Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ovu" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ovu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ovu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ovu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YILANKOVU
KILOVU, SAHOVU, SEKOVU
OBOVU
DOVU, GOVU, KOVU, SOVU, YOVU
OVU
OVU
Ova.
GOVU
Dedikodu, birini arkasından çekiştirme.
SEKOVU
Ceket.
SOVU
Sofu.
YILANKOVU
Yılankavi.
SAHOVU
Çalı süpürgesi.
DOVU
Küçük kulaklı davar.
OBOVU
Şaşma ünlemi.
KOVU
Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikod. Çukur ve bataklık yer. Dedikodu, yergi.
KILOVU
Çocukların küçük sabun parçalarını sığırların kılları içine koyarak yaptıkları yuvarlak el sabunu.
YOVU
Kalın kafalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde OVU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOVULMA
Kovulmak işi.
PİYAZ
Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılmış olan salata. Kebap, ızgara köfte, balık vb.nin yanına konulan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş maydanozlu soğan. Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenen övücü söz.
MAĞARA
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.
ENDOSKOPİ
İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.
KOVUNTU
Kovulmuş kimse.
MORG
Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer.
OVUŞTURMA
Ovuşturmak işi.
ADESE
Mercek. Kovucuk.
FIRÇALANMAK
Fırça ile ovulmak, düzgünleştirilip parlatmak veya temizlenmek. Çok azarlanmak.
MASAJ
Vücut yüzeyinde el, elektrik, su aracılığıyla çeşitli işlemler yapma biçiminde, iyileştirme ve bakım yöntemi. Ovma, ovuşturma.
OVULMA
Ovulmak işi.
İN
Yaban hayvanlarının kendilerine yuva edindikleri kovuk. Mağara. İnsan.
OVUNMA
Ovunmak işi.
FRİKSİYON
Ovma, ovuşturma.
KOVUŞTURMA
Kovuşturmak işi, takibat, takip.
PİYAZLAMAK
Eti pişirmeden birkaç saat önce soğan, karabiber, tarçın vb. baharatla ovup bir süre bırakmak. Bir çıkar sağlamak amacıyla birini aşırı övmek.
DOLGU
Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde. Toprak doldurma işlemi. Bu işlemin sonucu. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme.
DELK
Ovma, ovuşturma. Sürtünme.
MATRUT
Kovulmuş, çıkarılmış.
AFOROZLU
Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.