Sonu OVU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ovu" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ovu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ovu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ovu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

YILANKOVU

6 harfli kelimeler

KILOVU, SAHOVU, SEKOVU

5 harfli kelimeler

OBOVU

4 harfli kelimeler

DOVU, GOVU, KOVU, SOVU, YOVU

3 harfli kelimeler

OVU

Bazı kelimelerin anlamları

OVU

Ova.

GOVU

Dedikodu, birini arkasından çekiştirme.

SEKOVU

Ceket.

SOVU

Sofu.

YILANKOVU

Yılankavi.

SAHOVU

Çalı süpürgesi.

DOVU

Küçük kulaklı davar.

OBOVU

Şaşma ünlemi.

KOVU

Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikod. Çukur ve bataklık yer. Dedikodu, yergi.

KILOVU

Çocukların küçük sabun parçalarını sığırların kılları içine koyarak yaptıkları yuvarlak el sabunu.

YOVU

Kalın kafalı.

  -   -   -  

Anlamında OVU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OVU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOVULMA

Kovulmak işi.

PİYAZ

Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılmış olan salata. Kebap, ızgara köfte, balık vb.nin yanına konulan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş maydanozlu soğan. Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenen övücü söz.

MAĞARA

Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.

ENDOSKOPİ

İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.

KOVUNTU

Kovulmuş kimse.

MORG

Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer.

OVUŞTURMA

Ovuşturmak işi.

ADESE

Mercek. Kovucuk.

FIRÇALANMAK

Fırça ile ovulmak, düzgünleştirilip parlatmak veya temizlenmek. Çok azarlanmak.

MASAJ

Vücut yüzeyinde el, elektrik, su aracılığıyla çeşitli işlemler yapma biçiminde, iyileştirme ve bakım yöntemi. Ovma, ovuşturma.

OVULMA

Ovulmak işi.

İN

Yaban hayvanlarının kendilerine yuva edindikleri kovuk. Mağara. İnsan.

OVUNMA

Ovunmak işi.

FRİKSİYON

Ovma, ovuşturma.

KOVUŞTURMA

Kovuşturmak işi, takibat, takip.

PİYAZLAMAK

Eti pişirmeden birkaç saat önce soğan, karabiber, tarçın vb. baharatla ovup bir süre bırakmak. Bir çıkar sağlamak amacıyla birini aşırı övmek.

DOLGU

Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde. Toprak doldurma işlemi. Bu işlemin sonucu. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme.

DELK

Ovma, ovuşturma. Sürtünme.

MATRUT

Kovulmuş, çıkarılmış.

AFOROZLU

Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.