Sonu OLAŞMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "olaşma" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu olaşma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında olaşma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde olaşma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

OLAŞMA

Bulaşıcı, yaygın hastalık.

DOLAŞMA

Dolaşmak işi.

ARGOLAŞMA

Argolaşmak durumu.

KADROLAŞMA

Kadrolaşmak durumu.

  -   -   -  

Anlamında OLAŞMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OLAŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOĞRUCA

Doğruya yakın. (do'ğruca) Hiçbir yöne sapmadan, dolaylı olmayarak, dolaşmayarak.

AVLANMAK

Avlama işine konu olmak. Ava gitmek, ava çıkmak, av için dolaşmak.

DEVRETMEK

Dönmek, dolaşmak. Baştan sona değin okumak, bitirmek. Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek. Aktarmak.

ARŞINLAMAK

Arşınla ölçmek. Amaçsız, geniş adımlarla dolaşmak.

DOLAŞTIRMAK

Dolaşma işini yaptırmak.

DOLANMAK

Bir şeyin çevresine sarılmak. Bir şeyin çevresinde dönmek, gezmek, dolaşmak. Karışmak, dolaşmak. Gelişigüzel gezmek.

ÇALKANMAK

Çalkama işine konu olmak. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak. Deniz, göl dalgalanmak. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak.

DOLAŞILMAK

Dolaşma işi yapılmak.

DEVİR

Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası. Dönme, dönüş. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılmış olan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi. Aktarılma. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim. Dolaşma.

DÖNELEMEK

Dolaşmak, dolaşıp durmak.

DEVRİALEM

Dünyayı dolaşma.

GEZELEMEK

Gezinmek. Sıkıntılı bir durumda dolaşmak, gezinmek.

DÖNMEK

Kendi ekseni üzerinde ya da başka bir şeyin dolayında hareket etmek. Sapmak. Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. Geri gelmek, geri gitmek. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. Sınıfta kalmak. Bırakılan bir konu veya işe başlamak. Belirli bir yerde dolaşmak. Yönelmek. Söz konusu etmek, hatırlamak. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. Hileyle, gizlice yapılmak. İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek.

DOLANIM

Tedavül, sirkülasyon, dolaşım. Mal veya paranın elden ele dolaşması, dolaşım, sirkülasyon, para dolaşımı. Alışveriş ve hizmet karşılığının ödenmesini sağlamak üzere paranın el değiştirmesi, dolaşım, tedavül, sirkülasyon. Para ve para yerine geçen bono, senet vb.nin geçerli olması, sürümde bulunması, dolaşım, sirkülasyon.

CEVELAN

Dolaşma, dolanma, gezinme, gezinti.

HARMANLAMAK

Harman etmek. Gemi az bir dümen açısıyla büyük bir eğri çizerek yürümek. Bir çember oluşturacak biçimde dolaşmak.

DOLAŞIM

Dolaşma işi. Dolanım. Kan dolaşımı.

GEZMEK

Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.

GEZİNMEK

Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek, dolaşmak, seyran etmek. Belirli bir çevre içinde gezip durmak. Özellikle doğaçtan yapılmış olan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmak, dolaşmak.

ISPARMAÇA

Deniz içinde birkaç zincirin birbirine dolaşması.