NEV ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nev" olan, toplam 80 adet kelime bulunmaktadır. nev ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nev ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nev olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

NEVŞEHİRLİLİK, NEVRUZYAYLASI

12 harfli kelimeler

NEVYUNANİLİK

11 harfli kelimeler

NEVABUSELİK

10 harfli kelimeler

NEVRASTENİ, NEVŞEHİRLİ

9 harfli kelimeler

NEVBETÇİK, NEVRETTİN, NEVKERSİZ, NEVRALJİK

8 harfli kelimeler

NEVRALJİ, NEVŞEYİR, NEVİNSİZ, NEVÜRSÜZ, NEVRUZLU, NEVİRSÜZ, NEVŞEHİR, NEVNİHAL, NEVERİYH, NEVROTİK, NEVREKAN, NEVROZLU, NEVRESİM, NEVCİVAN, NEVRESTE, NEVBAHAR, NEVROPAT

7 harfli kelimeler

NEVSALE, NEVZİNE, NEVİŞLİ, NEVİNUR, NEVRİYE, NEVESER, NEVVARE, NEVELİK, NEVERİK, NEVAZİŞ, NEVAZİL, NEVEZİK

6 harfli kelimeler

NEVROZ, NEVAYA, NEVBER, NEVENT, NEVSAL, NEVCAN, NEVCİK, NEVÇIR, NEVRES, NEVRUZ, NEVEDA, NEVALE, NEVZAT, NEVTON, NEVERT, NEVMİT, NEVLÜM, NEVLİM, NEVLEM, NEVKER, NEVFEL, NEVGÜL, NEVHİZ, NEVİDE

5 harfli kelimeler

NEVSE, NEVÜS, NEVİT, NEVRİ, NEVRA, NEVİŞ, NEVİR, NEVİN, NEVİL, NEVİK, NEVET, NEVEK, NEVAL

4 harfli kelimeler

NEVİ, NEVE, NEVA

3 harfli kelimeler

NEV

Bazı kelimelerin anlamları

NEV

Çeşit, cins, tür.

NEVYUNANİLİK

XX. yüzyıl başında Yahya Kemal ve Yakup Kadri'nin başlattıkları Akdeniz mitolojisine yönelen edebiyat hareketi ve anlayışı.

NEVBETÇİK

Papatya.

NEVİNSİZ

Neşesiz, sevimsiz. Geveze. Değersiz, asılsız (konuşma için): Bıktık senin şu nevinsiz konuşmandan. Taneleri iç tutmamış, boş (tahıl için).

NEVŞEHİRLİ

Nevşehir ilinden olan kimse.

NEVRUZYAYLASI

Sivas kenti, Yıldızeli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

NEVKERSİZ

Renk ve görünüşü hoş olmayan : İnsan bu nevkersiz kızı alır mı?.

NEVRALJİ

Sinir üzerinde duyulan, genellikle şiddetli ve batıcı ağrı.

NEVRETTİN

Dinin ışığı, aydınlığı.

NEVRASTENİ

Baş ağrıları, sindirim güçlükleri vb. fiziksel rahatsızlıklar ve ruhsal görevlerde gevşeme ve bitkinlik biçiminde görülen, sinirsel güçlerin zayıflamasından doğan nevroz, sinir argınlığı.

NEVRUZLU

Kahramanmaraş kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

NEVŞEYİR

Nevşehir.

NEVŞEHİRLİLİK

Nevşehirli olma durumu.

NEVRALJİK

Nevraljiyle ilgili, nevralji türünden olan.

NEVÜRSÜZ

Çirkin yüzlü.

NEVABUSELİK

Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.

  -   -   -  

Anlamında NEV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NEV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

AZIK

Gereken yiyecek ve içecek şeyler, nevale.

AYDINLANMA

Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.

ÇÖPÇATAN

Evlenmelerde aracılık eden kimse. Kimin kiminle evleneceğini önceden kararlaştırıp gerçekleştirdiğine inanılan manevi güç.

ÇUVAL

Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.

ÇEŞİT

Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

AYDIN

Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

BORÇLU

Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.

ÇEŞİTLİ

Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

AVANOS

Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri.

DEĞER

Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

DESTEK

Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.

CENDERELEŞMEK

Manevi baskı altında mücadele etmek.

DERİNKUYU

Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri.

ÇEŞİTLİLİK

Çeşidi çok olma durumu, izge, yelpaze, tenevvü, spektrum.

CENDERE

Pres. Manevi baskı.

ACIGÖL

Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri.

AYDINLANMAK

Aydınlık olmak. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.

BORÇLANMAK

Karşılığını sonra vermek şartıyla birinden para veya bir şey almak, istikraz etmek. Manevi bir yükümlülük altına girmek.