Kelimeler arşivi içinde; başında "onur" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. onur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu onur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde onur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ONURLANDIRMAK
ONURLANDIRMA
ONURSUZLUK, ONURLANMAK
ONURSEVEN, ONURLANMA
ONURCAK, ONURSOY, ONURHAN, ONURKAN, ONURALP, ONURSUZ, ONURSEV, ONURLUK, ONURMAK, ONURSAL, ONURSAN, ONURSAY
ONURSU, ONURSÜ, ONURLU, ONURHA, ONURGU, ONURGA, ONURAL, ONURAD
ONUR
ONUR
İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar.
ONURSEV
"Onurlu olmayı sev" anlamında kulanılan bir isim".
ONURLANDIRMA
Onurlandırmak işi.
ONURKAN
Onurlu bir soydan gelen kimse.
ONURSEVEN
Onurlu olmayı seven.
ONURALP
Onuruyla tanınmış yiğit.
ONURSUZLUK
Onursuz olma durumu, şerefsizlik.
ONURMAK
Başarmak.
ONURLANMAK
Onur duymak, şereflenmek, teşerrüf etmek.
ONURSUZ
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz.
ONURSOY
Onurlu soydan gelen.
ONURLANDIRMAK
Kendisine saygı duyulan bir kimse, bir yere gelerek oradakileri mutlu etmek, onur kazandırmak, onurunu artırmak, şereflendirmek, şeref vermek.
ONURLANMA
Onurlanmak işi, şereflenme, teşerrüf.
ONURLUK
Bir başarıyı veya durumu ödüllendirmek amacıyla verilen türlü biçimlerde levha, plaket.
ONURCAK
Göğüse takılan süslü parça.
ONURHAN
Onurlu hükümdar.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜŞÜK
Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.
İSTİNTAÇ
Sonuç çıkarma. Bir büyük önermeden küçüğe ve sonurguya, yasalardan olaylara, nedenden sonuca giderek sonuç çıkarma.
İĞNELEMEK
İğne ile tutturmak. Üstü kapalı olarak onur kırıcı, üzüntü verici söz söylemek.
İĞNELİ
İğnesi olan. Kırıcı, gücendirici, dokunaklı, onur kırıcı, kinayeli. İğne ile tutturulmuş, iğnelenmiş.
FAHRİ
Onursal. Gönüllü, karşılıksız.
HARFENDAZ
Onur kırıcı söz söyleyen.
CENAP
Saygı, onur ve büyüklük anlamıyla kullanılan bir söz.
ASLANKUYRUĞU
Ballıbabagillerden, eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki, yer pırasası (Leonurus).
GURURLU
Kendi kişiliğine önem veren, onurlu, mağrur. Kibirli. Kurumlu, çalımlı.
HARCAMAK
Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak, sarf etmek. Yok olmasına, ölmesine sebep olmak. Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek. Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak. Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek.
HAYSİYETLİ
Değeri, saygınlığı olan. Onurlu.
HAYSİYETSİZ
Değeri, saygınlığı olmayan. Onursuz.
ALİCENAP
Cömert. Onurlu, şerefli. Onurlu, şerefli bir biçimde.
ARMAĞAN
Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.
EŞREF
Çok onurlu, çok şerefli.
HAKARET
Onur kırma, onura dokunma. Küçültücü söz ya da davranış.
CEZA
Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım.
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
DÜŞKÜN
Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Geçim sıkıntısına düşmüş. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş. Meraklı. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Değer ve onurunu yitirmiş.
GAZİ
Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse. Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı. Savaştan sağ olarak dönen kimse.