Kelimeler arşivi içinde; başında "ora" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. ora ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ora ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ora olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ORANLAYABİLMEK
ORANLAYABİLME
ORANLAMASINA, ORANTISIZLIK, ORANTILANMAK
ORAMİRALLİK, ORANTILANMA, ORANTILAMAK
ORANTILAMA, ORANLAYICI, ORANNAMACI, ORANSIZLIK, ORAKTABAĞI, ORAKLAŞMAK, ORAKDEMİRİ
ORAKGIRAN, ORAKERİĞİ, ORAKLAŞMA, ORAKÇILIK, ORANLAMAK, ORANGUTAN, ORANDASIZ, ORANLILIK, ORANTISIZ, ORANNAMAK
ORATORYO, ORACIKTA, ORANLAMA, ORAMİRAL, ORANNAMA, ORANTILI, ORALILIK
ORALMIŞ, ORANSIZ, ORANLIK, ORAKAYI, ORAŞMAK, ORAKENT, ORAKLAR
ORANLI, ORASBI, ORANTI, ORACIK, ORANDA, ORADAN, ORAKAY, ORAKÇI, ORALIH, ORALIK, ORALİS, ORAMAK, ORAMAN, ORANCA, ORANCI, ORANLA
ORAYI, ORAYA, ORADA, ORASI, ORASA, ORANU, ORALI
ORAG, ORAH, ORAK, ORAL, ORAY, ORAN, ORAM
ORA
ORA
O yer.
ORANSIZLIK
Oransız olma durumu, nispetsizlik.
ORANNAMACI
Şakacı.
ORANTILANMA
Orantılanmak işi veya durumu.
ORANTILAMAK
Orantılı olarak düşünmek veya değerlendirmek.
ORANTILAMA
Orantılamak işi veya durumu.
ORANLAYABİLME
Oranlayabilmek işi.
ORANLAMASINA
Kabaca, çirkince, uygunsuzca (yapılan işler için).
ORAKDEMİRİ
Oku arabanın demirine bağlayan demir. (Aksaray Niğde).
ORANLAYICI
Herhangi bir özdegi değerlendiren kişi. Taşınır ve durağan mal değerlerini sayışımlama, oranlama için seçilen yetkili kişi.
ORANTISIZLIK
Orantısız olma durumu.
ORAMİRALLİK
Oramiral rütbesi. Oramiral makamı ve görevi.
ORANTILANMAK
Orantılı olarak düşünülmek.
ORAKLAŞMAK
Orak biçimini almak.
ORANLAYABİLMEK
Oranlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
ORAKTABAĞI
Orakla ekin yolma sırasında kızevinden oğlan evine gönderilen helva ve benzerleri tatlılar. (Yenice Gelendost Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde ORA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALÇIK
İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil. Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak.
AHLAKÇILIK
Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.
ARGON
Atom numarası 18, atom ağırlığı 39,9 olan, havada % 1 oranında bulunan, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir element (simgesi Ar).
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
BAZİK
Baz niteliği gösteren. Birleşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az fakat baz oranı normal tuza göre yüksek olan (tuz).
AGAMİ
Borazan kuşu.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
BASIKLIK
Basık olma durumu. Bir elipsin büyük ve küçük eksenleri arasındaki farkın büyük eksene oranı.
AYDINLANMA
Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
AĞIZCIL
Ağızla ilgili olan, oral.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AZOT
Atom numarası 7, atom ağırlığı 14,008 olan, havada beşte dört oranında bulunan, rengi, kokusu, tadı olmayan element, nitrojen (simgesi N).
BEGONYA
Begonyagillerden, dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan, pek çok çeşidi bulunan sıcak ülke bitkisi (Begonia).
ANIK
Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ALAŞIM
Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.
ALKOLÖLÇER
Sıvılardaki alkol oranını ölçmeye yarayan cihaz, alkolmetre. İçilen alkol miktarını ölçmeye yarayan araç, alkolmetre.
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).