Kelimeler arşivinde; içinde "olgun" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde olgun bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu olgun ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında olgun olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
OLGUNLAŞTIRABİLME
DOLGUNLAŞTIRMAK, OLGUNLAŞABİLMEK
DOLGUNLAŞTIRMA, OLGUNLAŞABİLME, OLGUNLAŞTIRMAK
OLGUNLAŞTIRMA
DOLGUNLAŞMAK, SOLGUNLAŞMAK, DOLGUNDURMAK
OLGUNLAŞMAK, OLGUNNAŞMAK, SOLGUNLAŞMA, DOLGUNLAŞMA
OLGUNLAŞMA
DOLGUNLUK, SOLGUNLUK
OLGUNLAR, TOLGUNAY, OLGUNSOY, OLGUNLUK, DOLGUNCA
OLGUNER, OLGUNAY, OLGUNCA, OLGUNSU
SOLGUN, DOLGUN
OLGUN
OLGUN
Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).
DOLGUNLAŞMAK
Dolgun duruma gelmek.
OLGUNLAŞTIRMAK
Olgun duruma getirmek.
DOLGUNLAŞMA
Dolgunlaşmak işi.
DOLGUNLAŞTIRMAK
Dolgunlaşma işini yaptırmak.
OLGUNLAŞMAK
Meyve olgun duruma gelmek. İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak. Yazı, düşünce olgun duruma gelmek.
OLGUNLAŞABİLMEK
Olgunlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SOLGUNLAŞMAK
Solgun duruma gelmek.
OLGUNLAŞABİLME
Olgunlaşabilmek işi.
OLGUNLAŞTIRABİLME
Olgunlaştırabilmek işi.
DOLGUNDURMAK
Tehevvüre kaptırmak, öfkelendirip köpürtmek.
OLGUNLAŞMA
Olgunlaşmak işi.
OLGUNNAŞMAK
Olgunlaşmak.
DOLGUNLAŞTIRMA
Dolgunlaştırmak işi.
OLGUNLAŞTIRMA
Olgunlaştırmak işi.
SOLGUNLAŞMA
Solgunlaşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde OLGUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABLAK
Yayvan ve dolgun (yüz).
ÇAKIRLAŞMAK
Çakırkeyif olmaya başlamak. Olgunlaşmaya yüz tutmak.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
CIRTLAK
Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses). Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze) Aşırı renkli, çok açık renkli, göz alıcı veya rahatsız edici renkte.
BELGELEMEK
Bir olgunun doğru olduğunu belge ile göstermek, ortaya çıkarmak, tevsik etmek.
BABACAN
Olgun, hoşgörülü, iyi kalpli, güvenilir (erkek).
BUT
İnsan vücudunun kalça ile diz arasındaki bölümü. Hayvanların, arka bacaklarının gövdeye bitişik olan dolgun, etli bölümü.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
ÇELEBİ
Bektaşi ve Mevlevi pirlerinin en büyüklerine verilen unvan. Görgülü, terbiyeli, olgun (kimse). Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Hristiyan tüccar.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
BEZGİN
Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş. Solgun, cansız. Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş bir biçimde.
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
ÇALARMAK
Ekinler veya meyveler olmaya, olgunlaşmaya yüz tutmak.
BÖĞÜRTLEN
Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı, diken dutu, it üzümü (Rubus caesus). Bu bitkinin önce kırmızı, olgunlaştığında kararan mayhoş yemişi.
BİLGE
Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek (kimse), hakim.
BALLANMAK
Bal bulaşmak, bal sürülmek. Tatlılaşmak, tatlanmak, olgunlaşmak.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
BALDO
İri ve dolgun taneli pilavlık pirinç.
BAKALORYA
Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.
BAL
Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.