Kelimeler arşivi içinde; sonunda "olgunluk" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu olgunluk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında olgunluk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde olgunluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OLGUNLUK
Meyvelerin olgun, yenilebilir olma durumu. İnsanların bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmiş olma durumu, yetkinlik, kemal.
DOLGUNLUK
Dolgun olma durumu.
SOLGUNLUK
Solgun olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde OLGUNLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİŞGÜNNÜK
Pişkinlik, olgunluk.
YETKİNLİK
Yetkin olma durumu, olgunluk, kemal, mükemmeliyet.
BERİA
Olgunluk ve güzelliğiyle akranlarından üstün olan sevgili, kadın.
FEYİZ
Verimlilik, gürlük, ongunluk, bereket. İlerleme, kültürel gelişme, olgunluk. Artma, çoğalma. Manevi haz, mutluluk, iç huzuru.
HETEROFİLİ
Bitkilerde, genç dönemde oluşan yapraklar ile olgunluk döneminde oluşan yaprakların şekil bakımından farklılık göstermesi durumu.
BAKALORYA
Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.
ACARTAV
Tarlanın şubat-mart ayları içindeki sürülme tavı, zamanı. Tam tav. Yeni sökülmüş tarlanın ilk ekim tavı. İnsanların en güçlü oldukları delikanlılık ve olgunluk çağı.
MILIÇ
Gereğinden çok olgunluk nedeniyle yumuşamış (meyve için).
LEGÜMEN
Tek karpelden meydana gelen, olgunlukta hem sırt hem de karın hattı boyunca açılan kuru meyve.
EREMÜK
Ekinlerin içinde sararmış olanı. Olgunluk belirtileri (bitkiler için).
ADAR
Olgunluk, erginlik. Müddet, mühlet, zaman: Bizim paranın adarı doldu. Taraftar, omuzdaş: Adarlarını al, karşıma çık. Mart ayı. Erginlik, olgunluk. Süre, zaman. Arkadaş, taraftar, omuzdaş, yandaş.
KEMAL
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik. Eder, tutar.
ENTELEKYA
Aristo'ya göre, her varlığın erişmeye yöneldiği olgunluk durumu.
İNSANCILLIK
Eski Yunan ve Latin kültürünü en yüksek kültür örneği olarak alan ve Orta Çağın skolastik düşünüşüne karşı XIV. yüzyılda doğan felsefe, bilim ve sanat görüşü, hümanizm, hümanizma. İnsanlık sevgisini, insan ululuğunu en yüce amaç ve olgunluk sayan öğreti, beşeriyetçilik, hümanizm, hümanizma.
ERİŞKİNLİK
Erişkin olma durumu, olgunluk, kâhillik.
METAFAZ
Kromozomların iğ ipliklerinin ekvator düzlemi üzerine yıldız biçiminde sıralandıkları mitoz ve mayoz bölünmelerinin ikinci evresi. Mitoz bölünmede kromozomların ortada bir düzlem üzerinde toplandığı ve mayoz bölünmenin birinci ve ikinci olgunluk bölünmelerinde de gözlenen ikinci evre. Mitoz ve mayoz bölünmelerinin ikinci evresi; kromozomların iğin ekvator düzlemi üzerinde yıldız biçiminde sıralandıkları evre.
CIRTLAK
Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses). Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze) Aşırı renkli, çok açık renkli, göz alıcı veya rahatsız edici renkte.
BOZARTI
Deride morluk, bozluk. Tarlada, dağda yer yer görülen boz yer. Hayal meyal görülen şekil, karaltı. Ekinin olgunluk belirtisi. Boz görünüş, bozluk: Ekinlerin bozartısı daha duruyor.
LİVİDİTİ
Morlaşma, morumsu renk gösterme, venöz dolgunluk nedeniyle deri veya mukoza yüzeyinin morumtırak oluşu. Kurşun rengi.
TAMLIK
Eksik olmama durumu, bütün. Olgunluk.