Kelimeler arşivi içinde; sonunda "olca" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu olca ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında olca olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde olca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İSPANYOLCA
MOĞOLCA
BOLCA, KOLCA, TOLCA, YOLCA
OLCA
OLCA
Düşmandan ele geçirilen mal. Ganimet. Bolluk, bereket.
YOLCA
Yoldan ayrılmayarak, yolun imtidadınca, yolu takiben. Yol üzerinde.
TOLCA
Konya şehrinde, Hüyük belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
İSPANYOLCA
Hint-Avrupa dillerinden, İspanya'da, Brezilya dışındaki Latin Amerika'da ve İspanyol uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.
BOLCA
Oldukça geniş. (bo'lca) Çokça. Oldukça çok.
KOLCA
Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
MOĞOLCA
Moğol dili. Bu dille yazılmış olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde OLCA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LADİNO
Musevilerin kullandığı, 1. yüzyıl İspanyolcasını temel alan ancak içinde İbranice, Türkçe, Fransızca, Yunanca, Arapça ve Portekizce kelimeler barındıran Latin kökenli bir Hint-Avrupa dili olan İspanyolcanın bir lehçesi.
PROTEOGLİKAN
Bağ dokusunun zemin maddesinde bolca bulunan, çeşitli glikozaminoglikanların proteinlere kovalent bağlarla bağlanması ile oluşan tüp fırçası şeklindeki kompleks. Mukopolisakkaritlerin bir protein molekülüne bağlanmasıyla oluşan molekül.
YOLIRA
Yolca, yol boyunca.
EŞKİLİ
Turşu. İşkil, kuşku. Ekşi hamurdan yapılan ekmek, bazlama. Mercimek, nohut, yarma, taze kabak ve fasulye ile yapılan ve içine bolca ekşi konan bir çeşit çorba. Kaynatılmış kayısı kurusu, et ve yağ ile yapılan bir çeşit yemek. Kelle ve sirke ile yapılan yemek. Ekşili.
SALTA
Köpeğin arka ayakları üzerine ayağa kalkması. Gergin duran bir halatı biraz koyuverme işi. Yakasız, iliksiz, kolları bolca bir tür kısa ceket.
KASARLAMAK
Bezi beyazlatmak, ağartmak. Kilim, çul, çuvalı akarsuda sabunsuz, bolca yıkamak.
FAŞIRADAN
Herhangi bir şey bolca ve birden akmak.
MAYISLI
Bolca taze sığır dışkısı karıştırılmış (toprak).
FAŞIRADAK
Herhangi bir şey bolca ve birden akmak: Kızgın yağ faşıradak çocuğun ayaklarına dökülmesin mi?.
BORANA
Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Şiddetli kar, fırtına, kasırga. Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek. Ispanak, yoğurt ve yumurta ile yapılan bir çeşit yemek. Komposto. Ekşi meyvelerden, et ve pekmezle yapılan suyu bolca tatlımsı bir yemek. Ebegümeci yemeği. Kışın yenmek üzere kurutulmuş taze fasulye. Ispanak. Sulusepken. Toprak düzeltmekte kullanılan tırmık. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek. Çeltik tarlalarında öküze koşulan demir dişli bir araç. Tırmık. Cacık.
DOLMA
Dolmak işi. Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Yalan, hile, dalavere. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek. Doldurularak yapılan.