İçinde NİŞAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "nişan" olan, toplam 34 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nişan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu nişan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nişan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

NİŞANLAYABİLMEK, NİŞANLAYIVERMEK

14 harfli kelimeler

NİŞANLAYIVERME, NİŞANLAYABİLME

12 harfli kelimeler

PARMAKNİŞANI

11 harfli kelimeler

NİŞANÇUBUĞU, NİŞANLANMAK

10 harfli kelimeler

NİŞANLILIK, NİŞANNAMAH, NİŞANNAMAK, NİŞANLANMA, NİŞANLANIŞ, NİŞANLAMAK, NİŞANCILIK

9 harfli kelimeler

NİŞANTAŞI, NİŞANTACI, NİŞANELER, NİŞANLAMA, NİŞANKAYA, PERİNİŞAN

8 harfli kelimeler

ZERNİŞAN, ZENNİŞAN, NİŞANGAH, NİŞANBAY, NİŞANSIZ, NİŞANLIK, NİŞANGEÇ

7 harfli kelimeler

NİŞANLİ, NİŞANNI, NİŞANLI, ÜÇNİŞAN, NİŞANCI

Bazı kelimelerin anlamları

NİŞAN

İşaret, iz, belirti, alamet. Nişanlanma sırasında yapılan tören. Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma. Kurşun, taş ve benzerleri ile vurulmak istenen hedef. Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme. Devlet nişanı. Nişan, nişanlanma sırasında yapılan tören. Nişan, akit olarak verilen eşya. Osmanlılarda 1832'den sonra hizmet ve yararlık karşılığı olarak bir kişiye verilen madalya. İm, iz, belirti.

NİŞANNAMAH

Nişanlanmak.

PARMAKNİŞANI

Atın sağrısında ya da boynunda baş parmak girecek büyüklükteki çukur.

NİŞANÇUBUĞU

Harman savrulurken saman ile taneleri birbirinden ayırmağa yarayan ağaç çubuk. (Çaltı Gelendost Isparta).

NİŞANTAŞI

Bayburt şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzurum ilinde, Akşar nahiyesine bağlı bir yer.

NİŞANLANMA

Nişanlanmak işi, adaklanma. Bir erkekle bir kadının ileride birbirleriyle evlenmek için yaptıkları sözleşme.

NİŞANLAYIVERMEK

Çabucak veya ansızın nişanlamak.

NİŞANLAMAK

Bir çiftin evlenme işinin kararlaştığına belirti olarak parmaklarına yüzük takmak, yavuklamak. Bir hedefi vurmak için silah, taş vb.ne belli bir doğrultu vermek. Bir şeyin yerini belirtmek, işaretlemek, nişan koymak.

NİŞANLAYABİLME

Nişanlayabilmek işi.

NİŞANLAYIVERME

Nişanlayıvermek işi.

NİŞANLAYABİLMEK

Nişanlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

NİŞANLILIK

Nişanlı olma durumu, yavukluluk.

NİŞANCILIK

Nişancı olma durumu, tuğrakeşlik.

NİŞANNAMAK

Nişanlamak.

NİŞANLANMAK

Nişanlı duruma gelmek, adaklanmak. Evlenmeye söz verme belirtisi olarak nişan yüzüğü takmak.

NİŞANLANIŞ

Nişanlanma işi.

  -   -   -  

Anlamında NİŞAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NİŞAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GONDOL

Genellikle Venedik'te kullanılan, ayakta, kıç tarafta tek kürekle yürütülen, 10 metre uzunluğunda, yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık. Genellikle söz ve nişanlarda kız tarafına içine şeker, çikolata vb. konularak armağan olarak verilen, kesme cam veya gümüşten, yayvan, kayık biçiminde tabak.

BERAT

Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.

ARPALIK

Arpa ekilen yer, arpa tarlası. Karşılıksız yarar sağlanılan yer veya kimse, yemlik. Osmanlılarda memurlara görevleri sırasında maaşlarına ek olarak, görevden ayrıldıktan sonra ise bir tür emeklilik maaşı olarak verilen gelir. Hayvanın dişinde bulunan ve hayvan yaşlandıkça silindiği için yaşını belli eden bir nişan. Arpa konulan yer.

DAMGA

Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç. Bir kimsenin adını kötüye çıkaran, yüz kızartıcı durum. Bu araçla basılan nişan, işaret. Bir şeyin kime, hangi çağa ait olduğunu gösteren belirgin iz, işaret, nitelik.

ALYANS

Nişan yüzüğü.

ADAKSIZ

Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.

ADAKLANMA

Nişanlanma.

BELİRTİ

Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.

GÖRÜMLÜK

Yalnız görülmek için konulan nesne. Nişanlanan kıza, ilk kez görmeye gidildiğinde erkek tarafından takılan veya verilen armağan.

GEZ

Okun, kirişe geçen ucundaki kertik. Yapı işlerinde kullanılan çekül. Yer ölçmeye yarar düğümlü ip. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

DAĞ

Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü. Büyük üzüntü, acı. Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan. İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümüne kızgın bir araçla yapılmış olan yanık.

BELGİ

Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik, alamet, nişan. Şiar.

GEZLEMEK

Bir yeri ölçmek. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak. Okun gezini kirişe yerleştirmek.

ADAKLANMAK

Nişanlanmak.

ARPACIK

Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı.

BAKINCAK

Nişangâh.

ATICI

İyi nişan alan, attığını vuran (kimse). Yalancı, asılsız şeyler uydurup söyleyen (kimse).

ALAMET

Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.

ADAKLI

Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.