Kelimeler arşivinde; içinde "orda" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde orda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu orda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında orda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YARIMKORDALILAR
YORDAMLAMAK
KONORDAKLI, BORDALAMAK, KONKORDATO, KORDALILAR
ANAFORDAN, NOTOKORDA, PREKORDAL, ELYORDAMI, ALTYORDAM, YORDAMSIZ, BORDALAMA, YORDAMLIK
YORDAMAK, YORDAMCI, ORDAHANA, ORDAĞIKİ, OBKORDAT, YORDANLI, MORDALAK, YORDAMLI, ÇORDASIZ
KORDAKS, YORDAMA, HOORDAN
ABORDA, KORDAY, YORDAM, HORDAN, MORDAN, KORDAT
ORDA
Orada (bk. urda). Orada.
YORDAMLIK
Belli bir alanda geliştirilmiş yordamların dizgeli bütünü ya da yordam geliştirme iş ve bilgisi. Bir bilgisayar dizgesinde kullanıma hazır biçimde tutulan izlence ve yordamlar yopluluğu. Kitaplık sözcüğü de kullanılır.
KONKORDATO
Anlaşmalı iflas. Papalık makamıyla başka hükûmetler arasında yapılmış olan anlaşma.
YORDAMAK
Bilinen veya gözlenen durumlardan yola çıkarak bilinmeyen veya gözlenmeyen durumlar hakkında tahminde bulunmak.
YORDAMLAMAK
Bir şeyi karanlıkta el ile aramak. Uygun bularak kararlaştırmak, düzenlemek, yoluna koymak: Biz Veli'nin evlenme işini yordamladık.
NOTOKORDA
Sırt ipliği.
BORDALAMA
Bordalamak işi.
ANAFORDAN
Yolsuzluk yaparak.
PREKORDAL
Notokorda veya omuriliğin ön kısmı.
ALTYORDAM
Bir izlencede gereksenen belli bir işlevi, parametreler aracılığıyla kendisine verilen değişkenlerden yararlanarak, bunlara uygun işlem dizilerini yürüterek gören bir yordam ya da izlence kesimi. Yordamlıkta saklanan bir altyordamı birçok izlence gerektikçe kullanabileceği gibi, bir izlence değişik yerlerde birden çok kez de çağrılabilir. İşlem sırasının denetimi, altyordamda öngörülen işlemler bitirildikten sonra, genel kural olarak altyordamı çağıran komutu izleyen ana izlence komutuna geçer.
ELYORDAMI
Derinliğine incelenmeden yapılan işlem ya da incelik ve kesinlikten yoksun kaba yordam.
KONORDAKLI
Kıvırcık saçlı.
KORDALILAR
Sölomları iyi gelişmiş çok hücreli hayvanlar topluluğu.
BORDALAMAK
İki deniz taşıtı birbirine yanaşmak. İki deniz taşıtı birbirine çarpmak.
YARIMKORDALILAR
(Hemichordata), Bazı sınıflandırmalara göre kordalılar (Chordata) filumunun bir alt- filumu ya da bir sınıfı olarak düşünülen bu hayvanlar kurt biçiminde olup hortum içine rastlıyan yutak duvarının ön tarafından bir sırt ipliği çıkıntısına sahiptirler. Balanoglossus (Balanoglossus) cinsi iyi bilinir.
YORDAMSIZ
Çevik olmayan, cansız. Yöntem bilmeyen, beceriksiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FOSGEN
Karbonmonoksit ile klordan meydana gelen boğucu bir gaz.
KAVRAMA
Kavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama. Küçük orak. İki dikme arasındaki sağlamlığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılan yatay ahşap parça. Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme.
FAÇA
İskambil destesinin en altındaki kâğıt. Giysi. Yüz, çehre, surat. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm.
KRANK
Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil. Sac, çinko, dökme demir, bakır vb. borunun yönünü değiştirmeye yarayan kıvrım.
ALABANDA
Deniz teknelerinin iç yanları, borda karşıtı.
KAVANÇO
Yelkeni bir bordadan öbür bordaya geçirme. Bir işi başka birine yükleme, başına sarma. Değiştirme, aynı türden bir şeyin yerine bir başkasını koyma.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
DENİZLİK
Kayıklarda bordayı aşan dalgaların içeriye girmesine engel olan eğik tahta. Pencerelerin altında, içte ve dışta yapılarak suların duvar içine sızmasını veya duvar yüzeyinde yayılmasını önleyen eğik bölüm. Denize girerken kullanılan kadın mayosu.
ALELUSUL
Yol yordam gereğince, kurala uygun bir biçimde. Âdet yerini bulsun diye.
LİMBO
Irmaklarda, sığ sularda yük taşıyan bir tekne türü. Bir ticaret gemisinin içindeki yükü, bordasına yanaşan başka bir gemiye aktarma işlemi.
FRENGİ
Genellikle cinsel birleşmelerle bulaşan, tedavi edilmediğinde inme, körlük, delilik vb. sonuçlara kadar varan, döle de geçerek vücutça ve akılca sakat bir soyun yetişmesine yol açan bir hastalık, yenirce, sifilis. Gemi güvertelerinde, suların dışarıya akması için bordalara açılan delik.
BORİK
Bordan türeyen asit ve anhidrit.
LOMBAR
Gemi bordalarına, küpeştelerine açılan dörtgen biçiminde delik.
ADAP
Töre. Yol yordam.
KÜPEŞTE
Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet. Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılmış olan dolgu set, parapet.
BATARYA
En küçük topçu birliği. Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası. Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli bir biçimde eklenmesinden oluşan takım. Pil.
ARMUZ
Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.
AŞOZ
Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.