NİŞAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nişan" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. nişan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nişan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nişan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

NİŞANLAYIVERMEK, NİŞANLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

NİŞANLAYIVERME, NİŞANLAYABİLME

11 harfli kelimeler

NİŞANÇUBUĞU, NİŞANLANMAK

10 harfli kelimeler

NİŞANNAMAK, NİŞANCILIK, NİŞANNAMAH, NİŞANLILIK, NİŞANLAMAK, NİŞANLANIŞ, NİŞANLANMA

9 harfli kelimeler

NİŞANTAŞI, NİŞANTACI, NİŞANLAMA, NİŞANKAYA, NİŞANELER

8 harfli kelimeler

NİŞANGEÇ, NİŞANGAH, NİŞANLIK, NİŞANSIZ, NİŞANBAY

7 harfli kelimeler

NİŞANLI, NİŞANLİ, NİŞANCI, NİŞANNI

6 harfli kelimeler

NİŞANE

Bazı kelimelerin anlamları

NİŞAN

İşaret, iz, belirti, alamet. Nişanlanma sırasında yapılan tören. Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma. Kurşun, taş ve benzerleri ile vurulmak istenen hedef. Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme. Devlet nişanı. Nişan, nişanlanma sırasında yapılan tören. Nişan, akit olarak verilen eşya. Osmanlılarda 1832'den sonra hizmet ve yararlık karşılığı olarak bir kişiye verilen madalya. İm, iz, belirti.

NİŞANNAMAK

Nişanlamak.

NİŞANTACI

(Heykel) Eskiden okçulukta başarı kazananların, yarışmalarda attıkları okun düştüğü yere anı olarak dikilen, üzerine oku atanın adı ve attığı tarih yazılan uzun taş.

NİŞANLILIK

Nişanlı olma durumu, yavukluluk.

NİŞANLANIŞ

Nişanlanma işi.

NİŞANLAYABİLMEK

Nişanlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

NİŞANLAYIVERME

Nişanlayıvermek işi.

NİŞANNAMAH

Nişanlanmak.

NİŞANÇUBUĞU

Harman savrulurken saman ile taneleri birbirinden ayırmağa yarayan ağaç çubuk. (Çaltı Gelendost Isparta).

NİŞANTAŞI

Bayburt şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzurum ilinde, Akşar nahiyesine bağlı bir yer.

NİŞANLAMAK

Bir çiftin evlenme işinin kararlaştığına belirti olarak parmaklarına yüzük takmak, yavuklamak. Bir hedefi vurmak için silah, taş vb.ne belli bir doğrultu vermek. Bir şeyin yerini belirtmek, işaretlemek, nişan koymak.

NİŞANLANMA

Nişanlanmak işi, adaklanma. Bir erkekle bir kadının ileride birbirleriyle evlenmek için yaptıkları sözleşme.

NİŞANLANMAK

Nişanlı duruma gelmek, adaklanmak. Evlenmeye söz verme belirtisi olarak nişan yüzüğü takmak.

NİŞANCILIK

Nişancı olma durumu, tuğrakeşlik.

NİŞANLAYABİLME

Nişanlayabilmek işi.

NİŞANLAYIVERMEK

Çabucak veya ansızın nişanlamak.

  -   -   -  

Anlamında NİŞAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NİŞAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GONDOL

Genellikle Venedik'te kullanılan, ayakta, kıç tarafta tek kürekle yürütülen, 10 metre uzunluğunda, yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık. Genellikle söz ve nişanlarda kız tarafına içine şeker, çikolata vb. konularak armağan olarak verilen, kesme cam veya gümüşten, yayvan, kayık biçiminde tabak.

ALYANS

Nişan yüzüğü.

ADAKSIZ

Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.

BELİRTİ

Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.

BERAT

Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.

ATICI

İyi nişan alan, attığını vuran (kimse). Yalancı, asılsız şeyler uydurup söyleyen (kimse).

GÖRÜMLÜK

Yalnız görülmek için konulan nesne. Nişanlanan kıza, ilk kez görmeye gidildiğinde erkek tarafından takılan veya verilen armağan.

DAĞ

Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü. Büyük üzüntü, acı. Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan. İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümüne kızgın bir araçla yapılmış olan yanık.

ADAKLI

Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.

ADAKLANMAK

Nişanlanmak.

GEZLEMEK

Bir yeri ölçmek. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak. Okun gezini kirişe yerleştirmek.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

ARPACIK

Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı.

GEZ

Okun, kirişe geçen ucundaki kertik. Yapı işlerinde kullanılan çekül. Yer ölçmeye yarar düğümlü ip. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik.

BELGİ

Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik, alamet, nişan. Şiar.

BAKINCAK

Nişangâh.

ADAKLANMA

Nişanlanma.

DAMGA

Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç. Bir kimsenin adını kötüye çıkaran, yüz kızartıcı durum. Bu araçla basılan nişan, işaret. Bir şeyin kime, hangi çağa ait olduğunu gösteren belirgin iz, işaret, nitelik.

ALAMET

Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.

ARPALIK

Arpa ekilen yer, arpa tarlası. Karşılıksız yarar sağlanılan yer veya kimse, yemlik. Osmanlılarda memurlara görevleri sırasında maaşlarına ek olarak, görevden ayrıldıktan sonra ise bir tür emeklilik maaşı olarak verilen gelir. Hayvanın dişinde bulunan ve hayvan yaşlandıkça silindiği için yaşını belli eden bir nişan. Arpa konulan yer.