Kelimeler arşivi içinde; başında "olgunluk" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. olgunluk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu olgunluk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde olgunluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OLGUNLUK
OLGUNLUK
Meyvelerin olgun, yenilebilir olma durumu. İnsanların bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmiş olma durumu, yetkinlik, kemal.
Bu bölümde tanımı içerisinde OLGUNLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEMAL
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik. Eder, tutar.
EREMÜK
Ekinlerin içinde sararmış olanı. Olgunluk belirtileri (bitkiler için).
TAMLIK
Eksik olmama durumu, bütün. Olgunluk.
YETKİNLİK
Yetkin olma durumu, olgunluk, kemal, mükemmeliyet.
LEGÜMEN
Tek karpelden meydana gelen, olgunlukta hem sırt hem de karın hattı boyunca açılan kuru meyve.
METAFAZ
Kromozomların iğ ipliklerinin ekvator düzlemi üzerine yıldız biçiminde sıralandıkları mitoz ve mayoz bölünmelerinin ikinci evresi. Mitoz bölünmede kromozomların ortada bir düzlem üzerinde toplandığı ve mayoz bölünmenin birinci ve ikinci olgunluk bölünmelerinde de gözlenen ikinci evre. Mitoz ve mayoz bölünmelerinin ikinci evresi; kromozomların iğin ekvator düzlemi üzerinde yıldız biçiminde sıralandıkları evre.
HETEROFİLİ
Bitkilerde, genç dönemde oluşan yapraklar ile olgunluk döneminde oluşan yaprakların şekil bakımından farklılık göstermesi durumu.
CIRTLAK
Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses). Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze) Aşırı renkli, çok açık renkli, göz alıcı veya rahatsız edici renkte.
İNSANCILLIK
Eski Yunan ve Latin kültürünü en yüksek kültür örneği olarak alan ve Orta Çağın skolastik düşünüşüne karşı XIV. yüzyılda doğan felsefe, bilim ve sanat görüşü, hümanizm, hümanizma. İnsanlık sevgisini, insan ululuğunu en yüce amaç ve olgunluk sayan öğreti, beşeriyetçilik, hümanizm, hümanizma.
BİŞGÜNNÜK
Pişkinlik, olgunluk.
ERİŞKİNLİK
Erişkin olma durumu, olgunluk, kâhillik.
ENTELEKYA
Aristo'ya göre, her varlığın erişmeye yöneldiği olgunluk durumu.
FEYİZ
Verimlilik, gürlük, ongunluk, bereket. İlerleme, kültürel gelişme, olgunluk. Artma, çoğalma. Manevi haz, mutluluk, iç huzuru.
ADAR
Olgunluk, erginlik. Müddet, mühlet, zaman: Bizim paranın adarı doldu. Taraftar, omuzdaş: Adarlarını al, karşıma çık. Mart ayı. Erginlik, olgunluk. Süre, zaman. Arkadaş, taraftar, omuzdaş, yandaş.
BERİA
Olgunluk ve güzelliğiyle akranlarından üstün olan sevgili, kadın.
MILIÇ
Gereğinden çok olgunluk nedeniyle yumuşamış (meyve için).
BAKALORYA
Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.
LİVİDİTİ
Morlaşma, morumsu renk gösterme, venöz dolgunluk nedeniyle deri veya mukoza yüzeyinin morumtırak oluşu. Kurşun rengi.
ACARTAV
Tarlanın şubat-mart ayları içindeki sürülme tavı, zamanı. Tam tav. Yeni sökülmüş tarlanın ilk ekim tavı. İnsanların en güçlü oldukları delikanlılık ve olgunluk çağı.
BOZARTI
Deride morluk, bozluk. Tarlada, dağda yer yer görülen boz yer. Hayal meyal görülen şekil, karaltı. Ekinin olgunluk belirtisi. Boz görünüş, bozluk: Ekinlerin bozartısı daha duruyor.