Kelimeler arşivinde; içinde "nüfuz" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nüfuz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nüfuz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nüfuz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
NÜFUZSUZLUK
NÜFUZSUZ, NÜFUZKAR
NÜFUZLU
NÜFUZ
NÜFUZ
İçine geçme. Söz geçirme, güçlü olma, erk.
NÜFUZLU
Sözü geçer, istediğini yaptıran, erkli. Makamı yüksek, kademesi üst.
NÜFUZKAR
Etkileyici, güçlü.
NÜFUZSUZ
Nüfuzu olmayan.
NÜFUZSUZLUK
Nüfuzsuz olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde NÜFUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NÜFÜZ
Arapça kökenli nüfûz: nüfuz.
İŞLEMEK
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek. Naşketmek. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak. Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak. Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek. Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek. Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak. Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek. Çimlenmek, filizlenmek. Çalışmak, iş yapmak. Ayçiçeği ya da kabak çekirdeği yemek. Mısır tanelerini ayırmak: Beş teneke mısır işledik. İşlemek. İşlemek, girip çıkmak; gapidan işlemek. Çalışmak. Herhangi bir veri saklama ortamına, tutanak eklemek ya da günlemek amacıyla yazmak. (kötü iş için): irtikâb. Yapmak. İmâl etmek, yapmak. Tesir etmek.
YORT
Bir çeşit at yürüyüşü, tırıs. Yoğurt. Hüküm, nüfuz.
SİNMEK
Kendini göstermemek için büzülmek, saklanmak, pusmak. Korku, yılgınlık vb. sebeplerle konuşmamak, hareket etmemek veya tepki göstermemek. Hiç çıkmayacak veya güç çıkacak biçimde işlemek, nüfuz etmek. Huy, alışkanlık vb. iyice yerleşmek.
ERKLİ
Bir şeyi yapmaya, başarmaya gücü yeten, nüfuzlu, muktedir, kadir.
PENETRASYON
İçine işlemek, içine girmek, içinden geçmek. Nüfuz etme.
ERKLİLİK
Erkli olma durumu, muktedirlik, nüfuzluluk.
EPİLİMNİYON
Göllerde ışığın nüfuz edebildiği suyun oksijence zengin üst tabakası. Isı tabakalaşması gösteren göllerde, ışığın nüfuz edebildiği suyun oksijence zengin olduğu en üstte yer alan tabaka, epilimnion.
ARHALİ
Arkası kuvvetli, nüfuzlu.
İKTİDARLI
Güçlü, nüfuzlu.
BEĞ
Cilt üzerindeki koyu renk leke, ben. Arı beyi, ana arı. Zevce, koca. Küçük devlet başkanı. Âmir, nüfuzlu, ileri gelen, sözü geçen5 zengin adam. Kuş avlamak için kullanılan başka kuş.
KUVVET
Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.
ERK
Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar. Bir bireyin, bir toplumun, başka birey, küme veya toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, hürriyetlerine karışma ve onları belli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi veya yeteneği. Sözü geçerlik, istediğini yaptırabilme gücü, nüfuz.
KUVVETLİ
Gücü çok olan, zorlu, şiddetli. Saygın, nüfuzlu. Etkili. Görevini iyi yapan, keskin. Sağlam, dayanıklı olan. Çok etkileyici. Üstün, donanımlı.