İçinde OTURTMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "oturtma" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oturtma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu oturtma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oturtma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

OTURTMA

Oturtmak işi. Halka halka kesilmiş patates, patlıcan, kabak vb. sebzelerden yapılmış olan bir tür kıymalı yemek.

OTURTMALIK

Yapının toprak üstünde kalan, 1 metre kadar yükseklikte, bütün yapı boyunca devam eden, üstüne gelen duvarlardan birkaç santim dışarı çıkıntılı ana temel duvarı.

OTURTMAK

Oturma işini yaptırmak. Koymak, yerleştirmek.

OTURTMAÇ

Kovalanan tavşan, aldatmak amacıyla birdenbire durarak tazıyı öne geçirme. Kovalanan tavşanı aldatmak amacıyla tazıyı öne geçirme. Tekerlerin yerden kesilmesini önleyen, lastikler üzerindeki girintili ve çıkıntılı parçalar.

  -   -   -  

Anlamında OTURTMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OTURTMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAŞLAMAK

Yüzüğün taşını kaşa oturtmak.

KALASTRA

Gemilerde cankurtaran filikalarını oturtmak için güvertelere konulan sehpa.

İDAREİMASLAHATÇI

Bir işi sağlam bir temele oturtmadan o günün şartlarına göre yapan kimse. İşi oluruna bırakan kimse.

OTURTULMAK

Oturtma işine konu olmak.

DESTEK

Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.

IHDIRMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak.

IHIRMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak. Boğazlamak, öldürmek.

RASPALAMAK

Raspa kullanarak boyaları, pasları kazımak, pürüzleri gidermek veya iki yüzeyi birbirine yapıştırmak, oturtmak.

BİNDİRMEK

Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak. Eklemek, katmak. Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak.

DİBLEMEK

Sınıfta kalmak. Başlanılan işin sonunu almak, bir şeyi sonuna kadar götürmek. Dip köşe, boş yer bırakmamacasına doldurmak. Dikilen ağacı yerine iyice oturtmak: Ağacı dible sonra sallanır.

ÇÖKETMEK

Çöktürüp oturtmak.

FİRENK

Domates. Asma kilit. Gömme ya da oturtma kapı kilidi. (Yalvaç Isparta; Dutluca Eskişehir).

IHARMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak. Ancak birkaç kişinin yapabileceği işi, bir kişiye yüklemek, angarya yaptırmak. Ihtırmak, deveyi oturtmak, çökertmek.

ÇÖKERTMEK

Çöktürüp oturtmak. Moral bozmak, dağınıklığa yol açmak. Bulunduğu yere yıkmak, çökmesini sağlamak.

AŞIBIÇAĞI

Yargıç ile yarılan ağaca, kalemi oturtmağa yarayan araç. (Kemalpaşa izmir).

BESİ

Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.

IHTIRMAK

Deve çöktürüp oturtmak.

BENMARİ

Bir kabı kaynar suya oturtmak yolu ile içindekini ısıtma veya eritme yöntemi.

IHARTMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak. Boğazlamak, öldürmek.

IHIRTMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak.