İçinde NEYE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "neye" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde neye bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu neye ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında neye olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ÇİĞNEYEBİLMEK, KİŞNEYEBİLMEK

12 harfli kelimeler

ÇİĞNEYEBİLME, DENEYEBİLMEK, ESNEYEBİLMEK, KİŞNEYEBİLME

11 harfli kelimeler

DENEYEBİLME, ESNEYEBİLME

10 harfli kelimeler

GÜNEYEVLER

9 harfli kelimeler

FİNEYERLİ

8 harfli kelimeler

NEYNEYEN

7 harfli kelimeler

DÖNEYEN, PİNEYET

6 harfli kelimeler

SENEYE

4 harfli kelimeler

NEYE

Bazı kelimelerin anlamları

NEYE

Niye, niçin?. Niçin.

FİNEYERLİ

Her zaman üzüntülü, kederli olan kişi.

ÇİĞNEYEBİLME

Çiğneyebilmek işi.

ESNEYEBİLMEK

Esneme imkânı veya olasılığı bulunmak.

NEYNEYEN

Neyleyim.

KİŞNEYEBİLMEK

Kişneme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KİŞNEYEBİLME

Kişneyebilmek işi.

ÇİĞNEYEBİLMEK

Çiğneme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÜNEYEVLER

Sivas şehri, Divriği belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

PİNEYET

Mayalanmış ekmek hamurunu fırına götürmek için kullanılan sekiz, on gözlü, uzun ekmek tahtası.

SENEYE

Gelecek sene.

DÖNEYEN

Su çevirisi. Tekerlekleri birbirine bağlayan ve dönmelerini sağlayan ağaç.

DENEYEBİLMEK

Deneme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DENEYEBİLME

Deneyebilmek işi.

ESNEYEBİLME

Esneyebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında NEYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NEYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DENEYSEL

Deneye başvurularak yapılan, deneyle olan, deneyle ilgili, tecrübi, ampirik.

DEKOR

Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü. Görünüş, manzara. Bir yere süsleme amacıyla verilen düzen.

BAKI

Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.

BİLİM

Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

DENEYLİ

Deneye başvurulan. Deneye başvurularak.

DAMLALIK

Bir sıvıyı damla damla akıtmak için bir ucuna kauçuktan yapılmış başlık geçirilmiş, öbür ucu sivri, cam veya plastikten araç. Bir yapıda çörtenleri ve dam oluklarını taşıyan yan duvar. Bulaşık teknesinin yanına konulan ve yıkanmış kap kacağın sularını tekneye akıtan oluklu bölüm.

DİKMEK

Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

ANNELİK

Anne olma niteliği veya durumu, analık. Anneye yakışan davranış.

DENEYSİZ

Deneye başvurulmayan. Deneye başvurulmadan.

GİRİFT

Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. Güzel yazı sanatında boş yer bırakmayacak biçimde iç içe istif edilmiş (yazı). Klasik Türk müziğinde kullanılmış, neye benzer bir çalgı.

DOGMATİK

Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi), inaksal. Felsefe ve din dogmalarının mantıksal ve sıralı bir yolla ortaya konuluşu.

APARKAT

Boksta bükük kolla aşağıdan yukarıya doğru çeneye atılan yumruk.

CENUBİ

Güneyle ilgili, güneye özgü olan.

FİSKAL

Hazineye ilişkin. Vergiye ilişkin.

ÇAPARİ

Beden, köstek ve iğne bölümlerinden meydana gelen, her bir iğneye hindi, horoz, kaz, martı, tavuk, ördek vb. kuşların kanat, kuyruk tüyleri takılan çok iğneli bir tür olta takımı.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

ASSOLİST

Bir müzik programında genellikle en son sahneye çıkan, alanında çok ünlü olan sanatçı.

ANNEANNELİK

Anneanne olma durumu. Anneanneye yakışan davranış.