Sonu OTURAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oturak" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oturak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında oturak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oturak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KÜÇÜKOTURAK, TAHTAOTURAK, YARIMOTURAK

6 harfli kelimeler

OTURAK

Bazı kelimelerin anlamları

OTURAK

Oturulacak yer ya da şey. Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm. Bir şeyin yere gelen tarafı, taban. İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti. Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta. Alçak iskemle. Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm. Ördek.

TAHTAOTURAK

Sandalya. (Yüreğil Emirdağ Afyonkarahisar).

KÜÇÜKOTURAK

Uşak kenti, Banaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YARIMOTURAK

Arkasız sandalye.

  -   -   -  

Anlamında OTURAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OTURAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVRUZ

Lâzımlık, oturak. Dibi dar, ağzı geniş, iki kulplu, yoğurt mayalanan toprak kab.

HAMLA

Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması. Kıçtan birinci oturak. Sandalın bu biçimde aldığı yol.

OTURAKLILIK

Oturaklı olma durumu.

DANGAZ

Müsrif. Aptal, budala. Yüksek: Bu bina dangaz değil oturaklı. Biçimsiz.

HAVRUZ

Oturak, lazımlık.

SIRA

Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

İŞYADİKUS

Oturak kemiğine ait olan.

İKİTEK

Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ayrı ayrı oturaklarda ve sadece birer küreği olan tekne.

İSKEMBİ

Sandalye. Ayakları iki uzun tahtadan oluşan oturak (Derekuşculu Görele Giresun).

TİLKİKUYRUĞU

Hoşkuran. Uzun salkımlı bir çeşit üzüm. Yağlı güreşte oturak kündesine geçen üstteki güreşçiye, alttakinin elini geri uzatarak çenesinden veya gırtlağından çekmesi.

GODUK

Arkadaş. Eşek yavrusu, sıpa. Lazımhk, oturak: çocuğun goduğunu getir. Kile demlen tahıl ölçeğinin dörtte biri, şinik. Çocuk.

HEVRÜZ

Oturak, lazımlık.

HAMLACI

Büyük sandal ve kayıklarda kıçtan birinci oturakta kürek çeken kimse.

İSKEMBE

Tabure. Tandırda üzerine oturulan küçük tahta oturak (Çayağzı).

BADALA

Okul sırası. Masa. Üzerinde çalışılan alçak masa; rahle; bank, oturak.

DÖKNEL

Oturaklı, ağırca. Gösterişli: Diktirdiğin elbise çok döknel olmuş.

KÖTÜRÜM

Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse), oturak. Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak). İşleyemeyen, iş yapamayan.

HAVRIZ

Oturak, lazımlık. Leğen. Oturak. Lazımlık. (Esnemez, Dutluyayla, İnönü Eskişehir; Gaziantep).

ÖRDEK

Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas). Hile ile para sızdırılacak kimse, enayi. Yataktan kalkamayacak durumdaki erkek hastaların içine idrarlarını yaptıkları kap, lazımlık, oturak. Otobüs ve minibüs sürücülerinin yollardan aldıkları biletsiz yolcular için kullandıkları bir söz.

ADAMIKLI

Aklı başında, oturaklı adam. Hatır, gönül sayan, insaniyetli. Terbiyeli.