NİNE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nine" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. nine ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nine ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nine olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

NİNEMELMASI

7 harfli kelimeler

NİNEDİN, NİNELİK, NİNEYİM

4 harfli kelimeler

NİNE

Bazı kelimelerin anlamları

NİNE

Torunu olan kadın, büyükanne, nene. Yaşlı kadın. Yaşlı kadınlar için kullanılan bir seslenme sözü.

NİNEMELMASI

Temmuzda olgunlaşan, yuvarlak ve kepekli bir çeşit elma.

NİNEDİN

Ne yaptın, ne ettin.

NİNELİK

Nine olma durumu, büyük annelik.

NİNEYİM

Ne yapayım. Neyleyeyim?.

  -   -   -  

Anlamında NİNE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANAOKULU

Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.

ARZANİ

Enine olan.

DOĞAN

Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).

BODUR

Enine göre boyu kısa ve tıknaz.

BASTİKA

Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik.

GRANDÜK

Büyük bir düklüğün egemenine verilen ad. Çarlık Rusyası'nda prenslere verilen unvan.

EKVATOR

Fındık, ceviz vb. meyvelerin ölçümünde kullanılan bir birim. Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı.

KEMERE

Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri.

GÖMMEK

Yerin altına koyarak üstünü toprakla örtmek. Birinin cenaze törenine katılmak. Bir cenazeyi kaldırmak. Bir ölüyü toprağın içine yerleştirmek, defnetmek. Bir nesnenin içine yerleştirmek, batırmak. Birinden daha çok yaşamak.

DÜŞÜNCE

Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

KAPLAN

Kedigillerden, enine siyah çizgili, koyu sarı postu olan, Asya'da yaşayan çevik ve yırtıcı hayvan (Felis tigris).

DEREBEYİ

Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse, kont. Zorba.

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

FETRET

İki peygamber arasında peygambersiz geçen süre. Hükûmet gücünün gevşediği bir yerde düzenin yeniden kurulmasına kadar geçen süre. İki padişah arasında padişahsız geçen süre. İki olay arasındaki süre. İslam dinine göre Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında geçen süre.

EBE

Doğum işini yaptıran kadın. Genellikle çocuk oyunlarında baş olan, diğer çocuklara veya gruba karşı cezasını çekmek ve bundan kurtulmak için tek başına bütün sorumluluğu üzerine alan çocuk, oyun ebesi. Büyükanne, nine.

MEKİK

El veya otomatik dokuma tezgâhlarında atkı veya argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç veya plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. Uzay gemisi. Genellikle karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılmış olan beden hareketi.

MUCİZE

Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller, tansık. İnsan aklının alamayacağı olay. İnsanları hayran bırakan, tabiatüstü sayılan olay. Olağanüstü, şaşırtıcı.

BALE

Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.

ASKER

Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.

MÜSLÜMANLAŞTIRMAK

Bir topluluğu veya bir kimseyi İslam dinine sokmak, İslamlaştırmak.