Kelimeler arşivi içinde; başında "pele" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. pele ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pele ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pele olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PELESENTİLİK
PELEVERTSİZ, PELENKLEMEK
PELEZİRMEK, PELEVETSİZ
PELEZİMEK, PELETLEME, PELESİMEK, PELESEMEK, PELESELİK
PELENGİR, PELENSEK, PELESENK
PELESEK, PELESTE, PELERİN, PELERİK, PELEREK
PELESE, PELENK, PELEME
PELER, PELEŞ, PELET, PELEN, PELEK, PELEZ, PELEH, PELEÇ
PELE
Enli meşin ve kösele parçası. Oyunda merkez sayılan yer, kale.
PELENSEK
Araba tekerleğinin çıkmaması için mazının ucuna takılan çivi.
PELEVETSİZ
Patavatsız.
PELESEMEK
Güçten düşmek, yorulmak.
PELEZİRMEK
Kalbi çarpmak, hızlı hızlı atmak : öyle korktum ki yüreğim pelezidi.
PELESTE
Tütün fidesi. Bir tutam : Bir peleste fide ver.
PELENGİR
Tespih yapmakta kullanılan araç.
PELEVERTSİZ
Biçimsiz, çirkin : Şu adamın ayakları çok pelevertsiz.
PELESELİK
Sık ormanlık, çalılık, fundalık.
PELESİMEK
Yorulmak. Güçten düşmek, yorulmak.
PELETLEME
Küçük parçacıklardan nemlendirme, ısıtma, sıkıştırma veya kombine olarak mekanik işlemler kullanılarak istenilen görünüş ve yapıda daha büyük parçacıkların elde edilmesi işlemi. Yemin, özel makinelerle sıkıştırılıp pelet yapılması.
PELESENTİLİK
Sık ormanlık, çalılık, fundalık.
PELESEK
Taze soğan, soğan fidesi. Parça, bir parça, azıcık. Araba tekerleğinin çıkmaması için mazının ucuna takılan çivi. İyi bakım, özen. Güvence, inanca, sağlama bağlama. Mücevher. Vazelin.
PELESENK
Türlü bitkilerden çıkarılan kokulu bir reçine. Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz, persenk. Pelesenk ağacından elde edilen değerli kereste.
PELEZİMEK
Kalbi çarpmak, hızlı hızlı atmak : Öyle korktum ki yüreğim pelezidi. Güçten düşmek, yorulmak. Yürek aşırı çarpmak.
PELENKLEMEK
Kapıyı arkasından sürgülemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde PELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
PİRAMİT
Tepeleri ortak bir noktada birleşen, tabanları da herhangi bir çokgenin birer kenarı olan birtakım üçgenlerden oluşmuş cisim, ehram. Mısır firavunlarının mezarı, ehram. Gösteri jimnastiklerinde, jimnastikçilerin, araçlı veya araçsız olarak birbirlerinin omuzlarında, dizlerinde oluşturdukları gösterişli ve düzenli biçimler.
SERPELEME
Serpelemek işi.
PARS
Kedigillerden, genel olarak Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, postu benekli, bazen de düz siyah, çevik, yırtıcı, etçil, memeli hayvan, leopar, panter, pelenk (Panthera pardus).
PELİKAN
Pelikangillerden, pembeye çalan beyaz tüylü, kanatları gri renkli, alt gagasında deriden bir kesesi olan iri kuş, kaşıkçı kuşu (Pelecanus onocrotalus).
MAŞLAH
Tek parçalı ve kol yerine yarıkları olan bir tür kadın üstlüğü. Bazı varlıklı Arapların giydiği ipekten pelerin.
TEPECİK
Yerden yükseklikleri çok az olan tepeler. Çiçek tozunun konmasına yarayan, çiçeklerde dişi organların ucu.
SEPELEME
Sepelemek işi.
NARİN
İnce yapılı, yepelek, nazenin. İnce.
SAY
Düz, ince, yassı taş. Hac ibadeti sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelme. Çalışma, emek.
HAVZA
Bölge, mıntıka. Samsun iline bağlı ilçelerden biri. Yer kabuğundaki kıvrımların çukur, alçak yeri, tekne. Tekne. Dağ veya tepelerle sınırlanmış, suları aynı denize, göle veya ırmağa akan bölge.
DORUKLAMAK
Bir kabı tepeleme doldurmak.
PERSENK
Pelesenk.
SEPELEMEK
Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.
SIRT
Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.
PEPELEME
Pepelemek işi.
DORUKLAMA
Doruklamak işi. Tepeleme.
REGLAN
Omuzlardan geçerek boyna kadar uzanan (kol). Pelerinli bir çeşit palto.
SORGUÇ
Bazı kuşların tepelerinde bulunan uzunca tüy, tuğ, tepelik.