İçinde ONUŞMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "onuşmak" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde onuşmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu onuşmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında onuşmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

KONUŞMAK, ÇONUŞMAK, DONUŞMAK, GONUŞMAK, YONUŞMAK

7 harfli kelimeler

ONUŞMAK

Bazı kelimelerin anlamları

ONUŞMAK

İşinde gelişmek, büyümek, varlıklı olmak. Yara kapanmak. Sağlığı düzelmek. Gelişmek, büyümek. Yücelmek. Yara iyileşmek. Barışmak, uyuşmak.

DONUŞMAK

Somurtmak, sessiz ve dargın durmak. Hayrette kalmak, dona kalmak. Hasta iyileşmeye başlamak. Küsmek.

YONUŞMAK

Dövüşmek.

KONUŞMAK

Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.

GONUŞMAK

Konuşmak.

ÇONUŞMAK

Toplanmak, birikmek, üşüşmek, kalabalık etmek. Üşüşmek.

  -   -   -  

Anlamında ONUŞMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ONUŞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

ÇENELEŞMEK

Karşılıklı olarak konuşmak.

GÖRÜŞMEK

Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.

HIRLAMAK

Hırıltıyla ses çıkarmak. Köpek, saldırmadan önce hırıltıyla ses çıkarmak. Kızgınlıkla ters konuşmak.

ARGOSUZ

İçinde argo söz bulunmayan. Argo kullanmayarak (konuşmak).

CARLAMAK

Bağırarak konuşmak. Çok söylemek. Nara atmak, haykırmak. İlan etmek, duyurmak.

DANGIRDAMAK

Yüksek sesle, bağıra bağıra konuşmak.

FISILDAMAK

Başkalarının duyamayacağı kadar alçak sesle konuşmak, fıslamak.

ARGOLU

İçinde argo söz bulunan. Argo kullanarak (konuşmak).

GÖRMEK

Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.

HÖYKÜRMEK

Heyecanlı veya kızgın bir biçimde bağırarak konuşmak.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

DİLLENMEK

Çocuk konuşmaya başlamak. Onaylanmayan bazı davranışlar yüzünden hakkında dedikodu yapılmak, dile düşmek. Konuşma yeteneği olmayan varlık konuşmak, dile gelmek.

ATLATMAK

Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.

ARGOLAŞMAK

Karşılıklı argo konuşmak. Söz argo durumuna gelmek.

DİKELMEK

Dik duruma gelmek, dikleşmek. Sert konuşmak, karşı gelmek, birine kafa tutmak, dinelmek. Ayakta durmak.

FORUM

Eski Romalılar zamanında, Roma'da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan. Tartışma alanı. Toplu tartışma. Bazı sorunların görüşülerek karara bağlandığı genel toplantı.

FANFİN

"Anlaşılmayan bir dille konuşmak" anlamında kullanılan fanfin etmek sözünde geçer.

BAHSETMEK

Bir konu üzerinde söz söylemek, konuşmak.

DOĞAÇLAMAK

Birdenbire ve içine doğduğu gibi söylemek, irticalen dile getirmek. Bir metne dayanmadan içe doğduğu gibi konuşmak ve oynamak, tuluat yapmak. O anda şiir söylemek, irticalen şiir söylemek.