Kelimeler arşivi içinde; başında "pası" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. pası ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pası ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pası olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PASI
Kız. Pamuktan dokunmuş kalın bez.
PASIRTI
Titreme. Çarpıntı : Kalbimde bir pasırtı var.
PASIRA
Ağaçlarda oluşan yapışkan sıvı, balsıra.
PASIRAK
Basınç, ağırlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde PASI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PESEK
Diş kiri, diş pası.
MANTAR
Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.
SÜRGÜ
Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.
PASSIZ
Pası olmayan.
ŞÖVALYE
Eski Roma'da üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. Günümüzde Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. Derebeylik düzeninde soyluluk unvanlarının en alt basamağı. Orta Çağ Avrupası'nda özel eğitimle yetişmiş, belli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı.
POMPALI
Pompası olan.
TIPASIZ
Tapasız.
DÖŞEKLİ
Döşeği olan. Yalpası az olan yayvan gemi.
TİRPİDİN
Ufak bahçe çapası.
ÇAPASIZ
Çapalanmamış (yer). Çapası olmayan.
ŞÖVALE
Ressam sehpası.
TAPASIZ
Tapa konmamış olan, tıpasız.
KINACIK
Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık.
ESPASLI
Espası olan. Aralıklı.
TÜRKKIYMASI
Yumuşak, esnek ve dayanıklı bir sünger türü, ipek süngeri, türkkupası.
SOPALI
Elinde sopası olan.
ÇAPALI
Çapalanmış (yer). Çapası olan.
ANDAN
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Mademki, sonra, bakalım. Ondan. Tuzsuz pirinç lâpası. Ona. Sonra, ondan sonra. Ondan Ötürü. Oradan. Onunla.
ASİST
Sayı ya da gol pası.
MEME
Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik. Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü. Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı. Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer.