NEFİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nefi" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. nefi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nefi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nefi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

NEFİLENMEK

8 harfli kelimeler

NEFİRNEM, NEFİRTAŞ

7 harfli kelimeler

NEFİRGE, NEFİRNE, NEFİSKE

6 harfli kelimeler

NEFİSE

5 harfli kelimeler

NEFİK, NEFİR, NEFİS, NEFİT, NEFİY

4 harfli kelimeler

NEFİ

Bazı kelimelerin anlamları

NEFİ

Yararlı.

NEFİSE

Herkes tarafından beğenilen, çok güzel.

NEFİY

Sürme, sürgüne gönderme. Olumsuz kılma. Olumsuzluk. Yadsıma.

NEFİS

Öz varlık, kişilik. İnsanın yeme içme vb. gereksinimlerinin bütünü. Pek hoş, çok güzel.

NEFİRGE

Asmanın ikinci kez verdiği küçük taneli üzüm.

NEFİRNE

Ufak salkımlı, küçük taneli, pek beğenilmeyen üzüm.

NEFİRNEM

Dalkavuk, yiyici kişi.

NEFİK

Ara.

NEFİLENMEK

Koklamak.

NEFİRTAŞ

Diyarbakır şehri, Mermer nahiyesine bağlı bir yer.

NEFİT

Neft yağı; petrol.

NEFİR

Yuf borusu.

NEFİSKE

Obur.

  -   -   -  

Anlamında NEFİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NEFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NEFASET

Nefis olma durumu. Kıymetli olma durumu.

İZZEDİNEVS

İzzetinefis.

TULUMPATA

Çalınan boru, nefir.

YEDİRMEK

Yemesini sağlamak. Bir şeyi azar azar başka bir şeyin içine karıştırarak belli olmayacak duruma getirmek. Ağzına yiyecek vermek, beslemek, karnını doyurmak. Bir fazlalığı herhangi bir biçimde kullanmak. Nefis, namus, şan, kibir vb. kavramlarla kullanıldığında yakıştırmak, yaraştırmak. Bir kimseye rüşvet vermek.

YADSIMA

Yadsımak işi, yokumsama, inkâr. Bir yargıdan onun karşıtı olan yargıya geçme, nefiy.

SÜRGÜN

Ceza olarak belli bir yerin dışında veya belli bir yerde oturtulan kimse. Filiz. İshal. Bir kimsenin sürüldüğü yer. Sürülme işi, nefiy.

ONUR

İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar.

ÖZ

Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.

SÜNNİLİK

Kur'an'a ve Hz. Muhammed'in sünnetlerine göre davranmayı en doğru ve tek yol sayan, Hanefi, Maliki, Şafii, Hanbeli mezhepleri.

HANEFİLİK

Hanefi olma durumu.

OLUMSUZLUK

Olumsuz olma niteliği veya durumu, menfilik, nefiy. Biçimsel olarak fiillerde "-ma/-me" ekiyle, isimlerde "değil" ile gösterilen "gerçekleşmeme, olmama, bulunmama" gibi anlamların ifadesi.

CEBRİNEFİS

Nefis zorlaması.