ONUŞMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "onuşmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. onuşmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu onuşmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde onuşmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ONUŞMAK

İşinde gelişmek, büyümek, varlıklı olmak. Yara kapanmak. Sağlığı düzelmek. Gelişmek, büyümek. Yücelmek. Yara iyileşmek. Barışmak, uyuşmak.

  -   -   -  

Anlamında ONUŞMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ONUŞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇENELEŞMEK

Karşılıklı olarak konuşmak.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

HÖYKÜRMEK

Heyecanlı veya kızgın bir biçimde bağırarak konuşmak.

DOĞAÇLAMAK

Birdenbire ve içine doğduğu gibi söylemek, irticalen dile getirmek. Bir metne dayanmadan içe doğduğu gibi konuşmak ve oynamak, tuluat yapmak. O anda şiir söylemek, irticalen şiir söylemek.

GÖRÜŞMEK

Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.

GÖRMEK

Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.

HIRLAMAK

Hırıltıyla ses çıkarmak. Köpek, saldırmadan önce hırıltıyla ses çıkarmak. Kızgınlıkla ters konuşmak.

CARLAMAK

Bağırarak konuşmak. Çok söylemek. Nara atmak, haykırmak. İlan etmek, duyurmak.

FISILDAMAK

Başkalarının duyamayacağı kadar alçak sesle konuşmak, fıslamak.

ARGOSUZ

İçinde argo söz bulunmayan. Argo kullanmayarak (konuşmak).

ARGOLU

İçinde argo söz bulunan. Argo kullanarak (konuşmak).

ATLATMAK

Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.

BAHSETMEK

Bir konu üzerinde söz söylemek, konuşmak.

DİLLENMEK

Çocuk konuşmaya başlamak. Onaylanmayan bazı davranışlar yüzünden hakkında dedikodu yapılmak, dile düşmek. Konuşma yeteneği olmayan varlık konuşmak, dile gelmek.

FORUM

Eski Romalılar zamanında, Roma'da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan. Tartışma alanı. Toplu tartışma. Bazı sorunların görüşülerek karara bağlandığı genel toplantı.

DİKELMEK

Dik duruma gelmek, dikleşmek. Sert konuşmak, karşı gelmek, birine kafa tutmak, dinelmek. Ayakta durmak.

ARGOLAŞMAK

Karşılıklı argo konuşmak. Söz argo durumuna gelmek.

FANFİN

"Anlaşılmayan bir dille konuşmak" anlamında kullanılan fanfin etmek sözünde geçer.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

DANGIRDAMAK

Yüksek sesle, bağıra bağıra konuşmak.