İçinde OLAŞMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "olaşma" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde olaşma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu olaşma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında olaşma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

FISIKOLAŞMAK

11 harfli kelimeler

KADROLAŞMAK, LOPPOLAŞMAK

10 harfli kelimeler

ARGOLAŞMAK, BOZOLAŞMAK, KADROLAŞMA

9 harfli kelimeler

ARGOLAŞMA

8 harfli kelimeler

DOLAŞMAK, TOLAŞMAK

7 harfli kelimeler

DOLAŞMA, OLAŞMAK

6 harfli kelimeler

OLAŞMA

Bazı kelimelerin anlamları

OLAŞMA

Bulaşıcı, yaygın hastalık.

KADROLAŞMA

Kadrolaşmak durumu.

ARGOLAŞMAK

Karşılıklı argo konuşmak. Söz argo durumuna gelmek.

DOLAŞMAK

Gezmek, gezinmek. Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek. Dönüp başka bir yönden gelmek. Akmak. Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek. Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek. Doğru gitmeyip yolu uzatmak. Belirmek. Bir yeri belli bir amaçla gezmek. Çok kimse tarafından söylenmek. Gezinmek.

TOLAŞMAK

Dolaşmak. (koyunu) bir araya toplamak. Seyeetmek, gezinti yapmak, dolaşıvermek - donmak tolaşmak: etrafı kolaçan etmek, her tarafta gezmek.

ARGOLAŞMA

Argolaşmak durumu.

BOZOLAŞMAK

Meleşmek: Evvel göndelende oynardı kayık. Bozolaşır boz koyun, höyrüşür keyik.

OLAŞMAK

Ulaşmak, yetişmek.

FISIKOLAŞMAK

Sessiz sessiz konuşmak.

KADROLAŞMAK

Kadrolara, aynı görüşü paylaşan insanları toplamak, yerleştirmek.

DOLAŞMA

Dolaşmak işi.

LOPPOLAŞMAK

Ağaçlara su yürümek.

  -   -   -  

Anlamında OLAŞMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OLAŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOLAŞILMAK

Dolaşma işi yapılmak.

DEVRETMEK

Dönmek, dolaşmak. Baştan sona değin okumak, bitirmek. Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek. Aktarmak.

ARŞINLAMAK

Arşınla ölçmek. Amaçsız, geniş adımlarla dolaşmak.

ISPARMAÇA

Deniz içinde birkaç zincirin birbirine dolaşması.

GEZELEMEK

Gezinmek. Sıkıntılı bir durumda dolaşmak, gezinmek.

DEVİR

Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası. Dönme, dönüş. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılmış olan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi. Aktarılma. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim. Dolaşma.

CEVELAN

Dolaşma, dolanma, gezinme, gezinti.

HARMANLAMAK

Harman etmek. Gemi az bir dümen açısıyla büyük bir eğri çizerek yürümek. Bir çember oluşturacak biçimde dolaşmak.

DOLAŞIM

Dolaşma işi. Dolanım. Kan dolaşımı.

DÖNELEMEK

Dolaşmak, dolaşıp durmak.

DOĞRUCA

Doğruya yakın. (do'ğruca) Hiçbir yöne sapmadan, dolaylı olmayarak, dolaşmayarak.

DEVRİALEM

Dünyayı dolaşma.

DOLAŞTIRMAK

Dolaşma işini yaptırmak.

DOLANMAK

Bir şeyin çevresine sarılmak. Bir şeyin çevresinde dönmek, gezmek, dolaşmak. Karışmak, dolaşmak. Gelişigüzel gezmek.

GEZİNMEK

Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek, dolaşmak, seyran etmek. Belirli bir çevre içinde gezip durmak. Özellikle doğaçtan yapılmış olan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmak, dolaşmak.

DOLANIM

Tedavül, sirkülasyon, dolaşım. Mal veya paranın elden ele dolaşması, dolaşım, sirkülasyon, para dolaşımı. Alışveriş ve hizmet karşılığının ödenmesini sağlamak üzere paranın el değiştirmesi, dolaşım, tedavül, sirkülasyon. Para ve para yerine geçen bono, senet vb.nin geçerli olması, sürümde bulunması, dolaşım, sirkülasyon.

ÇALKANMAK

Çalkama işine konu olmak. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak. Deniz, göl dalgalanmak. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak.

DÖNMEK

Kendi ekseni üzerinde ya da başka bir şeyin dolayında hareket etmek. Sapmak. Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. Geri gelmek, geri gitmek. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. Sınıfta kalmak. Bırakılan bir konu veya işe başlamak. Belirli bir yerde dolaşmak. Yönelmek. Söz konusu etmek, hatırlamak. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. Hileyle, gizlice yapılmak. İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek.

GEZMEK

Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.

AVLANMAK

Avlama işine konu olmak. Ava gitmek, ava çıkmak, av için dolaşmak.