ORA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ora" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. ora ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ora ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ora olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ORANLAYABİLMEK

13 harfli kelimeler

ORANLAYABİLME

12 harfli kelimeler

ORANLAMASINA, ORANTISIZLIK, ORANTILANMAK

11 harfli kelimeler

ORAMİRALLİK, ORANTILANMA, ORANTILAMAK

10 harfli kelimeler

ORANTILAMA, ORANLAYICI, ORANNAMACI, ORANSIZLIK, ORAKTABAĞI, ORAKLAŞMAK, ORAKDEMİRİ

9 harfli kelimeler

ORAKGIRAN, ORAKERİĞİ, ORAKLAŞMA, ORAKÇILIK, ORANLAMAK, ORANGUTAN, ORANDASIZ, ORANLILIK, ORANTISIZ, ORANNAMAK

8 harfli kelimeler

ORATORYO, ORACIKTA, ORANLAMA, ORAMİRAL, ORANNAMA, ORANTILI, ORALILIK

7 harfli kelimeler

ORALMIŞ, ORANSIZ, ORANLIK, ORAKAYI, ORAŞMAK, ORAKENT, ORAKLAR

6 harfli kelimeler

ORANLI, ORASBI, ORANTI, ORACIK, ORANDA, ORADAN, ORAKAY, ORAKÇI, ORALIH, ORALIK, ORALİS, ORAMAK, ORAMAN, ORANCA, ORANCI, ORANLA

5 harfli kelimeler

ORAYI, ORAYA, ORADA, ORASI, ORASA, ORANU, ORALI

4 harfli kelimeler

ORAG, ORAH, ORAK, ORAL, ORAY, ORAN, ORAM

3 harfli kelimeler

ORA

Bazı kelimelerin anlamları

ORA

O yer.

ORANTILAMA

Orantılamak işi veya durumu.

ORANLAYICI

Herhangi bir özdegi değerlendiren kişi. Taşınır ve durağan mal değerlerini sayışımlama, oranlama için seçilen yetkili kişi.

ORANLAYABİLMEK

Oranlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

ORANTILANMA

Orantılanmak işi veya durumu.

ORAKTABAĞI

Orakla ekin yolma sırasında kızevinden oğlan evine gönderilen helva ve benzerleri tatlılar. (Yenice Gelendost Isparta).

ORANNAMACI

Şakacı.

ORAKLAŞMAK

Orak biçimini almak.

ORANLAYABİLME

Oranlayabilmek işi.

ORANTILANMAK

Orantılı olarak düşünülmek.

ORAKDEMİRİ

Oku arabanın demirine bağlayan demir. (Aksaray Niğde).

ORANLAMASINA

Kabaca, çirkince, uygunsuzca (yapılan işler için).

ORANTISIZLIK

Orantısız olma durumu.

ORAMİRALLİK

Oramiral rütbesi. Oramiral makamı ve görevi.

ORANSIZLIK

Oransız olma durumu, nispetsizlik.

ORANTILAMAK

Orantılı olarak düşünmek veya değerlendirmek.

  -   -   -  

Anlamında ORA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ORA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AHLAKÇILIK

Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

ALAŞIM

Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.

ANIK

Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).

BASIKLIK

Basık olma durumu. Bir elipsin büyük ve küçük eksenleri arasındaki farkın büyük eksene oranı.

ARGON

Atom numarası 18, atom ağırlığı 39,9 olan, havada % 1 oranında bulunan, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir element (simgesi Ar).

AYDINLANMA

Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.

AGAMİ

Borazan kuşu.

ADAMOTU

Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).

AHLAKÇI

Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.

ALKOLÖLÇER

Sıvılardaki alkol oranını ölçmeye yarayan cihaz, alkolmetre. İçilen alkol miktarını ölçmeye yarayan araç, alkolmetre.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AĞBENEKLİLİK

Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).

AĞIZCIL

Ağızla ilgili olan, oral.

AKSETMEK

Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.

AZOT

Atom numarası 7, atom ağırlığı 14,008 olan, havada beşte dört oranında bulunan, rengi, kokusu, tadı olmayan element, nitrojen (simgesi N).

BALÇIK

İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil. Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak.

BAZİK

Baz niteliği gösteren. Birleşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az fakat baz oranı normal tuza göre yüksek olan (tuz).

BEGONYA

Begonyagillerden, dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan, pek çok çeşidi bulunan sıcak ülke bitkisi (Begonia).

APIŞTIRMAK

Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.