Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nüfuz" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nüfuz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında nüfuz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nüfuz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
NÜFUZ
NÜFUZ
İçine geçme. Söz geçirme, güçlü olma, erk.
Bu bölümde tanımı içerisinde NÜFUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İŞLEMEK
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek. Naşketmek. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak. Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak. Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek. Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek. Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak. Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek. Çimlenmek, filizlenmek. Çalışmak, iş yapmak. Ayçiçeği ya da kabak çekirdeği yemek. Mısır tanelerini ayırmak: Beş teneke mısır işledik. İşlemek. İşlemek, girip çıkmak; gapidan işlemek. Çalışmak. Herhangi bir veri saklama ortamına, tutanak eklemek ya da günlemek amacıyla yazmak. (kötü iş için): irtikâb. Yapmak. İmâl etmek, yapmak. Tesir etmek.
ERK
Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar. Bir bireyin, bir toplumun, başka birey, küme veya toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, hürriyetlerine karışma ve onları belli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi veya yeteneği. Sözü geçerlik, istediğini yaptırabilme gücü, nüfuz.
ARHALİ
Arkası kuvvetli, nüfuzlu.
SİNMEK
Kendini göstermemek için büzülmek, saklanmak, pusmak. Korku, yılgınlık vb. sebeplerle konuşmamak, hareket etmemek veya tepki göstermemek. Hiç çıkmayacak veya güç çıkacak biçimde işlemek, nüfuz etmek. Huy, alışkanlık vb. iyice yerleşmek.
KUVVET
Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.
ERKLİLİK
Erkli olma durumu, muktedirlik, nüfuzluluk.
EPİLİMNİYON
Göllerde ışığın nüfuz edebildiği suyun oksijence zengin üst tabakası. Isı tabakalaşması gösteren göllerde, ışığın nüfuz edebildiği suyun oksijence zengin olduğu en üstte yer alan tabaka, epilimnion.
NÜFUZSUZ
Nüfuzu olmayan.
KUVVETLİ
Gücü çok olan, zorlu, şiddetli. Saygın, nüfuzlu. Etkili. Görevini iyi yapan, keskin. Sağlam, dayanıklı olan. Çok etkileyici. Üstün, donanımlı.
BEĞ
Cilt üzerindeki koyu renk leke, ben. Arı beyi, ana arı. Zevce, koca. Küçük devlet başkanı. Âmir, nüfuzlu, ileri gelen, sözü geçen5 zengin adam. Kuş avlamak için kullanılan başka kuş.
NÜFÜZ
Arapça kökenli nüfûz: nüfuz.
İKTİDARLI
Güçlü, nüfuzlu.
NÜFUZSUZLUK
Nüfuzsuz olma durumu.
YORT
Bir çeşit at yürüyüşü, tırıs. Yoğurt. Hüküm, nüfuz.
ERKLİ
Bir şeyi yapmaya, başarmaya gücü yeten, nüfuzlu, muktedir, kadir.
PENETRASYON
İçine işlemek, içine girmek, içinden geçmek. Nüfuz etme.