ONUR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "onur" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. onur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu onur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde onur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ONURLANDIRMAK

12 harfli kelimeler

ONURLANDIRMA

10 harfli kelimeler

ONURSUZLUK, ONURLANMAK

9 harfli kelimeler

ONURSEVEN, ONURLANMA

7 harfli kelimeler

ONURCAK, ONURSOY, ONURHAN, ONURKAN, ONURALP, ONURSUZ, ONURSEV, ONURLUK, ONURMAK, ONURSAL, ONURSAN, ONURSAY

6 harfli kelimeler

ONURSU, ONURSÜ, ONURLU, ONURHA, ONURGU, ONURGA, ONURAL, ONURAD

4 harfli kelimeler

ONUR

Bazı kelimelerin anlamları

ONUR

İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar.

ONURSEV

"Onurlu olmayı sev" anlamında kulanılan bir isim".

ONURLANDIRMA

Onurlandırmak işi.

ONURKAN

Onurlu bir soydan gelen kimse.

ONURSEVEN

Onurlu olmayı seven.

ONURALP

Onuruyla tanınmış yiğit.

ONURSUZLUK

Onursuz olma durumu, şerefsizlik.

ONURMAK

Başarmak.

ONURLANMAK

Onur duymak, şereflenmek, teşerrüf etmek.

ONURSUZ

Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz.

ONURSOY

Onurlu soydan gelen.

ONURLANDIRMAK

Kendisine saygı duyulan bir kimse, bir yere gelerek oradakileri mutlu etmek, onur kazandırmak, onurunu artırmak, şereflendirmek, şeref vermek.

ONURLANMA

Onurlanmak işi, şereflenme, teşerrüf.

ONURLUK

Bir başarıyı veya durumu ödüllendirmek amacıyla verilen türlü biçimlerde levha, plaket.

ONURCAK

Göğüse takılan süslü parça.

ONURHAN

Onurlu hükümdar.

  -   -   -  

Anlamında ONUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ONUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÜŞÜK

Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.

İSTİNTAÇ

Sonuç çıkarma. Bir büyük önermeden küçüğe ve sonurguya, yasalardan olaylara, nedenden sonuca giderek sonuç çıkarma.

İĞNELEMEK

İğne ile tutturmak. Üstü kapalı olarak onur kırıcı, üzüntü verici söz söylemek.

İĞNELİ

İğnesi olan. Kırıcı, gücendirici, dokunaklı, onur kırıcı, kinayeli. İğne ile tutturulmuş, iğnelenmiş.

FAHRİ

Onursal. Gönüllü, karşılıksız.

HARFENDAZ

Onur kırıcı söz söyleyen.

CENAP

Saygı, onur ve büyüklük anlamıyla kullanılan bir söz.

ASLANKUYRUĞU

Ballıbabagillerden, eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki, yer pırasası (Leonurus).

GURURLU

Kendi kişiliğine önem veren, onurlu, mağrur. Kibirli. Kurumlu, çalımlı.

HARCAMAK

Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak, sarf etmek. Yok olmasına, ölmesine sebep olmak. Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek. Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak. Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek.

HAYSİYETLİ

Değeri, saygınlığı olan. Onurlu.

HAYSİYETSİZ

Değeri, saygınlığı olmayan. Onursuz.

ALİCENAP

Cömert. Onurlu, şerefli. Onurlu, şerefli bir biçimde.

ARMAĞAN

Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.

EŞREF

Çok onurlu, çok şerefli.

HAKARET

Onur kırma, onura dokunma. Küçültücü söz ya da davranış.

CEZA

Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım.

DOKUNMAK

Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.

DÜŞKÜN

Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Geçim sıkıntısına düşmüş. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş. Meraklı. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Değer ve onurunu yitirmiş.

GAZİ

Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse. Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı. Savaştan sağ olarak dönen kimse.