OLGUN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "olgun" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. olgun ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu olgun ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde olgun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

OLGUNLAŞTIRABİLME

15 harfli kelimeler

OLGUNLAŞABİLMEK

14 harfli kelimeler

OLGUNLAŞABİLME, OLGUNLAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

OLGUNLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

OLGUNLAŞMAK, OLGUNNAŞMAK

10 harfli kelimeler

OLGUNLAŞMA

8 harfli kelimeler

OLGUNLAR, OLGUNLUK, OLGUNSOY

7 harfli kelimeler

OLGUNAY, OLGUNCA, OLGUNER, OLGUNSU

5 harfli kelimeler

OLGUN

Bazı kelimelerin anlamları

OLGUN

Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).

OLGUNER

Yetişmiş, iyi gelişmiş kimse.

OLGUNCA

Olgun gibi, olguna benzer. (olgunca) Olgun gibi, olguna benzer bir biçimde.

OLGUNLAŞABİLME

Olgunlaşabilmek işi.

OLGUNSU

İnsana ölümsüzlük verdiğine inanılan hayat suyu.

OLGUNLUK

Meyvelerin olgun, yenilebilir olma durumu. İnsanların bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmiş olma durumu, yetkinlik, kemal.

OLGUNLAR

Adıyaman kenti, Kuyucak nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzincan şehrinde, Refahiye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir ili, Kiraz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Şanlıurfa şehrinde, Yardımcı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

OLGUNLAŞMA

Olgunlaşmak işi.

OLGUNLAŞTIRMA

Olgunlaştırmak işi.

OLGUNLAŞTIRABİLME

Olgunlaştırabilmek işi.

OLGUNLAŞABİLMEK

Olgunlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

OLGUNLAŞMAK

Meyve olgun duruma gelmek. İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak. Yazı, düşünce olgun duruma gelmek.

OLGUNNAŞMAK

Olgunlaşmak.

OLGUNLAŞTIRMAK

Olgun duruma getirmek.

OLGUNSOY

Olgun, yetişmiş bir soydan gelen kimse.

OLGUNAY

Dolunay.

  -   -   -  

Anlamında OLGUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OLGUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BABACAN

Olgun, hoşgörülü, iyi kalpli, güvenilir (erkek).

BAL

Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.

ALACA

Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

ÇAKIRLAŞMAK

Çakırkeyif olmaya başlamak. Olgunlaşmaya yüz tutmak.

BÖĞÜRTLEN

Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı, diken dutu, it üzümü (Rubus caesus). Bu bitkinin önce kırmızı, olgunlaştığında kararan mayhoş yemişi.

BİLGE

Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek (kimse), hakim.

BALLANMAK

Bal bulaşmak, bal sürülmek. Tatlılaşmak, tatlanmak, olgunlaşmak.

BEZGİN

Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş. Solgun, cansız. Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş bir biçimde.

AFYON

Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.

BUT

İnsan vücudunun kalça ile diz arasındaki bölümü. Hayvanların, arka bacaklarının gövdeye bitişik olan dolgun, etli bölümü.

ABLAK

Yayvan ve dolgun (yüz).

AĞIRBAŞLI

Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

ÇALARMAK

Ekinler veya meyveler olmaya, olgunlaşmaya yüz tutmak.

ÇELEBİ

Bektaşi ve Mevlevi pirlerinin en büyüklerine verilen unvan. Görgülü, terbiyeli, olgun (kimse). Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Hristiyan tüccar.

CIRTLAK

Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses). Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze) Aşırı renkli, çok açık renkli, göz alıcı veya rahatsız edici renkte.

BAKALORYA

Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

BALDO

İri ve dolgun taneli pilavlık pirinç.

BELGELEMEK

Bir olgunun doğru olduğunu belge ile göstermek, ortaya çıkarmak, tevsik etmek.