Sonu OTURMUŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oturmuş" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oturmuş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında oturmuş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oturmuş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

OTURMUŞ

Yerleşik, yerleşmiş, güçlenmiş, stabil.

  -   -   -  

Anlamında OTURMUŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OTURMUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KURULU

Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

YA

"Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.

EYEF

Kağnı ya da saban oklarını boyunduruğa bağlayan halka biçiminde bükülmüş ince ağaç. Sap, ot, çalı bağlamlarını denk yaparken ipleri sıkıştırmakta kullanılan özellikle çıtlık denilen ağaçtan yapılmış araç. Boyundurukla saban okunun kılıç aracılığıyla birbirine tutturulmasma yarayan ağaç halka. Saban okunun ucundaki demir halka. (Başkışla Karaman Konya). Saban, kızak, araba, pulluk ve düveni boyunduruğa bağlamak için kullanılan, uç kısımları birbiri üzerine oturmuş elips biçiminde ağaç. (Yeşilköy Gelendost, Ortayazı Senirkent Isparta; Ürkütlü, Bucak Burdur; Kemalpaşa İzmir). Kağnı ve arabalara yüklenmiş sapları, düzgün tutmak amacıyla bağlama iplerinin arasına konan, elips biçiminde ağaç. (Beylerli Çardak Denizli).

LÖK

Yedi yaşından büyük erkek boz deve. Kireç, zeytinyağı, pamuk ve yumurta akının karıştırılması yoluyla, kırık çanak çömlekleri, künkleri birleştirmekte kullanılan macun, lökün. Erkek deve. İğdiş edilmiş deve. Kızgın, azgın deve. Tek hörgüçlü damızlık, tüysüz erkek deve. Çökmüş, oturmuş deve. Dişi deve. Doğurması yakın keçi. Gebe hayvan. Çaylak büyüklüğünde bir çeşit kuş. Hindi. Topaç. Çevresi toprakla yükseltilmiş tarla parçası, evlek. Kurşun lehimlemekte kullanılan pamuklu bez. Kireç, zeytinyağı, pamuk, yumurta akının karıştırılmasından elde edilen, kırık, çatlak çanak, çömlekleri, künkleri birleştirmekte kullanılan macun. Yumurta akı, sabun, zeytinyağı ile yapılan ve kırık çıkıkların iyileştirilmesinde kullanılan bir çeşit ilâç. Buğday unu ile yumurtadan yapılıp çocukların karnına konulan yakı. Sabun ve yumurta ile yapılıp ağrıyan yere yapıştırılan yakı. Karasakız. Gaz lambalarının makine kısmını cam kısmına tutturmaya yarayan şap. Büyük çamur parçası. Ekmeğin iyi pişmemiş durumu. Yalan. Boz devenin erkeği. Tek hörgüçlü deve.

YÜZDÜRMEK

Yüzmesini sağlamak ya da yüzme işini yaptırmak. Derisini çıkarttırmak, derisini soydurtmak. Batmış veya karaya oturmuş tekneyi suyun yüzüne çıkarıp yüzer duruma getirmek.

OTMUŞ

Oturmuş.

GANIRTMEÇ

Yeniden dikip filizlendirmek için ağaçtan koparılan dal. Ağacın, asılınca kopabilecek dalı: Ganırtmece oturmuşun, düşeceksin.

STABİL

Dayanıklı, sağlam. Kararlı, değişmez. Düz. Oturmuş. Dengeli.

TOKTAMIŞ

Bir yere yerleşmiş, oturmuş kimse. Dinmiş, sakinleşmiş kimse. Adana kenti, Ceyhan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

HİLİM

Az eskimiş olduğu halde atılan eşya. Sıcaklık: Güneşin hilimi karşısında oturmuş.