Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nevi" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nevi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında nevi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nevi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MERDİVENEVİ, ÖĞRETMENEVİ
ŞAYTANEVİ
EFSANEVİ, KOYUNEVİ, OĞLANEVİ, YAYINEVİ, DÜĞÜNEVİ, DÜMENEVİ, KADINEVİ
ÜRÜNEVİ, ANANEVİ, MESNEVİ
SENEVİ, AİNEVİ, CONEVİ, GÜNEVİ, MANEVİ, CANEVİ
İNEVİ, UNEVİ
NEVİ
NEVİ
Mısır.
SENEVİ
Yıllık.
KADINEVİ
Yoksul, mağdur veya başka bir özelliği dolayısıyla muhtaç durumda kalan kadınların geçici olarak barındıkları yer.
ANANEVİ
Geleneğe dayanan, geleneksel.
KOYUNEVİ
Adana şehri, İmamoğlu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Çanakkale şehrinde, Gülpınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÖĞRETMENEVİ
Öğretmenlerin barınma, yemek, eğlence vb. gereksinimlerini karşılamak üzere yapılmış bina.
ÜRÜNEVİ
Besin maddelerinin saklandığı evin en soğuk odası. (Yeniköy Eskişehir).
EFSANEVİ
Efsanelerde geçen, kendisi için efsaneler düzülen veya efsaneyi andırır nitelikte olan (kimse, hayvan, yer), menkıbevi.
ŞAYTANEVİ
Kasırga.
OĞLANEVİ
Evlenme sürecinde erkek tarafı, erkekevi.
YAYINEVİ
Dergi, kitap vb.ni yayımlayan veya satan kuruluş.
DÜMENEVİ
Dümen boğazının geçmesi için kıç bodoslamasının üst ucuna ve teknenin kümbet olan bölümüne açılmış oval delik.
AİNEVİ
Ayna.
DÜĞÜNEVİ
Düğün yapan aile.
MERDİVENEVİ
Binalarda merdivenden yapılmış olan duvarlarla çevrili kısım.
MESNEVİ
Her beyti ayrı uyaklı bir divan edebiyatı nazım biçimi. Bu türdeki eserlerin genel adı.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEVİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CENDERELEŞMEK
Manevi baskı altında mücadele etmek.
BORÇLANMAK
Karşılığını sonra vermek şartıyla birinden para veya bir şey almak, istikraz etmek. Manevi bir yükümlülük altına girmek.
GELENEKSEL
Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.
ERKEKEVİ
Oğlanevi.
ERMİŞ
Dinî inançlara göre kendisinde olağanüstü manevi güç bulunan kişi, eren, evliya, veli.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
DEĞER
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
BORÇLU
Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.
ÇÖPÇATAN
Evlenmelerde aracılık eden kimse. Kimin kiminle evleneceğini önceden kararlaştırıp gerçekleştirdiğine inanılan manevi güç.
ENERJİ
Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Manevi güç. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
FEYİZ
Verimlilik, gürlük, ongunluk, bereket. İlerleme, kültürel gelişme, olgunluk. Artma, çoğalma. Manevi haz, mutluluk, iç huzuru.
CENDERE
Pres. Manevi baskı.
ESRAR
Gizler, sırlar. Hint kenevirinden çıkarılan ve kullanılacak miktara göre uyarıcı, sarhoş edici veya uyuşturucu etkileri olan bir madde.
GURU
Brahmacı eğitimde, yüksek kasttan gençleri ve öğrencileri yetiştiren, manevi gücünün en yüksek noktada olduğuna inanılan kimse. Pir.
ÇUVAL
Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.
DESTEK
Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.
HALAT
Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip.
HAMSE
Divan edebiyatında beş mesnevinin bir araya gelmesinden oluşan eser.
HAK
Adalet. Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk. Verilmiş emekten doğan manevi yetki. Doğru, gerçek. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç. Pay. Emek karşılığı ücret. Tanrı. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı.