Kelimeler arşivinde; içinde "nine" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nine bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nine ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nine olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPERARJİNİNEMİ
APENNİNEKOYUNU
HİPERRENİNEMİ
HİPORENİNEMİ
NİNEMELMASI, GÜZELGENİNE
SÜTNİNELİK, SÜTNİNECİK
KADINNİNE, HEÇÇENİNE, LANTANİNE
YOĞUNİNE, DUDUNİNE
NİNEDİN, NİNELİK, NİNEYİM, ÖLENİNE, BALNİNE, SÜTNİNE
NİNE
NİNE
Torunu olan kadın, büyükanne, nene. Yaşlı kadın. Yaşlı kadınlar için kullanılan bir seslenme sözü.
SÜTNİNECİK
Sevgi duyulan sütanne.
YOĞUNİNE
Yorgan iğnesi.
GÜZELGENİNE
Güzelce, güzellikle, güzel olarak.
SÜTNİNELİK
Sütnine olma durumu.
NİNEDİN
Ne yaptın, ne ettin.
DUDUNİNE
Kayınvalide.
APENNİNEKOYUNU
1970'lerde İtalya'da bulunmuş, yerli diğer İtalyan ırkları veya Bergamasca ve Ile de France gibi egzotik ırklarla melezlenmiş, öncelikli olarak et verimi için yetiştirilen, boynuzsuz, vücut rengi beyaz, yüzde ve bacaklarda yapağı bulunmayan, küçük veya orta boyutta sürüler hâlinde yetiştirilen koyun ırkı, Appenninica koyunu.
HİPERRENİNEMİ
Reninizm.
KADINNİNE
Büyükanne. Yaşı epey ilerlemiş kadın.
HİPERARJİNİNEMİ
Kanda arjinin düzeyinin yükselmesi.
LANTANİNE
"Lantana brasiliensis"ten elde edilen ve ateş düşürücü olarak kinin yerine kullanılan bir alkaloit.
NİNEMELMASI
Temmuzda olgunlaşan, yuvarlak ve kepekli bir çeşit elma.
HİPORENİNEMİ
Kan renin düzeyinin normalin altına inmesi.
HEÇÇENİNE
Cennet böceğinden büyük bir çeşit böcek.
NİNELİK
Nine olma durumu, büyük annelik.
Bu bölümde tanımı içerisinde NİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MUCİZE
Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller, tansık. İnsan aklının alamayacağı olay. İnsanları hayran bırakan, tabiatüstü sayılan olay. Olağanüstü, şaşırtıcı.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
DEREBEYİ
Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse, kont. Zorba.
DÜŞÜNCE
Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
MEKİK
El veya otomatik dokuma tezgâhlarında atkı veya argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç veya plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. Uzay gemisi. Genellikle karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılmış olan beden hareketi.
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
FETRET
İki peygamber arasında peygambersiz geçen süre. Hükûmet gücünün gevşediği bir yerde düzenin yeniden kurulmasına kadar geçen süre. İki padişah arasında padişahsız geçen süre. İki olay arasındaki süre. İslam dinine göre Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında geçen süre.
BASTİKA
Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik.
ARZANİ
Enine olan.
MÜSLÜMANLAŞTIRMAK
Bir topluluğu veya bir kimseyi İslam dinine sokmak, İslamlaştırmak.
KAPLAN
Kedigillerden, enine siyah çizgili, koyu sarı postu olan, Asya'da yaşayan çevik ve yırtıcı hayvan (Felis tigris).
BODUR
Enine göre boyu kısa ve tıknaz.
EBE
Doğum işini yaptıran kadın. Genellikle çocuk oyunlarında baş olan, diğer çocuklara veya gruba karşı cezasını çekmek ve bundan kurtulmak için tek başına bütün sorumluluğu üzerine alan çocuk, oyun ebesi. Büyükanne, nine.
DOĞAN
Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
EKVATOR
Fındık, ceviz vb. meyvelerin ölçümünde kullanılan bir birim. Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı.
GRANDÜK
Büyük bir düklüğün egemenine verilen ad. Çarlık Rusyası'nda prenslere verilen unvan.
ANAOKULU
Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.
KEMERE
Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri.
GÖMMEK
Yerin altına koyarak üstünü toprakla örtmek. Birinin cenaze törenine katılmak. Bir cenazeyi kaldırmak. Bir ölüyü toprağın içine yerleştirmek, defnetmek. Bir nesnenin içine yerleştirmek, batırmak. Birinden daha çok yaşamak.