Sonu ORDA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "orda" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu orda ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında orda olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde orda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

NOTOKORDA

6 harfli kelimeler

ABORDA

5 harfli kelimeler

BORDA, GORDA, HORDA, KORDA, ŞORDA, TORDA

4 harfli kelimeler

ORDA

Bazı kelimelerin anlamları

ORDA

Orada (bk. urda). Orada.

TORDA

Ta orada.

BORDA

Geminin veya kayığın yanı, alabanda karşıtı.

ŞORDA

Şurda. Ötede, surda. Şurada.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

NOTOKORDA

Sırt ipliği.

KORDA

Tahta kurusu. Bir çeşit eğri kılıç. Kiriş, kolan. Sırt ipliği. Kordon, kiriş, tel.

GORDA

Kama. Kısa kama.

HORDA

Orada. Orada, şurada.

  -   -   -  

Anlamında ORDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ORDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADAP

Töre. Yol yordam.

KAVRAMA

Kavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama. Küçük orak. İki dikme arasındaki sağlamlığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılan yatay ahşap parça. Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme.

BATARYA

En küçük topçu birliği. Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası. Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli bir biçimde eklenmesinden oluşan takım. Pil.

ARMUZ

Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.

KÜPEŞTE

Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet. Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılmış olan dolgu set, parapet.

ALELUSUL

Yol yordam gereğince, kurala uygun bir biçimde. Âdet yerini bulsun diye.

FOSGEN

Karbonmonoksit ile klordan meydana gelen boğucu bir gaz.

ALAVERE

Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.

LİMBO

Irmaklarda, sığ sularda yük taşıyan bir tekne türü. Bir ticaret gemisinin içindeki yükü, bordasına yanaşan başka bir gemiye aktarma işlemi.

ÇALPARA

Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.

BORİK

Bordan türeyen asit ve anhidrit.

KRANK

Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil. Sac, çinko, dökme demir, bakır vb. borunun yönünü değiştirmeye yarayan kıvrım.

FAÇA

İskambil destesinin en altındaki kâğıt. Giysi. Yüz, çehre, surat. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm.

AŞOZ

Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.

KAVANÇO

Yelkeni bir bordadan öbür bordaya geçirme. Bir işi başka birine yükleme, başına sarma. Değiştirme, aynı türden bir şeyin yerine bir başkasını koyma.

FRENGİ

Genellikle cinsel birleşmelerle bulaşan, tedavi edilmediğinde inme, körlük, delilik vb. sonuçlara kadar varan, döle de geçerek vücutça ve akılca sakat bir soyun yetişmesine yol açan bir hastalık, yenirce, sifilis. Gemi güvertelerinde, suların dışarıya akması için bordalara açılan delik.

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

DENİZLİK

Kayıklarda bordayı aşan dalgaların içeriye girmesine engel olan eğik tahta. Pencerelerin altında, içte ve dışta yapılarak suların duvar içine sızmasını veya duvar yüzeyinde yayılmasını önleyen eğik bölüm. Denize girerken kullanılan kadın mayosu.

ALABANDA

Deniz teknelerinin iç yanları, borda karşıtı.

BORDALAMA

Bordalamak işi.