İçinde PASI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pası" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pası bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pası ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pası olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

PEYGAMBERARPASI

10 harfli kelimeler

TÜRKKUPASI, BUĞDAYPASI

7 harfli kelimeler

ÇAPASIZ, TAPASIZ, TIPASIZ, PASIRAK, PASIRTI

6 harfli kelimeler

PASIRA

4 harfli kelimeler

PASI

Bazı kelimelerin anlamları

PASI

Kız. Pamuktan dokunmuş kalın bez.

TÜRKKUPASI

Türkkıyması.

TIPASIZ

Tapasız.

TAPASIZ

Tapa konmamış olan, tıpasız.

ÇAPASIZ

Çapalanmamış (yer). Çapası olmayan.

PASIRTI

Titreme. Çarpıntı : Kalbimde bir pasırtı var.

PASIRA

Ağaçlarda oluşan yapışkan sıvı, balsıra.

BUĞDAYPASI

Pasmantarıgillerden, ekinlerin kınacık hastalığı etkeni ilkel mantar.

PASIRAK

Basınç, ağırlık.

PEYGAMBERARPASI

Kılçıksız ve kabuksuz, buğdaya benzer bir çeşit arpa.

  -   -   -  

Anlamında PASI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PASI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASİST

Sayı ya da gol pası.

SÜRGÜ

Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.

POMPALI

Pompası olan.

TİRPİDİN

Ufak bahçe çapası.

ŞÖVALYE

Eski Roma'da üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. Günümüzde Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. Derebeylik düzeninde soyluluk unvanlarının en alt basamağı. Orta Çağ Avrupası'nda özel eğitimle yetişmiş, belli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı.

CENGER

Kalaysız bakır eşya. Güreş. Yemeği yapılan yaban enginarı, kenger otu. Kalaysız bakır. Kalayı gitmiş bakır kap. Oksitlenmiş bakırın yeşil pası (Çayağzı).

ÇAPALI

Çapalanmış (yer). Çapası olan.

PASSIZ

Pası olmayan.

DÖŞEKLİ

Döşeği olan. Yalpası az olan yayvan gemi.

PESEK

Diş kiri, diş pası.

KINACIK

Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık.

ANDAN

Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Mademki, sonra, bakalım. Ondan. Tuzsuz pirinç lâpası. Ona. Sonra, ondan sonra. Ondan Ötürü. Oradan. Onunla.

ESPASLI

Espası olan. Aralıklı.

TÜRKKIYMASI

Yumuşak, esnek ve dayanıklı bir sünger türü, ipek süngeri, türkkupası.

MANTAR

Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

ŞÖVALE

Ressam sehpası.

SOPALI

Elinde sopası olan.

MEME

Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik. Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü. Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı. Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer.

ÇENK

Arpı andıran, telli bir çalgı. Bakırın yeşil pası: Ayol bu kazanın çengi çıkmış, kalaylatsanıza.

APŞAK

Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı. Yan yan, bacakları aça aça yürüme. Ağır elli, beceriksiz, tembel. İskele sehpası. Ayakları birbirine yakın ve bacakları açık olan.