ONMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "onma" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. onma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu onma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde onma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ONMA

Onmak durumu.

ONMADIKLIK

Uğursuzluk, iflâhsızlık.

ONMAK

Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak. Hastalıktan, dertten kurtulmak, şifa bulmak, felah bulmak, iflah olmak. Eksiği kalmayıp gönül ferahlığına ermek, mutlu olmak, mesut olmak.

ONMADIK

Talihi yaver gitmeyen, başı beladan kurtulmayan. Bereketsiz.

ONMAG

Bol, verimli olmak. Rahata kavuşmak, mutlu olmak.

ONMAYASIN

Mutlu olma anlamında ilenç.

  -   -   -  

Anlamında ONMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ONMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DONDURMAK

Donmasını sağlamak. Bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere durdurmak. Beklemeye almak. Hareketsiz hâle getirmek. Sabitlemek. Soğutmak.

CIVA

Atom numarası 80, atom ağırlığı 200,5, yoğunluğu 13,59 olan, donma noktası -38,8 °C olduğundan, normal sıcaklıkta sıvı olarak bulunan, gümüş renginde bir element (simgesi Hg).

ONULMAK

Onma işine konu olmak.

KONMA

Konmak işi.

BUZLA

Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı, bankiz, aysfilt.

ONDURMAK

Onmasını sağlamak, iyiye döndürmek.

KIRAĞI

Su buğusunun soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince tabaka.

MAHVETMEK

Yok etmek. Onmaz duruma getirmek. Bozup işe yaramaz duruma getirmek. Boşa gitmesine sebep olmak, heba etmek.

FELAH

Kurtuluş, selamet, onma.

KALMAK

Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

KONDURMAK

Konma işini yaptırmak. Birden yapıvermek ya da söyleyivermek. Gelişigüzel takmak, iliştirmek. Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak.

KONUŞ

Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

BOP

Poker oyununda, oyuna girmek için ortaya konması gereken en az miktar. İskambil oyunlarında ortadaki miktar kadar oyuna katıldığını belirten bir söz.

OYNAMAK

Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Tehlikeye düşürmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Değişiklik göstermek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.

KONULMAK

Koyma veya konma işi yapılmak.

BUZÇÖZER

Buzu çözen, donmayı önleyen alet.

KRİYOSKOPİ

Tuzlu eriyiklerin donma yasalarını inceleyen fizik kolu.

DONMA

Donmak işi.

KIKIRDAMAK

"Kıkır kıkır" diye ses çıkararak gülmek. Ölmek. Donacak kadar üşümek. Soğuktan donmak.