OĞA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "oğa" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. oğa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu oğa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oğa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

OĞATLATMAK, OĞARTLAMAK

9 harfli kelimeler

OĞATLAMAK, OĞALANBAÇ, OĞANVERDİ, OĞARLAMAK

8 harfli kelimeler

OĞALAMAK, OĞARTMAK

7 harfli kelimeler

OĞADDİN, OĞARTMA, OĞARMAK, OĞARMAN

6 harfli kelimeler

OĞAÇÇA, OĞATÇA, OĞAMAK, OĞAMAÇ, OĞALAK, OĞADAR

5 harfli kelimeler

OĞART

4 harfli kelimeler

OĞAN, OĞAT, OĞAZ

3 harfli kelimeler

OĞA

Bazı kelimelerin anlamları

OĞA

Ona (III. teklik şahıs zamiri yaklaşma ve bulunma hâli).

OĞAÇÇA

Güzel, iyi : Bu ev çok oğaççadır. Yakışıklı.

OĞARTMA

Düz, doğru: Yahu ağartma gitsene tersine gidiyorsun. Düz yüz, parlak yan (kumaş ve benzerleri için).

OĞATÇA

İyice, güzelce.

OĞALANBAÇ

Ufalanmış yufka ekmeği, peynir ve tarhanayla yapılan bir yemek.

OĞANVERDİ

"Allah bağışladı" anlamında kullanılan bir isim".

OĞATLAMAK

Bozulmuş, dağılmış şeyleri düzeltmek, düzenlemek.

OĞAMAK

Onarmak.

OĞADDİN

O denli.

OĞALAMAK

Parçalamak.

OĞARTMAK

Onarmak.

OĞARMAK

Paylamak. Yeniden bir şey yapmak : Babam bana bir topaç oğardı. Onarmak. Bozulmuş, dağılmış şeyleri düzeltmek, düzenlemek.

OĞARTLAMAK

Onarmak.

OĞATLATMAK

Onartmak.

OĞARMAN

Usta, onarıcı.

OĞARLAMAK

Çalmak.

  -   -   -  

Anlamında OĞA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

ALAZA

Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.

AKSUNGUR

Akdoğan.

ALACAKLANDIRMAK

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.

ALTIZ

Altısı bir arada doğan (çocuk).

ANJİN

Boğaz mukozasının şişmesi, boğak, hunnak.

AMİTOZ

Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.

AKDOĞAN

Kartalgillerden bir tür doğan, aksungur.

ANHİDRİT

Genellikle kaya tuzu ve alçı taşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AKIŞ

Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.

ANAKONDA

Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).

AKONİTİN

Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.

APATİT

Doğada bulunan, içinde flor veya klor olan doğal kalsiyum fosfat.

AKSOĞAN

Ada soğanı.

ALEVLENDİRMEK

Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.

ALACAKLANDIRICI

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.