelek, nazenin. İnce.

SAY

Düz, ince, yassı taş. Hac ibadeti sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelme. Çalışma, emek.

HAVZA

Bölge, mıntıka. Samsun iline bağlı ilçelerden biri. Yer kabuğundaki kıvrımların çukur, alçak yeri, tekne. Tekne. Dağ veya tepelerle sınırlanmış, suları aynı denize, göle veya ırmağa akan bölge.

DORUKLAMAK

Bir kabı tepeleme doldurmak.

PERSENK

Pelesenk.

SEPELEMEK

Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.

SIRT

Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.

PEPELEME

Pepelemek işi.

DORUKLAMA

Doruklamak işi. Tepeleme.

REGLAN

Omuzlardan geçerek boyna kadar uzanan (kol). Pelerinli bir çeşit palto.

SORGUÇ

Bazı kuşların tepelerinde bulunan uzunca tüy, tuğ, tepelik.