Kelimeler arşivi içinde; başında "ovu" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. ovu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ovu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ovu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OVUNDURMAK, OVUŞTURMAK
OVULASYON, OVUNDURMA, OVUNDURUM, OVUŞTURMA
OVULATÖR
OVULMAK, OVUNMAK, OVUTMAK
OVULMA, OVUNDU, OVUNMA
OVUL, OVUM
OVU
OVU
Ova.
OVUNMA
Ovunmak işi.
OVULMAK
Ovma işine konu olmak.
OVUNDURMAK
Ovuşturmak, ovalamak.
OVUNMAK
Ovma işi yapılmak.
OVUŞTURMA
Ovuşturmak işi.
OVUNDURUM
Ekinin dibinden süren filiz, sürgün. Yaş çam odunu.
OVUL
Erkek çocuk.
OVUNDU
Süt gibi ovulmakla çıkan şey.
OVUŞTURMAK
Bir şeyi bastırarak başka bir şey üzerinden geçirmek. Eli birbirine sürtmek.
OVULATÖR
Yumurtlamayla ilişkili, yumurtlamaya ait olan.
OVUM
Yumurta.
OVULMA
Ovulmak işi.
OVUTMAK
Öğütmek.
OVULASYON
Yumurtlama.
OVUNDURMA
Ermenilerin üç gün üç gece süren oruçları.
Bu bölümde tanımı içerisinde OVU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PİYAZLAMAK
Eti pişirmeden birkaç saat önce soğan, karabiber, tarçın vb. baharatla ovup bir süre bırakmak. Bir çıkar sağlamak amacıyla birini aşırı övmek.
ŞEYTAN
Hz. Âdem'e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah'ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten cin, iblis. Kötü düşünceli, kötü niyetli kimse. Çok kurnaz, uyanık (kimse).
FRİKSİYON
Ovma, ovuşturma.
KOVUŞTURMA
Kovuşturmak işi, takibat, takip.
MATRUT
Kovulmuş, çıkarılmış.
MORG
Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer.
İN
Yaban hayvanlarının kendilerine yuva edindikleri kovuk. Mağara. İnsan.
ENDOSKOPİ
İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.
AFOROZLU
Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.
MAĞARA
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.
PİYAZ
Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılmış olan salata. Kebap, ızgara köfte, balık vb.nin yanına konulan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş maydanozlu soğan. Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenen övücü söz.
ADESE
Mercek. Kovucuk.
DELK
Ovma, ovuşturma. Sürtünme.
SAVCI
Devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevli, müddeiumumi.
DOLGU
Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde. Toprak doldurma işlemi. Bu işlemin sonucu. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme.
KOVUNTU
Kovulmuş kimse.
FIRÇALANMAK
Fırça ile ovulmak, düzgünleştirilip parlatmak veya temizlenmek. Çok azarlanmak.
KOVULMA
Kovulmak işi.
MASAJ
Vücut yüzeyinde el, elektrik, su aracılığıyla çeşitli işlemler yapma biçiminde, iyileştirme ve bakım yöntemi. Ovma, ovuşturma.
SEPETLENMEK
Sepetleme işi yapılmak. Bir yerden uzaklaştırılmak, kovulmak.